HABER AKIŞI

Menbiç'te devriye görevini Türk ve ABD güçleri birlikte yapacak

 Tarih: 09-06-2018 10:28:40
NATO Savunma Bakanları Toplantısının ardından gazetecilerle bir araya geldi, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Milli Savunma Bakanı Canikli, "Menbiç'te devriye görevini Türk ve ABD güçleri birlikte yapacak. Yol haritası en kısa zamanda uygulanacak ve tamamlanmış olacak." dedi.

Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli, yılbaşından bu  yana Irak'ın kuzeyindeki operasyonlarda 500'den fazla teröristin etkisiz hale  getirildiğini belirterek, "Kökten temizlemek için ne yapılması gerekiyorsa şu  anda o yapılıyor ve sonuna kadar da gideceğiz." dedi. 

Canikli, dün NATO Savunma Bakanları Toplantısının ardından  gazetecilerle bir araya geldi, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu,  soruları yanıtladı.

Toplantı kapsamında geldiği NATO Karargahı'nda bazı ikili görüşmelerde  bulunduğunu belirten Bakan Canikli, ABDSavunma Bakanı James Mattis ile de bir  araya geldiğini anımsattı. Mattis ile görüşmesinde birçok konuyu ele aldıklarını  aktaran Canikli, "Özellikle Menbiç'teki yol haritasıyla alakalı son derece  ayrıntılı, yapıcı ve olumlu bir görüşme gerçekleştirdik." diye konuştu.

Canikli, Mattis ve Pentagon'un Menbiç'teki yol haritasının  şekillenmesinde olumlu katkısının olduğunu belirterek, "İlk görüşmelerimizde SDG  olarak tanımlanan ve içinde fiilen YPG/PKK unsurlarının da bulunduğu o yapıyla  ilgili daha farklı düşünceleri vardı. Bugüne kadar birçok görüşme  gerçekleştirdik. Bu yapının deşifre edilmesi için hem olayın gerçek boyutunu  anlattık hem de YPG ile PKK arasındaki organik ilişkinin bütün belge ve  bilgilerle ortaya konulmasını sağladık." ifadelerini kullandı.

Bununla ilgili ABD de dahil olmak üzere müttefik ülkelerin savunma  bakanlarına çok kapsamlı dosya, bilgi ve belge sunduklarını anlatan Bakan  Canikli, "Bugün geldiğimiz noktada PYD/YPG'nin PKK'nın bir unsuru olduğu ve SDG  içindeki hakim konumda oldukları tezimiz artık büyük oranda kabul edilmiş  durumda. Bu kabulün sonucu olarak Menbiç'teki yol haritası ortaya çıkmıştır."  dedi.

Mattis ile görüşmesinde S-400 hava savunma sistemleriyle F-35 savaş  uçaklarının da gündeme geldiğini belirten Canikli, şunları söyledi:

"Onların kaygı ve hassasiyetleri S-400 sisteminin çok güçlü radarlara  sahip olması. Türkiye'ye kurulması halinde başta F-35 savaş uçakları olmak üzere  diğer NATO unsurlarını rahatsız edebileceği ve bazı NATO'ya ait bilgilerin bu  radarlar vasıtasıyla başka yerlere aktarılabileceği şeklinde bir kaygıyı ifade  etti. O nedenle büyük oranda ABD Senatosunun da S-400'lerin Rusya'dan alınmasına  itirazı olduğunu söyledi. Biz de kendisine böyle bir tehlikenin, riskin hiçbir  zaman olmayacağını, gündeme gelmeyeceğini ifade ettik ve bu garantiyi verdik.  Yani Türkiye'de kurulacak S-400 sistemi hiçbir şekilde, hiçbir NATO unsurunu,  F-35 uçakları dahil rahatsız etmeyecek ve onlar için bir tehdit ve tehlike  oluşturmayacak. Bu garantiyi kendilerine verdik, açık olarak bunu ifade ettik.  Bunu, kendisinden Senatoya anlatmasını talep ettik. S-400'ler kurulacak, gelecek,  o konuda herhangi bir tartışma söz konusu değil."

"Bizim en doğal hakkımızdır"

S-400 hava savunma sistemleriyle F-35 savaş uçağı projesinin  ilişkilendirilmesinin doğru olmadığını, bunu da muhataplarına ilettiklerini  belirten Canikli, şöyle konuştu:

"Çünkü F-35 projesi bir ticari anlaşmadır. Başını ABD’nin çektiği  birçok NATO ülkesiyle birlikte geliştirdiğimiz bir proje. Bugüne kadar da Türkiye  bu projeyle ilgili taahhütlerini zamanında yerine getirmiştir. 800 milyon  dolardan fazla ödeme yaptık. Toplam 100 uçaklık bir alım öngörülüyor. Bunun da 11  milyar dolardan fazla bir maliyeti var Türkiye açısından. Biz yükümlülüklerimizi  yerine getirdiğimiz için başka hiçbir şarta bağlı olmaksızın, başka hiçbir olayı  gerekçe göstererek bu projeyi ertelememek, geciktirmemek gerekiyor. Bu  yaklaşımımızı da kendilerine ifade ettik. Aksi tavırların ciddi güven  problemlerini beraberinde getirdiği ve bu güven probleminin hükümetler nezdinde  değil, Türk milleti nezdinde de ciddi anlamda güvensizlikler ortaya çıkardığını,  bunu arzulamadığımızı, planlandığı şeklinde bu uçakların Türkiye'ye teslimi ve  diğer yükümlülüklerin karşı tarafça da yerine getirilmesi beklentimizi  kendilerine ifade ettik. Temennimiz F-35 uçaklarıyla ilgili planlandığı,  projelendirildiği gibi anlaşmalara sadık kalınarak bunların gereklerinin yerine  getirilmesi. Bu tür yaklaşımların esasında bizi mecburen başka arayışlara  ittiğini, aslında S-400 projesini de bu çerçevede değerlendirmek gerektiğini yine  paylaştık. Dolasıyla F-35 ile ilgili anlaşmalara aykırı bir şekilde karar ve  politika gündeme gelirse biz elbetteki tedbirimizi almak durumunda kalacağız,  elbette başka arayışlara gireceğiz. Bu da bizim en doğal hakkımızdır. Bu  kararlılığımızı da açık bir şekilde kendilerine ifade ettik.”

"Yeni bir ilişki hattı açılmış durumda"

Konuya ilişkin bir gazetecinin sorusu üzerine Bakan Canikli, S-400  sistemlerinin NATO unsurlarıyla entegre olmayacağını, aynı zamanda NATO unsurları  için tehdit de oluşturmayacağını belirterek, “Bizim temennimiz ve beklentimiz  S-400 ya da başka şartlara bağlanarak F-35 projesinin geciktirilmemesi. Bunu  bekliyoruz." dedi.

S-400 hava savunma sistemlerinin temini nedeniyle F-35 savaş  uçaklarının tesliminin geciktirilmesine yönelik bir hassasiyetin oluşmaması  gerektiğini dile getiren Canikli, "Biz bir gecikme beklemiyoruz. Çünkü Menbiç ile  başlayan yeni bir ilişki hattı açılmış durumda. Bunun ilerleyerek, genişleyerek  başka alanlarda da uygulanmasını talep ediyoruz" görüşünü ifade etti. Menbiç için  yol haritasının da Mattis ile görüşmesinde gündeme geldiğini ifade eden Bakan  Canikli, şunları kaydetti:

"DEVRİYE GÖREVİNİ TÜRKİYE VE ABD YAPACAK"

“Menbiç yol haritasının planlandığı gibi yürütülmesinde gecikme ve  oyalama olmayacak. Bu ifadeyi net bir şekilde görüşmede dile getirdiler, bu da  bizim için önemli. Daha önce Menbiç ile ilgili verilmiş birtakım sözler vardı ve  yerine gelmedi. Bundan sonra ümit ediyoruz bu sözler varılan mutabakatlar  çerçevesinde yerine getirilir. Burada başarılı olursak ki şu an itibarıyla  olumsuz bir tablo gözükmüyor, Suriye’nin diğer bölgelerindeki benzer problemlerin  bu yöntem, mekanizmayla ortadan kaldırılmasında ön açacak aynı zamanda. Menbiç  ile ilgili mutabakata varılan yol haritası son derece önemli. Oradaki başarı  Suriye’de gerçek anlamda barışın, istikrarın sağlanması ve terörle bağlantılı  unsurların bölgeden uzaklaştırılması konusunda ABD ile birlikte, önemli bir  hattın, yeni bir yöntemin ortaya çıkmasını sağlayacak. Dolayısıyla oradaki  beklentimiz de olumlu. İnşallah çok kısa süre içerisinde bunları da  gerçekleştirmiş olacağız.”

“Menbiç'te devriye görevi tamamen Türkiye ve ABD kuvvetleri birlikte  yapacak.” diyen Bakan Canikli, bunu "son derece önemli" olarak nitelendirdi.  Canikli, ABD’li mevkidaşının yol haritasının bir an önce başlamasına yönelik  düşüncesini aktararak, "Yol haritası en kısa zamanda uygulanacak ve inşallah en  kısa zamanda tamamlanmış olacak." dedi. Kesin bir takvim vermenin doğru  olmayacağını belirten Canikli, “Önemli olan hiçbir oyalama olmadan mutabakata  vardığımız çerçevede bu işin birlikte ve olabilecek en kısa sürede yürütülmesi."  diye konuştu.

"İzin almak durumunda değiliz"

İkili görüşmelerinde Irak'ın kuzeyine yönelik askeri operasyonun  gündeme gelip gelmediğine yönelik soru üzerine Canikli, bu konunun Mattis dahil  yabancı mevkidaşlarıyla görüşmelerinde gündeme gelmediğini söyledi.

Terörist unsurların bulunduğu her yerin Türkiye için doğal bir hedef  olduğunu, bununla ilgili uluslararası hukuktan kaynaklanan hakların kullandığını  dile getiren Bakan Canikli, “Biz Kandil’le ilgili müdahalelerimizi, operasyonları  niye yapıyoruz? Çünkü orada terör örgütü, terör örgütü karargahı var, oradan  ülkemize yönelik saldırılar gerçekleştiriliyor. Aynı şey Sincar, Mahmur için  geçerli. Dolayısıyla bu operasyonlar için herhangi bir yerden izin almak  durumunda değiliz.” dedi.

Canikli, Mahmur Kampı’nda terör örgütü PKK’nın ciddi bir  mevcudiyetinin olduğunu belirterek, “Orası BM kampıdır ama terörün yuvası haline  gelmişse ve Türkiye’ye yönelik terör tehdidin bir kısmı oradan geliyorsa doğal  olarak bu tehdidin ortadan kaldırılması… Elbette her ortam, alan kendi özel  şartları çerçevesinde müdahaleye maruz kalır." diye konuştu.

KUZEY IRAK OPERASYONU

Türkiye’nin uzun yıllardan beri Irak'ın kuzeyinden gelen büyük  tehditle karşı karşıya kaldığını, bedeller ödediğini anımsatan Bakan Canikli,  şunları söyledi:

“Kökten temizlemek için ne yapılması gerekiyorsa şu anda o yapılıyor  ve sonuna kadar da gideceğiz. O bölgedeki terörü temizlemek için de aynı  Afrin’de, Fırat Kalkanı’nda gösterdiğimiz kararlılığı göstererek terörü  temizlemek için ne gerekiyorsa yapacağız. Terörün ortadan kaldırılması için  hiçbir işi yarım bırakmayız, bırakamayız. Bu harekatların hiçbirinin de içinde  bulunduğumuz siyasi gelişmelerle en ufak bir ilgisi bulunmamaktadır. Kendi  mecrasında, çok daha önceden planladığı şekilde adım adım yürümektedir.”

Bakan Canikli, terörle mücadelenin askeri şartların gerekliliğine göre  belirlendiğini belirterek, "Onun dışında başka bir belirleme olmaz." dedi.  Terörle mücadelenin kararlıkla devam ettiğini, yerli ve milli sistemler,  mühimmatlar kullanılarak bu operasyonların yapıldığını vurgulayan Canikli,  "Yılbaşından bu yana Irak’ın kuzeyinde yaptığımız operasyonlarda 500’den fazla  terörist etkisiz hale getirilmiştir." diye konuştu.

"Terörü ve teröristi cesaretlendiren açıklamaların payı var"

Son dönemde terör örgütünün saldırılarında bir artışın yaşandığına  dikkati çeken Canikli, şöyle konuştu:

"Bu artışlarda yine maalesef iç politikada bazı kişilerin, bazı  cumhurbaşkanı adaylarının, bazı siyasi parti yetkili ve liderlerinin terörü,  teröristi cesaretlendiren açıklamalarının payı olduğunu düşünüyoruz. Bunların  başında özellikle terör örgütüyle organik bağı olan siyasi partinin eski genel  başkanı Demirtaş ile alakalı, onun serbest bırakılmasına yönelik çağrıların ve  taleplerin önemli payı olduğunu düşünüyoruz. Yani teröristleri ve terör örgütünü  cesaretlendirdiğini düşünüyoruz. Aynı şekilde terörle çok etkili mücadele eden  askerlerimize, komutanlarımıza yönelik çok haksız ve ağır saldırıların da yine  terörü ve teröristleri cesaretlendirdiğini ve son dönemdeki saldırıların  artışında bunların etkisi olduğunu düşünüyoruz."

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin 2. Ordu Komutanı  Korgeneral Metin Temel’e ilişkin sözlerine yönelik değerlendirilmesi sorulan  Canikli, "Talihsiz ve üzüntü verici bir açıklama"  dedi.

"Zihinlerinin gerisinde olan saldırıyı gerçekleştiriyorlar"

Hiçbir vatanseverin terörle mücadelede başarılı olan bir askere,  komutana nedeni ne olursa olsun hakaret etme hakkının olmadığını vurgulayan Bakan  Canikli, “Bu, sadece teröriste cesaret, ülkemize zarar verir.” diye konuştu.

Korgeneral Temel’in protokol gereği söz konusu iftara katıldığını  belirten Canikli,  "Ayrıca Sayın Cumhurbaşkanımız onların başkomutanı, yani  başkomutanını alkışlamasından daha doğal ne olabilir? Böyle bir şey, mantık  olabilir mi?” diye sordu. Temel’e yönelik “düşmanlıkların" başka nedenlerden  kaynaklandığını dile getiren Bakan Canikli,  "Farklı, sudan bahanelerle  zihinlerinin gerisinde olan saldırıyı gerçekleştiriyorlar” dedi.

Zeytin Dalı Harekatı devam ettiği sırada CHP’nin Afrin merkezine  girilmemesine yönelik ısrarlı söylemleri olduğunu belirten Canikli, şunları  kaydetti:

"Teröristlerin etkisiz hale getirilmemesi için, korumak için bunu  talep etmişlerdi. Muhtemelen komutanımıza olan düşmanlıkları ve kinleri bu  operasyonun devam etmesi ve Afrin’de teröristlerin etkisiz hale getirilmesi ve  bunu yapan komutanın da 2. Ordu Komutanımızın olmasından kaynaklanıyor. Başka bir  mantıklı izahatta bulunmak mümkün değil. Öyle bir gerekçeyle öyle ağır hakaretler  ortaya konulabilir mi? Hiçbir mantığı yok, ölçülü değil. Ordumuzun,  terörle  mücadele azmini, şevkine hiçbir şekilde katkı sağlamayacak hatta moral bozucu  özelliği, içeriği olan bir yaklaşım bu."

ANAHTAR KELİMELER
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER GÜNDEM HABERLERİ
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Yukarı