HABER AKIŞI

Kalın: Cumhurbaşkanımız yeni sistemle ilgili ipuçları verecek

 Tarih: 06-06-2018 01:16:18
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, "Seçimlere son bir hafta ya da on gün kala Cumhurbaşkanımız, yeni sistemle ilgili biraz ipuçları verecek. Çok şey konuşuldu bununla ilgili, farklı görüşler ileri sürüldü ama bunları derli toplu şekilde Cumhurbaşkanımız açıklayacak." dedi.

Kalın, HaberTürk'te katıldığı programda gündeme dair soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

Parlamentoda Cumhur İttifakı'nın çoğunluğu yakalayamadığı takdirde  bunun bir krize neden olabilmesi ihtimaline ilişkin, "Türkiye yeniden seçime  gider mi" şeklindeki soruya Kalın, "Bizde böyle bir endişe yok. Şu ana kadarki  gerek kampanyanın seyri, duygusu, meydanların coşkusu, sokakların heyecanı çok  güçlü bir şekilde seçimin ilk turda tamamlanacağına işaret ediyor. Parlamentoda  da hem AK Parti'nin hem de Cumhur İttifakı'nın çoğunluğu rahat bir şekilde  alacağını gösteriyor." yanıtını verdi.

Kalın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başlattığı kampanyaya  ilişkin gittikleri illeri anımsatarak, alanlarda çok büyük bir heyecanın  bulunduğunu yineledi.

İnsanların sorunlarını siyaset yoluyla çözebileceklerine inandıkları  için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gibi bir lider geldiğinde buna ilgisiz  kalamadıklarını belirten Kalın, "O heyecan çok güçlü. Bunu teyit eden anketler de  var elimizde. Tam rakamı açıklamayı doğru bulmuyorum ama birinci turda bir  sıkıntı olmadan inşallah Cumhurbaşkanımızın seçileceğini görebiliyoruz."  değerlendirmesinde bulundu.

Kalın, parlamentodaki çoğunluğun Cumhur İttifakı'na ait olmama  ihtimaline ilişkin soruya ise "Böyle bir ihtimal şu anda görülmüyor. Olmayan bir  şey üzerinden de spekülasyon yapmak istemem ama böyle bir tabloyla  karşılaştığımızı varsayalım, o günün şartlarında buna tekrar bakılır." dedi.

Sistemin işleyişi açısından parlamento ile cumhurbaşkanlığı makamının  uyum içinde çalışmasının, Türkiye'de siyasi istikrar açısından önemli olduğuna  işaret eden Kalın, "Ama bizim gördüğümüz, sahadan izlenimlerden hareketle  söylüyorum ve anketlere de baktığımızda, Cumhur İttifakı'nın tek başına  parlamentoda çoğunluğu sağlayabilecek bir noktada olduğunu gösteriyor. Bunu rahat  söyleyebilirim." değerlendirmesinde bulundu.

"DERLİ TOPLU ŞEKİLDE CUMHURBAŞKANIMIZ AÇIKLAYACAK"

Kalın, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, bir röportajında "böyle bir tablo  karşısında a, b, c planlarımız var" şeklindeki sözleri anımsatılarak, "Bu plan  nedir? Seçim mi yoksa başka a, b ve c'si nedir?" sorusu üzerine "Bütün ihtimaller  her zaman masa üstündedir ve değerlendirilir. Şu anda bir şey söylemek erken olur  çünkü seçmenin ve genel kamuoyunun da dikkatini dağıtmak bana çok doğru  gelmiyor." dedi.

Seçimlere son bir hafta ya da on gün kala Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın  yeni sistemle ilgili ipuçları vereceğini bildiren Kalın, şunları söyledi:

"Çok şey konuşuldu bununla ilgili, farklı görüşler ileri sürüldü.  Bunları derli toplu şekilde Cumhurbaşkanımız açıklayacak. 'Bakanlıkların sayısı,  bürokrasi nasıl azalacak' soruları soruluyor. Biz 'azalacak' diyoruz ama  bürokratik kademeleri, oligarşiye dönüşen o ilişkileri biz nasıl minimize  edeceğiz ve daha ileri hale getireceğiz, Cumhurbaşkanı'nın bununla ilgili  açıklamaları olacak.

Orada tablo biraz daha netleşecek. Vatandaşlarımız da görecek,  zihninde herhangi bir tereddütü olan varsa, yeni sistemi gördüğü zaman farklı  alanlarda Türkiye'yi nasıl daha ileriye taşıyacağına dair ipuçlarını orada  görecek."

Erdoğan'ın, "Oyumu Cumhurbaşkanına veririm ama AK Parti'ye vermem  söylemini üretenler aslında münafıklar çetesidir." sözleri anımsatılarak, "Kim bu  münafıklar çetesi" sorusu üzerine Kalın, erken seçim ilan edildikten AK Parti'nin  manifestosunu açıklandığı güne kadar böyle bir algının yaratılmaya çalışıldığını  söyledi. Kalın, "'Şu isim, şu kesim' demek zor. Cumhurbaşkanımızın verdiği, tavra  tepkiydi." dedi.

"BAŞBAKANLIK, BAŞBAKAN YARDIMCILARI KALKIYOR"

"Cumhurbaşkanlığı danışmanları üzerinden Beştepe'de yeni bir  demokratik düzen kuruldu" şeklinde söylemlerin sorulması üzerine ise Kalın, şu  ifadeleri kullandı:

"Cumhurbaşkanımızın çalışma tarzını bilmeyenler, dışarıdan bu tür  senaryolar yazıyorlar. Bir kere Cumhurbaşkanımızın çalıştığı ekiplerin her biri  kendi alanlarıyla ilgili çalışmalarını getirip arz ederler, bunlar genellikle  kolektif çalışmalardır. Cumhurbaşkanına arz edilir ve nihai karar oradan çıkar.  Çalışma tarzı budur.

Ama bunlar arasında 'katı hiyerarşik ilişkilerin olduğu, birinin  öbürünün ayağına basarak ön aldığı' gibi algılar yaratılmak isteniyor. Bir kere  Cumhurbaşkanımız böyle bir yönetim tarzına zaten müsaade etmez. O bütün verileri  alır, herkesi dinler. Ben bu kadar kendisiyle yakın çalışan birisi olarak  biliyorum. MGK toplantısından özel güvenlik toplantılarına, top secret  toplantılara, diğer bütün ekonomi ve sosyal politikalarla ilgili konulara kadar  hepsine şahit olmuş birisi olarak bunu net görüyorum. İstişareye önem veren bir  liderdir Tayyip Erdoğan. Herkesi dinledikten sonra kararını açıklayıp, onaya  sunar, o karar haline gelir."

Kalın, Beştepe'nin siyasi rekabetlerin yaşandığı bir yer haline gelip  gelmediğine ilişkin soruya, "Kimse siyasi pozisyon peşinde koşmaz. Burada asıl  olan devletin ciddiyeti içerisinde, milletin menfaatine olacak kararları  oluşturmaktadır." ifadesini kullandı.

Yeni sistemde devlet protokolünün değişip değişmeyeceğine ilişkin  soruya ise Kalın, "Başbakanlık kalkıyor, başbakan yardımcıları kalkıyor,  bakanlıklar yeniden yapılandırılıyor." cevabını verdi.

"DEVLET CİDDİYETİYLE BAĞDAŞMIYOR"

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin, 2. Ordu Komutanı Metin Temel'le ilgili eleştirilerinin hatırlatılması üzerine Kalın, Temel'in devlet  protokolüyle TESK'in düzenlediği iftar davetine katıldığını söyledi.

Kalın, Temel'in söz konusu iftara katılmamasının anormal  olabileceğini, bunun bir tavır gibi algılanabileceğini belirterek, şöyle devam  etti:

"Açıkçası bu çok da siyasetin kalitesine yakışmayan çıkışlar.  Eleştirecekseniz başka şeyleri eleştirin. Ekonomi, sosyal  politikaları...eleştirin ama şimdi bakın normal şartlarda olması gereken bir şeyi  siz çok zorlayarak siyasi polemik yaratmaya çalışıyorsunuz. Tersi olsaydı ve  Metin Paşa katılmasaydı, bu bir 'tavır' gibi algılanırdı. Alkışlama meselesine  gelince; şimdi Cumhurbaşkanı konuşuyor ve herkes konuşma içerisinde birkaç defa  alkışlanır, her yerde bu olur. 'Alkışlamadı' diye bu sefer başka spekülasyonlar  çıkardı. Tartışmanın kendisi bence biraz sakil bir tartışma. Bir parti  faaliyetinde değil Metin Paşa. Bunun üzerinden 'apoletlerini sökeceğim, sökerim' vesaire gibi çıkışlar bir kere devlet ciddiyetiyle de bağdaşmıyor."

"HDP, PKK'NIN SÖZCÜLÜĞÜ ROLÜNÜ ÜSTLENMEK DURUMUNDA KALDI"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, meydanlarda sadece İnce'yi muhatap aldığının  görüldüğü ve bunun bir strateji olup olmadığına yönelik soruya Kalın, "Bizim  mitingelerimizde, Cumhurbaşkanımız konuşmalarında, salon toplantılarında yüzde 95  kendisini anlatıyor. Siyasi olarak tabii ki seçim ortamında polemikler  kaçınılmazdır. Çünkü diğer muhalif adayların da her gün konuşmalarına bakın,  tersine yüzde 90-95 Tayyip Erdoğan üzerinden gündem oluşturmaya çalışıyorlar."  yanıtını verdi.

Kalın, Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş'ın tutukluluğunun  hatırlatılması üzerine ise şunları söyledi:

"Asıl derin çelişki, Türkiye'yi yönetmeye aday birisinin PKK terör  örgütü ile arasına net bir mesafe koyamaması. Bu yeni bir şey değil. HDP'nin ilk  umut vaat ettiği, çözüm sürecinin vesairenin gündemde olduğu günlerde hatırlayın,  beklenti neydi? HDP hem bir siyasi parti, aktör olarak, terör örgütü ile arasına  net bir tavır ve mesafe koyacak, bu konunun siyasi olarak çözümü için katkı  sunacak... Hep örnekler verilirdi, IRA'dan, ETA'dan, İspanya'dan ve İrlanda'dan  başka yerlerden. Oralardaki örnekler neydi? Siyasi kanat bu işin öncülüğünü alır,  örgütü saf dışı eder, bir silahsızlanma süreci olur. Herkesin beklentisi bu  yöndeydi. Ne oldu? Tam tersine maalesef HDP, PKK'nın sözcülüğü rolünü üstlenmek  durumunda kaldı. Tercih etti, bunu bilemiyorum, kendi içlerinde ne tür  tartışmalar oldu."

Bu arada bir sürü olayların yaşandığını belirten Kalın, vatandaşlara,  güvenlik güçlerine ve devlete karşı terör faaliyetlerinin hala devam ettiğini  vurguladı.

Kalın, "Türkiye'yi yönetmeye aday bir şahsın ya da bir partinin, bütün  Türkiye'yi kucaklamaya aday bir partinin herkesten önce terör örgütü ile arasına  çok net bir mesafe koyması gerekirdi. Biz bunu görmedik maalesef." değerlendirmesinde bulundu.

"DAYANIŞMANIN DEVAM EDEBİLECEĞİNİ SÖYLEYEBİLİRİM"

"24 Haziran'dan sonra Cumhur İttifakı devam eder mi?" sorusuna Kalın,  "Seçimlere giderken AK Parti ve MHP bir ittifak protokolü imzaladı. Bu seçimlere  dönük bir protokoldür, resmi bir kağıt imzalandı, şu şartlarda bu iki parti  seçimlere ittifak halinde girecek diye." karşılığını verdi.

Kalın, "25 Haziran'da protokol resmen bitiyor mu?" sorusu üzerine ise  "Geçerliğini yitiriyor çünkü artık seçim yapıldı, bitti. Kastedilen şuysa; 'bu  iki partinin birlikte hareket etmesi, birbirine destek olması' bunu gerektirecek  bir durum yok şu anda. 24 Haziran'da çıkacak tabloyu da göreceğiz. Benim gördüğüm  hem AK Parti'de hem MHP'de zaten bu yönde bir irade var." dedi.

"AK Parti ile MHP arasındaki iş birliği biter mi?" sorusuna Kalın, "İş  birliği niye bitsin ki? Tam tersine belki daha da yaklaştıracaktır AK Parti ile  MHP'yi belli konularda. Ama bu şu demek değil, her konuda bu iki parti yüzde 100  aynı düşünür, aynı şeyi yapar. Görüş farklılıkları olabilir, farklı görüşler  gündeme gelebilir." cevabını verdi.

Kalın, 24 Haziran gecesi ortaya çıkacak parlemento tablosuna bakılıp,  o gün ona göre mutlaka değerlendirmeler yapılacağını bildirerek, "Genel olarak bu  birlikteliğin ve dayanışmanın devam edebileceğini rahatlıkla söyleyebilirim."  dedi.

"KÜRTLERİN ÖZGÜRLÜKLERİNİ GERİLETECEK HİÇBİR ADIM ATILMAYACAK"

"Kürt seçmen bu seçimde Cumhurbaşkanı Erdoğan'a oy vermekte tereddüt  edebilir yorumları yapılıyor? Siz böyle bir ihtimal görüyor musunuz?" sorusu  üzerine Kalın, şu ifadeleri kullandı:

"Diyarbakır mitinginde verdiği en önemli mesajlardan bir tanesi, Kürt  vatandaşlarımızın sahip olduğu özgürlükleri geriletecek hiçbir adım  atılmayacaktır. Özgürlüklerin korunması konusunda Cumhurbaşkanlığı olarak  kendisinin Cumhurbaşkanı olarak bundan sonra izleyeceği politikanın da en önemli  ipucunu aslında bu veriyor.

Kürt vatandaşlarımızın temel meselelerin gerek hizmet siyaseti  noktasında, gerekse kimliğinin tanınması onurlu eşit vatadaş muamelesi görmesi  noktasında hakikaten bir devrim yaşandı, bunu hiç kimse inkar edemez."

"ŞAHSİ HUKUKUMUZA BİANEN YAPILMIŞ BİR ZİYARETTİ"

Kalın, seçim sürecinin başlangıcında Genelkurmay Başkanı Akar ile  kendisinin 11. Cumhurbaşkanı Gül'ü ziyaret etmesine ilişkin soruya, "Bu ziyaret  tamamen Hulusi Akar Paşa'nın ve benim, Sayın Abdullah Gül ile olan şahsi  hukukumuza binaen yapılmış bir ziyaretti." dedi.

Gül ile nasıl bir şahsi hukuklarınının sorulması üzerine ise Kalın,  sözlerine şöyle devam etti:

"Hulusi Paşa'nın bildiğim kadarıyla 40 yıla varan bir dostluğu var  Sayın Abdullah Gül ile. İkisi de devletin farklı görevlerine, makamlarına  geldikleri zaman da bu ilişkileri devam etti. Ta ki bugüne kadar. Benim de  yaklaşık 15 yıldan fazla bir süredir Sayın Abdullah Gül ile bir tanışıklığım ve  hukukum var. Bu hukuka binaen yapılmış bir ziyaret.

Bunun dışında 'gittiler, ultimatom verdiler, darbeydi' gibi siyasi  istismar konusu yapılan meselelerin hiç birinin gerçekle bir ilgisi yok. Biz  gittik, görüşlerimizi açıkladık, tamamen kendi şahsi inisiyatifimizle  görüşlerimizi açıkladık."

Kalın, "Cumhurbaşkanı Erdoğan mı gitmenizi istedi" sorusuna, "Bilgisi  dahilinde gittik ama onun talebi üzerine değil. Biz kendi inisiyatifimizle gittik  oraya." dedi.

Gül ile görüşmede neler konuşulduğuna ilişkin ise Kalın, şunları  kaydetti:

"Birinci sorumuz, 'sizinle ilgili aday olacak, böyle bir hazırlık var'  gibi şeyler konuşuluyor. Böyle bir şey var mı yok mu diye bizzat sizden duymak  istedik. Gerekli konuları etraflı bir şekilde değerlendirip, tamamen nezaket  çerçevesinde...

Çok senaryo yazıldı, ben de ilk defa konuşuyorum bununla ilgili. Bunun  böyle bir siyasi istismar malzemesi yapılması... Bir faydası da olmadı bana  sorarsanız, bunu hedefleyenlerin. Netice itibariyle de Sayın Gül aday  olmayacağını, olmadığını açıkladı, konu kapandı gitti."

"TAKDİR CUMHURBAŞKANIMIZIN"

Kalın, son günlerde Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliğinde  (MESAM) yaşanan olayların sorulması üzerine şunları söyledi:

"Benim için üzücü. Arif hocayla Orhan Gencebay'ın bu polemikleri  MESAM'da yaşananlar benim için üzücü. Ama ben detaylarını bilmiyorum, o  tartışmaya hiç girmedim, girmek de istemem. Keşke bunlar yaşanmasa, keşke bundan  sonra düzeltme imkanı olsa. Çünkü son tahlilde bir mesleki kuruluş içerisinde  yaşanan bir tartışma var benim uzaktan görebildiğim kadarıyla."

Yeni kabinede bakanlık beklentisinin sorulması üzerine Kalın, "Benim  öyle bir beklentim yok. Takdir Cumhurbaşkanımızın. Önemli olan herkesin bulunduğu  yerde görevini en iyi şekilde yerine getirmesidir." dedi.

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER SİYASET HABERLERİ
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Yukarı