29-12-2019 17:00:00

Zahid Akman, Erbakan Hoca ile olan anısını ilk kez anlattı

Ülke TV ekranlarında yayınlanan Gazeteci Fadime Özkan'ın sunduğu 'İnce Fikir' programının bu haftaki konukları Kanal 7 Genel Yayın Yönetmeni Zahid Akman, AK Parti Grup Başkan Vekili ve Tokat Milletvekili Özlem Zengin oldu. Akman, 2019 yılında yaşanan siyasi gelişmeler hakkında önemli detaylara değinirken yıllar önce Necmettin Erbakan ile olan anısını da ilk kez anlattı.
Zahid Akman, Erbakan Hoca ile olan anısını ilk kez anlattı

Fadime Özkan ve Özlem Zengin'in sunumuyla gündeme dair konular ve gözden kaçan mevzular özel konuklarıyla birlikte İnce Fikir programında değerlendirildi. Programa konuk olan Kanal 7 Genel Yayın Yönetmeni Zahid Akman ve AK Parti Grup Başkan Vekili ve Tokat Milletvekili Özlem Zengin 2019 yılında Türkiye'de yaşanan önemli gelişmeler hakkında açıklamalarda bulundu. 

 

 

Zahid Akman'ın açıklamalarından satır başları:

İDEALLERE AYKIRI İTTİFAKLAR KABUL EDİLEBİLİR DEĞİL

 

 

2019 yılı her yönüyle hareketli geçti. İç siyasi gelişmeler siyasetteki yıllar sonraki bu gelişmeler ve geleceğe dönük projelerin adımı atıldığı için bu yıl önemliydi. Seçimleri tabii çok tartışmak istemiyorum. Hak edilmeyen galibiyetle illerde değişikler oldu. Meşru saymayacağım bir takım ittifaklarla AK Partili belediye CHP'ye geçmiş oldu. Siyasi tarihi yazacak olanlar 2019 yılındaki ittifakları ve seçim öncesindeki görüşmeleri gerçekleriyle yazacakları zaman insanlar oyunu görecektir. 

Bu seçimin en büyük özelliği etkili ittifaklarla bir seçime giriliyor olmasıydı. Bu ittifaklarda kuruluş esaslarına aykırı olan partiler bir araya geldi. Bunları bir araya getiren güç neydi bunu tartışmak gerekiyor. Devletin yönetim yapısındaki değişiklikler sonrası ittifaklar zorunluluk haline geldi. Partilerin ittifak yaparken kendi ideallerini hiçe sayması ise kabul edilebilir bir durum değildir. 

İÇERİDE CİDDİ KAYNAMALAR VAR

Seçim sonrası AK Parti'nin mağlubiyet almış gibi bir hava oluşturulması, en azından İstanbul'da seçimi kazanan kişi Cumhurbaşkanlığı kazanmış eda ile bir takım davranışlar sergiliyor. Bunu kamuoyu yadırgıyor ancak bunu en çok yadırgayanlar CHP Genel Başkanı ve partililer oldu. Siz kitaplar yazıp bir başarı varmış gibi bu başarının sahibi tek benim gibi ortaya çıkarsanız bu edanızı bu cakanızı bozacak birileri de yakında çıkar. Bakmayın bugün bir şey konuşulmuyor gibi tartışılmıyor gibi durabilir ancak içeride ciddi kaynamalar var. Onu aday gösteren sayın Kılıçdaroğlu'dur. Kazanması için lojistik her türlü stratejik adımları atan Kılıçdaroğlu'dur. Ancak beyefendi bunu böyle görmüyor. Şu anda İBB Başkanı olan kişi kendini Cumhurbaşkanlığı seçimlerine hazırlayan bir tutum içerisinde. Siyasetin içinde olan biri olarak söylüyorum çok erken ötmemek gerekir. Siyaset gözlemcisi olarak ona tavsiyem daha usuletle suhuletle gitsin böyle bir hevesi varsa.

SİYASETTEKİ YENİ PARTİ HAREKETİ

Dünyadaki her türlü gelişmeye müdahale etme gücünü elinde bulunduranlar Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan rahatsızlar. Erdoğan'sız bir Türkiye için yıllardır çalışıyorlar. Darbeler denediler, başarılı olamadılar. En sonunda siyaseten bitirmek için meşru yollarla onu düşürmek için çabaları devam ediyor. İki önemli figür var AK Parti'den ayrılan Ahmet Davutoğlu ve Ali babacan.

Ahmet Davutoğlu'nun neden böyle bir parti kurduğu konusunda uluslararası ilişkilerine güveniyor olabilir denilebilir. Bu hareketi bir öç alma duygusuyla, ne kadar zarar verirsem kardır diyerek yola çıkıyor. Koalisyon yapma şansı bile olmayan bir partinin ortaya çıkıp bir sürü masraflar harcayıp seçime girecek konuma girmesi kolay değil. Ahmet Davutoğlu'nun ki şahsi bir mesele. 

ALİ BABACAN'I ERDOĞAN'IN KARŞISINA ÇIKARACAKLAR

İkinci hareket Ali Babacan'ın ekibi biraz daha AK Parti kurucularından oluşuyor. Onu 20 küsür yıldır tanırım. Siyaseti istemeyen bir insandı ancak bir siyasi partinin lideri olarak ortaya çıkması beni çok şaşırttı. Abdullah Gül ve Ali Babacan bir şey yapmak için değil yaptırmamak için göreve çağrılan ve parti kurmaya çalışan adamlar olarak görüyorum. Ali Babacan lider profilinden çok uzak olduğu için başarı elde etmesi söz konusu olamaz. TV'deki programlarda çok belirsiz konuştu. Bu kadar belirsizliği siyaset kaldırmaz. Bunları susturacak tek güç dış güçtür veya Abdullah Gül'dür ancak Gül'ün sağlığının bu siyasete müdahale edecek noktada olmadığını biliyorum. O yüzden bunlar çok fazla ciddiye alınmamalı. Ama şunu söyleyeyim AK Parti, kesinlikle bu iki partiyle iletişime geçmeli ve koparmamalı. İttifak dönemine girdiğimiz bir dönemde bunu onlarla da yapabilirsiniz. Ali Babacan'ın kuracağı siyasi partinin AK Parti'den çok diğer partilerden oy alacağı kanısındayım. 

Buradaki amaç aslında Ali Babacan'ı millet ittifakı tabanına yakınlaştırarak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan'ın karşısına onu çıkaracaklar. Ali Babacan'ın kuracağı bir partinin siyasi bir gerçekliği yok. Hedef kamuoyunun duymasını, ona inanmasını sağlamak. 

CHP'de Ankara ve İstanbul'u kazandıktan sonra hala AK Parti tabanından biriyle yola çıkma durumu ileride parti içerisinde krizlere neden olacaktır. 

'NE İŞİMİZ VAR LİBYA'DA' DİYENLER HANGİ ÜLKE İÇİN SİYASET YAPIYOR?

Türkiye, Suriye'de Barış Pınarı Harekatı yapıyor 'Ne işimiz var' orada diyorlar. Şimdi Libya'dayız 'Ne işimiz var orada' diyorlar. Bir sürü ülke oradayken onlara tek bir laf etmeyenler sıra bize gelince susmuyorlar. Türkiye orada olmasa Libya'da iç savaş çıkacak ve binlerce insan ölecek. Akdeniz'de enerji hedeflerine yönelik yapılan uluslararası operasyona karşı Türkiye bir yer tutmaya çalışıyor. Şunu anlamakta güçlük çekiyorum bunları söyleyenler hangi ülkenin menfaatlerini düşünüyor merak ediyorum. İnsan Türkiye'nin gelecek hedeflerine yönelik bir cümle söylemez mi. Bu coğrafyada yaşayıp bunları görmeyen insanlar ya ciddi bir siyasi körlük içerisindedir ya da iyi niyetli değildir. Suriye'de müdahalede bulunmasak terör koridoru kurulup geleceğimiz ipotek altına alınacak. Bunu görmüyor musun sen!

Suriye yönetimiyle görüş diyorlar. Kendi halkını öldüren bir adamla neyi konuşacaksın sen. "Türk askeri sınırlarını korumak için görev yapar Libya'da ne işi var " diyor. Sen bunları görmüyor musun? Bu siyasi körlükle tanımlanacak kadar basit bir mesele değil. Milletimizin de bu olayları görmesi lazım. Türkiye'nin bu kuşatılmışlık durumundan kurtulmaya bağlı olduğunu milletimizin görmesi lazım. 

TRUMP İÇİN AVANTAJ SAĞLADI

ABD'de sistem eski bildiğimiz gibi işliyor. Trump iş adamı profili ortaya koydu. Bundan rahatsız olanlar da oldu. Azil süreci devam ediyor. Yapılan hamlenin kasım ayında yapılacak seçimde Trump'ın garantilemesine vesile olduğunu söyleyebiliriz. Seçimlerde de bu tutumun Trump'a yaradığını söyleyebiliriz. ABD'de 4 yıl daha Trump dönemi olacak gibi duruyor.

Burada en büyük bir problem şu Avrupa'da güçlü bir lider bulunmuyor. Merkel görevinin sonuna geliyor. İtalya'da sıkıntılar var. Fransa kaynıyor. İngiltere'deki brexit durumu var. Avrupa'daki bu karmaşıklığa karşı doğuya baktığımızda savunma sanayiindeki çalışmalarla dikkat çekiyorlar. ABD bundan çok rahatsız. Önümüzdeki yıllarda ülkeler arasındaki çatışmalar taşeron devletler aracılığıyla gerçekleştirilecek. 

ERBAKAN'LA OLAN ANISINI İLK KEZ ANLATTI

İslam Dergisi’ni kuracakken Erbakan hocaya gittik. Bize para lazım dedik. Sağolsun çıkartıp verdi. 13. Sayımızda 110 bin tirajına ulaşmıştık. Zekeriya Beyl’le 1 yıl sonra aldığımız parayı geri götürdük. Rahmetli hocamız “İlk kez geri dönen bir para oldu” dedi.

Şu çok net anlaşılmalı: İbrahim bey: Mesaj kadar mesajı veren kişinin kişiliği ve konumudur. Artık bizler konvansiyonel iletişim araçlarıyız. Artık insanların ihtiyaçları farklılaştı.

Bir de inandırıcılığınız yoksa bu artık işinizi daha da zorlaşmıştır. Mühim olan insanlar size inanıyor mu?

Bizim ‘Yandaş’ medyamızın en inandırıcılığımızı kaybettik. Diğer taraf sadece mix görevi yapıyor. Zaten en kolay iş muhalif yayın yapmak.  

Biz burada dört ortağız ve beraber karar alırız. Bugün çok şükür Kanal 7,  Ülke TV, Haber7, Radyo 7, gazetesi olmayan ciddi bir medya grubuyuz.

 

 

 

 

 

 

  YORUMLAR

0 Yorum YORUM YAP
Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
YUKARI