Yaşar Geler
  17-09-2026 23:29:00

TAZİYE GELENEĞİ ÜZERİNE

Son zamanların bence çok önemli güncel konularından birisi de şu taziye yemekleri geleneğidir.

​Yaptığım araştırmalara ve elde ettiğim bilgilere göre taziye; yakını ölen bir kimseyi teselli etme, sabır ve başsağlığı dileme geleneğidir. İslam kültüründe ve Türk toplumunda acıyı paylaşmak, cenaze sahibine destek olmak ve yalnız olmadığını hissettirmek amacıyla büyük bir dayanışma ve yardımlaşma unsuru olarak uygulanır diye tanımlanmaktadır. Yani aslında hem fiziksel hem de duygusal bir bağ oluşturmaktır. Bunu yapabiliyorsak ne mutlu bize.

​Şimdi biraz da bu işin geleneksel boyutuna bakalım istiyorum. Bu gelenek yüz yıllardır süregelen bir durumdur. Eskiden teknoloji yoktu; haberleşme ve ulaşım olanakları kısıtlı olduğundan uzak noktalardan taziyeye gelen insanlar, geri dönmekte zorlandıkları için mecburen o yerde konaklama ihtiyacı duyarlardı. Bu nedenle de hem konaklama hem de yeme-içme gibi ihtiyaçları olurdu. O zamanın şartlarına göre bu tür taziye ikramları normaldi. Fakat bu ikram ve konaklamalar da sadece cenaze evinde olmaz, konu komşu yardımıyla halledilirdi. Mesela o zamanlarda cenaze evinde yemek pişmez, komşular hazırlık yapardı. Cenaze evinde konaklama olmaz, yine komşu evler açılırdı.

​Zaman ilerledi, haberleşme ve ulaşım kolaylıkları oluştu. Ancak ne yazık ki konu komşu ilgisi de azaldı. Artık neredeyse kimse komşusunun cenaze evine bir ikramlık götürmüyor, konaklama zaten yok. Bu durumda tüm yük cenaze sahibine kalıyor ki işin en zor yanı da o olsa gerek. Cenazeye gelenlere yemek ikramı, uzaktan gelenlere konaklama sağlamak çok zor durumlardır. Hele şehir ortamında bunun yüzde birini bile yapma şansınız yok; çünkü apartman yaşamı buna çok da izin vermiyor.

​Bu durumda son yıllarda bu işi yerel belediyeler kısmen üstlenmeye başladı. Ne yapıyor belediye? Yemek ikramı ihtiyacını karşılıyor, çadır ve oturma düzeni sağlıyor. Evet, ev sahibi için olumlu bir katkı ama bence bu kadarına da gerek yok. Yani belediye çadır kursun, oturma ve masa desteği versin, eyvallah; ancak çay, su vb. işini de ev sahibi halletsin, tamam. Artık şu cenaze sahibi üzerindeki yemek ve ikram işkencesi kalksın. Belediyenin verdiği ikramlar da evde, gelen misafirlere olsun. Artık şu sokak ikramları bir son bulsun. Bunun ne dinde, ne ahlakta, ne de sosyal yaşamda yeri olmadığını düşünüyorum. Hatta sadece cenaze günü yemeği mi? Yok üç yemeği, yok haftası, yok kazma kokusu, yok kırkı, yok elli ikisi vs. vs... Hepsi ayrı bir ilginç durumlar zinciri ve ayrı bir zorluk.

​Gelenlere yemek vermek çok zor bir iş, hele de yoksulsanız ezilip büzülüyorsunuz. Cenazenize mi yanasınız, gelenlere karşı bir şey yapamamanın ezikliğini mi hissedesiniz belli değil. Varlıklı ailelerin verdiği yemeklerde de durum farklı değil. Bir de verilen ikramın beğenilmemesi gibi bir garabet söz konusu. Bak hele şuna; "Varlığına rağmen şu mu ikram edilir?", "Tuz var mı, karabiber yok mu?", "Etinden biraz daha koysaydınız" gibi çok çirkin istek ve görüntülere de şahit olunuyor ki bunları tamamen deneyimlerimden yazıyorum.

​Artık bu iş bir son bulmalıdır. "İşte şu ne der, bu ne der?" gibi olumsuz sorulardan toplum kurtulmalıdır. Bunun da özellikle dernekler, belediyeler ve kamu otoritelerinin ortak çabalarıyla sağlanabileceğini düşünüyorum. Kardeşim, cenaze mi oldu? Zaten çok yakınlar ev ortamına geliyor, sorun yok. Diğer katılımcılar ise zaten camide ve mezarlıkta buluşuyor. Camide olanlar camide, mezarlığa gelenler de mezarlıkta taziyelerini sunup ayrılırsa bu sorun kökünden çözülür ki bu geleneği oturtmak hiç de zor değildir. Umarım bu anlamını yitirmiş taziye geleneği artık son bulur da hem cenaze sahipleri hem de ekonomik olarak zorluk yaşayan aileler bu ezilmişlik duygusundan kurtulurlar.

​Zaten son günlerde bu konu iyiden iyiye gündem olmaya başladı. Bu anlamda kimi çevreler tarafından açıklamalar ve çağrılar gelmesi sevindirici bir durumdur. Daha bugün sosyal medyaya düşen bir haberi gördüm; Ardahan’da STK’larla buluşan Ardahan Müftüsü bir açıklama yaparak taziye yemeği uygulamasını kaldırdıklarını duyurdu ki bu da oldukça sağlıklı bir gelişme oldu. Tüm yurt genelinde yaygınlaşması gerekir.

​Hatta şuradan vasiyet ediyorum: Benim cenazemde kimseye yemek vb. ikramı yapılmasın. Şayet ailem bir ikramda bulunacaksa, cenazeden sonra rahatladıklarında bu bütçeyi ihtiyaç sahiplerine, yoksullara, öğrencilere vb. yerlere destek olmak için kullansınlar. İşte o zaman hem ben hem ailem daha huzur bulacağız.

  • Bu yazı 26 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

BİZİ TAKİP EDİN
YUKARI