Kış… Kimine göre beyaz bir masal, kimine göre bitmek bilmeyen bir mücadele. Aynı kar yağar gökyüzünden, aynı soğuk eser rüzgârla; ama herkesin yaşadığı kış bambaşkadır. Birinin penceresinden bakınca romantik bir manzara görünen beyaz örtü, bir başkasının kapısına kadar biriken çile olabilir.
Şehir merkezinde oturanlar için kar, çoğu zaman çocukluk anılarının tazelendiği bir eğlencedir. Sıcak bir evin içinden dışarıya bakılır, çay bardağının buğusuna kar taneleri eşlik eder. Sokakta kartopu oynayan çocukların kahkahası, fotoğraf çeken gençlerin heyecanı, sosyal medyada paylaşılan beyaz kareler… Kış, burada biraz keyif, biraz nostaljidir.
Ama bir de köylerin kışı vardır. Sabah erken saatte ahıra inmek zorunda olan üreticinin, yolu kapanan hastanın, sobasına yakacak yetiştirmeye çalışan yaşlının kışı… Kar, burada sadece güzellik değildir; bazen ulaşımın kesilmesi, bazen yalnızlık, bazen de endişedir. Bir metreyi bulan karla mücadele eden köylü için kış, sabrın ve dayanıklılığın sınandığı uzun bir süreçtir.
Sürücü için kış, dikkat demektir. Buz tutmuş yollar, sis, tipi… Bir anlık dikkatsizlik büyük sonuçlar doğurabilir. Her kış yaşanan kazalar, yolda kalan araçlar, yardım bekleyen insanlar bize şunu hatırlatır: Doğa karşısında tedbir, en az cesaret kadar önemlidir.
Esnafın kışı da farklıdır. Kar yağışıyla müşteri sayısı düşen küçük işletmeler, kapanan yollar yüzünden aksayan ticaret, geciken teslimatlar… Kışın bereketi kimine bolluk, kimine ise durgunluk getirir. Herkes aynı havayı solur ama ekonomik etkisini aynı ölçüde hissetmez.
Bir de çocukların kışı vardır. Okulların tatil olacağı umuduyla pencereden gökyüzünü izleyen gözler, kar topu hayalleri, kızak sevinci… Onlar için kar, çoğu zaman özgürlüktür, oyundur, neşedir. Büyüklerin yük olarak gördüğü beyaz örtü, çocukların dünyasında mutluluktur.
Aslında kar da kış da adaletli değildir; herkese aynı duyguyu yaşatmaz. Aynı sokakta biri gülümserken, diğeri içini çeken bir endişe taşır. Bu yüzden kışa bakarken sadece kendi penceremizden değil, başkasının hayatından da bakmayı öğrenmeliyiz. Yolda kalan bir araca yardım etmek, komşunun kapısını çalmak, yaşlıyı hatırlamak, bir çocuğun eldivenine ortak olmak… Kış, dayanışma ile güzelleşir.
Sonuçta herkesin karı da kışı da farklıdır. Kimine masal, kimine sınav, kimine umut, kimine sabır… Ama ortak bir gerçek vardır: Bu beyaz mevsim, insanı insana daha çok yaklaştırdığında anlam kazanır. Karın soğuğunu ancak paylaşmanın sıcaklığı ısıtır.