Bazı hayatlar vardır; sadece bireysel başarılarla değil, geride bıraktığı izlerle anlam kazanır. Mühendis Cemal Uygur’un hikâyesi de tam olarak böyle bir hikâye… Bir ömrün bilgisi, emeği ve birikimi; sonunda yeniden toprağına, Ardahan’a dönüyor.
1953 yılında Ardahan’ın Büyük Sütlüce köyünde doğan Cemal Uygur, eğitim hayatına memleketinde başladı. İlk ve ortaokulunu Ardahan’da, liseyi ise İstanbul Haydarpaşa Lisesi’nde yatılı olarak tamamladı. Disiplinli, azimli ve hedef odaklı bir eğitim süreci… Hiç yıl kaybı yaşamadan, henüz 22 yaşındayken İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi’nden mezun oldu. Bu, sadece bir diploma değil; Anadolu’dan çıkan bir mühendis iradesinin sembolüydü.
İş hayatına fabrikalarda mühendis ve şef olarak başlayan Uygur, zamanla genel müdürlüğe kadar yükseldi. Çalışırken öğrenmeyi hiç bırakmadı; yabancı dil kurslarına devam ederek Almanca ve İngilizce öğrendi. Uluslararası firmalarla yapılan görüşmeler, yurtdışı temasları; ona yalnızca teknoloji transferi değil, aynı zamanda farklı çalışma kültürlerini ve yaşam anlayışlarını da kazandırdı.
1996 yılında girişimci ruhunu ortaya koyarak Hazar El Aletleri Ltd. Şti.’ni kurdu. Küresel rekabetin acımasız şartları, özellikle Çin’den gelen ucuz ürünler nedeniyle el aletleri üretimi planlandığı gibi ilerlemedi. Ancak pes etmedi. Otomotiv yan sanayisine yönelerek üretime devam etti ve yaklaşık on yıl boyunca Almanya’daki dört firmaya ihracat gerçekleştirdi. Bu, Anadolu’dan çıkan bir sanayicinin Avrupa pazarında ayakta durabilme başarısıydı.
2016 yılından itibaren ise planlı ve bilinçli bir şekilde sektörden çekilme sürecine girdi. Emeklilik döneminde eşiyle birlikte verdikleri karar ise her Ardahanlının yüreğine dokunan cinstendi: “Memlekete yatırım.”
Asıl yatırım alanı olarak “yapı ve makine elemanları”nı seçtiler. Ardahan’da ve çevre illerde bulunmayan; elektrostatik toz boya tesisi, sıcak dövme hattı ve soğuk şekillendirme makineleri gibi sanayinin temel altyapı yatırımlarını hayata geçirdiler. Bunlar, yalnızca bir işletme değil; Ardahan’ın sanayi geleceğine atılmış stratejik adımlardı.
Cemal Uygur, yalnızca mühendislik ve sanayi alanındaki birikimiyle değil, entelektüel yönüyle de dikkat çeken bir isimdir. Uzun yıllardır tarih araştırmaları yapmakta; özellikle Türk tarihi üzerine yoğunlaşmaktadır. Kaynaklara dayalı, disiplinli ve derinlikli çalışmaları, onu amatör bir meraklıdan çok, ciddi bir tarih araştırmacısı konumuna taşımıştır. Bu alandaki bilgi ve birikimi, kitap yazacak düzeyde olup; ilerleyen süreçte kalıcı eserlerle okuyucuyla buluşması beklenmektedir.
Cemal Uygur, sadece sanayici kimliğiyle değil; sivil toplumdaki duruşuyla da örnek bir isim. İstanbul Ardahan İl Derneği, Türkiye Azerbaycan Derneği ve Kura Nehri Koruma Derneklerinde başkan yardımcılığı görevleriyle, hemşehrilik bilincini ve çevre duyarlılığını her zaman ön planda tuttu.
Bugün Cemal Uygur’un hikâyesi bize şunu söylüyor:
Gerçek başarı, kazanılanı paylaşabilmektir.
Gerçek vefa, dönüp toprağına sahip çıkabilmektir.
Gerçek mühendislik ise sadece makine yapmak değil, gelecek inşa edebilmektir.
Ardahan’ın sanayiye açılan kapılarında onun emeği, alın teri ve vizyonu var.
Ve bu hikâye, gençlere sessiz ama güçlü bir çağrı yapıyor:
Okuyun, üretin, dünyayı görün… ama bir gün mutlaka memlekete dönün.
Bende Cemal Uygur Beye Sağlık diliyorum
4.2.2026 - İstanbul