Ardahan yıllardır sessiz bir göçün hikâyesini yazıyor. Gidenler çoğalıyor, kalanlar azalıyor. Meslekler başka şehirlere taşınıyor, hayatlar büyük kentlerin kalabalığında yeniden kuruluyor. Ama her şehrin, bu gidişe karşı duran insanları vardır. Gitme imkânı olduğu hâlde kalmayı seçenler… Ardahan’da bu isimlerden biri hiç kuşkusuz Avukat Müzeyyen Çiftçi’dir.
1965 yılında Ardahan’da doğan Müzeyyen Çiftçi, eğitim hayatını tamamlamak için Ankara’ya gitti. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu, Ankara Barosu’na kaydoldu. İstese, birçok meslektaşı gibi büyük şehirlerde kariyer yapabilir, konforlu bir meslek hayatı kurabilirdi. Ama o başka bir yolu seçti. Rotasını memleketine çevirdi.
Stajını Kars Barosu’na bağlı olarak tamamladı; Ardahan Adliyesi’nde çalıştı, Ardahan’ın hukuk pratiğini yakından tanıdı. Ve sonunda Ardahan’ın ilk serbest çalışan kadın avukatı olarak mesleğe başladı. Bu sadece bir meslek başarısı değil; bir şehirde kadın olarak, öncü olarak, sorumluluk alarak var olmanın somut karşılığıydı.
Bugün otuz yılı aşkın süredir Ardahan Barosu’na bağlı olarak görev yapan Av. Müzeyyen Çiftçi, 1953 yılında kurulmuş köklü bir hukuk ofisinin üçüncü kuşak temsilcisi. Ceza hukukundan aile hukukuna, miras davalarından ticaret ve icra-iflas hukukuna kadar geniş bir alanda hizmet veriyor. Ama onu meslektaşlarından ayıran şey yalnızca dosya bilgisi değil. Ardahan’ı tanıması, insanını bilmesi, sorunları masa başından değil hayatın içinden okuması.
Hukuku sadece kanun maddeleriyle sınırlı görmeyen bir anlayışı var. Etik, vicdan, güven ve şeffaflık onun mesleki duruşunun temel taşları. Bu yüzden Ardahan’da “avukat” denildiğinde adı güvenle anılan isimlerden biri.
Ancak Av. Müzeyyen Çiftçi’yi yalnızca bir hukukçu olarak tanımlamak eksik olur. O aynı zamanda toplumsal meselelere duyarlı bir Ardahanlı. Kadın ve çocuk hakları başta olmak üzere birçok sosyal konuda sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte hareket etmiş, şehrin sosyal ve kültürel hayatına katkı sunmuş bir isim.
Bu aidiyet duygusu, ailesinden gelen bir miras aslında. Annesi Cemile Çiftçi, yıllarca geleneksel halı ve kilim dokuma ile doğal boya alanında usta öğretici olarak Ardahan’a hizmet verdi. Kültürü yaşatmanın, emeği aktarmanın ne demek olduğunu bu şehir çok iyi bilir. Çiftçi ailesinin Ardahan’daki köklü varlığı da tam olarak bunu anlatır.
Göçün bu kadar sıradanlaştığı bir dönemde, Ardahan’da kalmayı seçmek cesaret ister. Av. Müzeyyen Çiftçi bu cesareti yıllar önce gösterdi. Sadece kalmadı; üretti, sorumluluk aldı, şehrin yükünü omuzladı. Çünkü bazen bir şehri ayakta tutan şey büyük projeler değil, sessiz ama kararlı insanlardır.
Bugün Ardahan’ın ayakta kalmasını sağlayan isimler konuşulacaksa, Av. Müzeyyen Çiftçi o listenin en başında yer almayı fazlasıyla hak ediyor. Onun hikâyesi bize şunu hatırlatıyor: Gitmek kolaydır, kalmak ise bir duruş meselesidir.
Müzeyyen Çiftçi Avukatıma Sağlıklı yıllar dileklerimle
21.1.2026 - İstanbul