PROF. DR. YUSUF BAYRAKTAR
Tıp Doktoru
Yazan: Ahmet Demirbaş
Psikolog
Bazı insanlar vardır; başarılarıyla bulundukları kuruma değer katarlar.
Bazıları ise doğdukları toprağa hayat verir, yaşadıkları coğrafyaya umut olurlar.
Prof. Dr. Yusuf Bayraktar işte bu ikinci grupta yer alan, memleketine gönülden bağlı büyük bir bilim insanıdır.
1950 yılında Ardahan’ın Çıldır ilçesine bağlı Sazlısu Köyü yaylasında dünyaya gelen Yusuf Bayraktar, çocukluk yıllarını Çıldır’ın temiz havasında, bereketli topraklarında ve doğal yaşamın içinde geçirdi.
Köyünde aldığı ilk eğitimden sonra Kars Alparslan Lisesi’ni bitirdi ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde başladığı eğitim yolculuğunu dünyanın sayılı gastroenteroloji profesörlerinden biri olarak sürdürdü.
Almanya, Japonya, Fransa ve Amerika Birleşik Devletleri’nde yaptığı araştırmalarla tıp dünyasına önemli katkılar sundu. Karaciğer hastalıkları, siroz, kronik hepatitler ve sindirim sistemi hastalıkları üzerine yaptığı çalışmalar uluslararası bilim çevrelerinde büyük takdir topladı.
Yüzlerce bilimsel makale yayımladı, binlerce atıf aldı ve dünya tıp literatürüne yeni bilgiler kazandırdı. Tıp alanındaki başarılarıyla yetinmeyen Bayraktar, 69 yaşında hukuk fakültesini bitirerek avukatlık unvanı da aldı. Böylece öğrenmenin yaşının olmadığını gösteren örnek bir hayat hikâyesi ortaya koydu.
Ancak Prof. Dr. Yusuf Bayraktar’ı farklı kılan yalnızca bilimsel başarıları değildir. Onu özel yapan, doğduğu toprakları hiçbir zaman unutmamış olmasıdır. Yıllar boyunca dünyanın birçok ülkesinde görev yapmasına rağmen kalbi her zaman Çıldır’da atmıştır.
Emekli olduktan sonra birçok insanın yaptığı gibi büyük şehirlerin veya sahil kentlerinin yolunu tutmak yerine, çocukluğunun geçtiği köyüne dönmeyi tercih etti.
Çünkü onun gözünde memleket sadece doğulan yer değil, vefa borcunun ödendiği kutsal bir emanetti.
Bu düşünceyle babasından kalan arazi üzerine, Çıldır Gölü kıyısındaki Sazlısu Köyü’nde yöre mimarisine uygun olarak Çıldır Taş Konakları’nı inşa etti. Baltık, Selçuklu ve Anadolu mimarisinin izlerini taşıyan bu eser; otel, kütüphane ve müze bölümleriyle yalnızca bir yapı değil, adeta bir kültür merkezi haline geldi. Burada geçmişle gelecek buluşuyor, bölgenin tarihî ve kültürel değerleri yaşatılıyor.
Prof. Dr. Yusuf Bayraktar,
Ardahan’ın en önemli kültürel miraslarından biri olan aşıklık geleneğinin korunması için de büyük emek vermiştir. Çıldırlı Âşık Şenlik’in mirasının gelecek nesillere aktarılması amacıyla çeşitli kültürel faaliyetlere öncülük etmiş, Çıldır Taş Konak’ı âşıkların, sanatçıların ve kültür insanlarının buluşma noktası haline getirmiştir.
Bu çalışmaların en anlamlı örneklerinden biri de düzenlenmesine öncülük ettiği 1. Aşıklık Şöleni olmuştur. Bu şölen sayesinde bölgenin güçlü halk edebiyatı geleneği yeniden canlanmış, sazın ve sözün ustaları bir araya gelerek kültürümüzün yaşayan hafızasını genç nesillere aktarmıştır.
Böylece Prof. Dr. Yusuf Bayraktar sadece bir bilim insanı değil, aynı zamanda kültür elçisi olarak da önemli bir görev üstlenmiştir.
Onun sık sık dile getirdiği bir düşünce vardır: İnsan doğduğu toprağa bir şeyler vermelidir. Bir ağaç dikmek, bir taş üstüne taş koymak, kültürüne sahip çıkmak ve memleketini yaşatmak en büyük sorumluluklardan biridir.
Bugün Prof. Dr. Yusuf Bayraktar’a baktığımızda; dünya çapında tanınan bir bilim insanını, başarılı bir akademisyeni, hukukçu kimliğiyle sürekli öğrenen bir aydını ve en önemlisi memleket sevdalısı bir Çıldırlıyı görüyoruz.
Çıldır’ın yaylalarından dünya bilim kürsülerine uzanan bu örnek hayat hikâyesi, genç nesillere çalışmanın, üretmenin ve köklerine bağlı kalmanın ne kadar değerli olduğunu göstermektedir.
Prof. Dr. Yusuf Bayraktar, yalnızca tıp dünyasına değil; Ardahan’a, Çıldır’a, Türk kültürüne ve aşıklık geleneğine yaptığı katkılarla da adını unutulmazlar arasına yazdırmıştır. O, gerçekten de bölgemize iz bırakan büyük değerlerden biridir.
Yaşamında sağlık diliyorum
9 Haziran 2026 - İstanbul