Araştırmacı gazeteciliğin simge isimlerinden Uğur Mumcu, arabasına yerleştirilen bombayla katledilişinin 33. yıl dönümünde, Ankara’daki evinin önünde düzenlenen törenle anıldı. Çok sayıda vatandaşın, gazetecinin, sivil toplum temsilcisinin ve siyasi isimlerin katıldığı törende, Mumcu’nun basın özgürlüğü ve aydınlanma mücadelesine vurgu yapıldı.
Tören, saygı duruşu ve Mumcu’nun yaşamını anlatan kısa konuşmalarla başladı. Katılımcılar, Mumcu’nun anısına karanfiller bırakarak, adalet talebini bir kez daha dile getirdi. “Unutmadık, unutturmayacağız” sloganlarının atıldığı anmada, cinayetin aradan geçen yıllara rağmen tam anlamıyla aydınlatılamamış olmasının toplum vicdanını yaraladığı ifade edildi.
Anma programında konuşan gazeteci temsilcileri, Uğur Mumcu’nun yaşamı boyunca karanlık ilişkileri, yasa dışı yapılanmaları ve kamuoyunu ilgilendiren pek çok konuyu cesaretle gündeme taşıdığını hatırlattı. Mumcu’nun kalemini hiçbir baskıya boyun eğmeden kullandığına dikkat çeken konuşmacılar, onun mirasının genç gazeteciler için yol gösterici olmaya devam ettiğini vurguladı.
Ailesi ve yakınları da törende duygusal anlar yaşadı. Mumcu’nun eşi Güldal Mumcu’nun yıllardır dile getirdiği “adalet” çağrısının hala geçerliliğini koruduğu belirtilirken, cinayetin tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların ortaya çıkarılması talebi yinelendi.
Anmaya katılan vatandaşlar ise, Uğur Mumcu’nun sadece bir gazeteci değil, aynı zamanda demokrasi, hukuk ve laiklik mücadelesinin önemli bir simgesi olduğunu ifade etti. Tören, yapılan duaların ardından sona erdi.
Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993 tarihinde Ankara’daki evinin önünde aracına yerleştirilen bombanın patlaması sonucu hayatını kaybetmişti. Aradan geçen 33 yıla rağmen cinayetin perde arkası tam olarak aydınlatılamazken, her yıl düzenlenen anma törenleriyle Mumcu’nun adı ve mücadelesi yaşatılmaya devam ediyor.