Ülkede kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri artarak devam ediyor. Son bir haftada farklı illerde meydana gelen 6 ayrı olayda kadınlar yaşamını yitirdi. Olaylarda faillerin delilleri yok etmeye yönelik girişimlerde bulunması, suçların daha organize şekilde işlendiği yönündeki endişeleri güçlendirdi.
Uzmanlar, şiddetin yalnızca sayısal olarak değil, yöntemler açısından da tehlikeli bir boyuta ulaştığını vurguluyor. Psikologlar ve sosyologlara göre, şiddetin sıradanlaşması ve toplumda yeterli tepkinin gösterilmemesi, benzer olayların artmasına zemin hazırlıyor.
Bir uzmanın değerlendirmesine göre, “Şiddet davranışı giderek daha planlı hale geliyor. Bu durum, caydırıcılığın zayıfladığı algısını güçlendiriyor. Aynı zamanda medyada ve sosyal hayatta şiddet görüntülerine sıkça maruz kalınması, toplumsal duyarlılığı azaltabiliyor.”
Kadın hakları savunucuları ise etkin koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi, hızlı yargılama süreçleri ve önleyici sosyal politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Uzmanlar, eğitimden başlayarak aile içi iletişim, psikolojik destek hizmetleri ve yerel yönetimlerin aktif rol almasının önemine dikkat çekiyor.
Yetkililer, kadına yönelik şiddetle mücadelede hukuki süreçlerin titizlikle sürdürüldüğünü belirtirken, sivil toplum kuruluşları da kamuoyunu duyarlı olmaya ve şiddete karşı ortak tavır almaya çağırıyor.
Toplumun her kesiminin sorumluluk alması gerektiğini vurgulayan uzmanlar, “Şiddete sessiz kalmak, sorunun büyümesine yol açar. Farkındalık, eğitim ve güçlü yaptırımlar birlikte yürütülmelidir” mesajını veriyor.