CAMBRIDGE / PASADENA – Bilim dünyası, Harvard Üniversitesi’nde doktora çalışmalarını tamamlayan genç Türk fizikçi Furkan Öztürk’ün başarısını konuşuyor. Pasteur’den bu yana çözülemeyen ve "yaşamın başlangıcına dair en büyük sır" olarak kabul edilen 178 yıllık "homokiralite" bilmecesini çözen Öztürk, başarısını Caltech’e (Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü) öğretim üyesi olarak atanarak taçlandırdı.
Nobel ödüllü efsanevi kimyager Jack Szostak, Öztürk’ün buluşunu tek bir kelimeyle özetledi: "Çığır açıcı."
Sırrın kökeni, 1848 yılında modern mikrobiyolojinin babası Louis Pasteur’e kadar uzanıyor. Pasteur, yaşam için temel olan moleküllerin (amino asitler, şekerler, DNA) iki farklı formda olabileceğini fark etmişti: Sağ elli ve sol elli.
Tıpkı sağ ve sol ellerimizin birbirinin ayna görüntüsü olması ama üst üste binmemesi gibi, bu moleküller de birbirinin kopyasıdır. Ancak doğada tuhaf bir durum söz konusudur:
Bilim insanları yaklaşık iki asırdır şu sorunun cevabını arıyordu: Cansız doğada her iki yöne de eşit ihtimal verilirken, yaşam nasıl oldu da sadece bir tarafı seçti?
Furkan Öztürk ve ekibi, bu seçimin tesadüf olmadığını, fiziksel bir temeli olduğunu kanıtladı. Öztürk’ün çalışması, manyetik minerallerin (manyetit gibi) yüzeyindeki elektronların spin özelliklerini kullanarak kiraliteyi nasıl etkilediğini ortaya koydu.
Keşfin kilit noktaları:
Bu keşif, sadece biyoloji değil, astrobiyoloji için de devrim niteliğinde. Uzayda yaşam arayışında hangi moleküler yapıların "canlılık belirtisi" sayılacağı artık fiziksel bir temele oturmuş durumda.
Furkan Öztürk, Caltech’teki yeni laboratuvarında yaşamın kökenine dair daha derin araştırmalar yapmaya hazırlanıyor. Türk bilim insanının bu başarısı, hem uluslararası akademik camiada hem de Türkiye’de büyük bir gurur kaynağı oldu. Bilim dünyası şimdi, bu "çığır açıcı" çalışmanın gelecekte bir Nobel Fizik veya Kimya Ödülü getirip getirmeyeceğini merakla bekliyor.