Ardahan siyasetinin önemli isimlerinden, Ardahan 23.Dönem milletvekili Saffet Kaya, Ardahan’ın geçmişini, bugününü ve geleceğini değerlendirdi. Kaya ile göçten tarım ve hayvancılığa, ulaşımdan sanayiye, turizmden gençlerin geleceğine kadar birçok başlığı konuştuk.
Saffet Kaya:
Ardahan benim için sadece siyasi olarak temsil ettiğim bir şehir değil, gönül verdiğim bir memlekettir. Ardahan’ın çok büyük potansiyeli var. Ancak bu potansiyelin yeterince değerlendirildiğini söylemek zor. Özellikle göç meselesi, ekonomik hareketliliğin artırılması ve gençlerimizin Ardahan’da gelecek kurabilmesi bizim en önemli gündemlerimiz olmalıdır.
Saffet Kaya:
Bana göre temel sorunların başında ekonomik imkânların yetersizliği ve buna bağlı olarak yaşanan göç geliyor. Ardahan’da üretim ve istihdam artırılırsa göçün de önüne geçebiliriz. Bunun yolu ise tarım ve hayvancılığı modernleştirmekten, sanayiyi geliştirmekten ve turizmi canlandırmaktan geçiyor.
Saffet Kaya:
İnsanlara “Ardahan’da kal” demek yeterli değildir. İnsanlara burada yaşayabilecekleri bir ekonomik ortam oluşturmak gerekir. Genç bir insan iş bulabiliyorsa, ailesinin geleceğini burada görebiliyorsa Ardahan’dan gitmez. Bu nedenle istihdam yaratacak yatırımlara öncelik verilmelidir.
Saffet Kaya:
Ardahan’ın en büyük ekonomik gücü hayvancılıktır. Ancak sadece hayvan sayısını artırmak yeterli değil. Et ve süt ürünlerini işleyip markalaştırmamız gerekiyor. Ardahan’ın kaliteli etini, sütünü ve yöresel ürünlerini Türkiye’nin her tarafına ulaştırabilirsek üreticinin geliri de artacaktır.
Saffet Kaya:
Elbette olabilir. Ardahan’ın meraları, iklimi ve hayvancılık kültürü büyük bir avantajdır. Burada yapılması gereken üreticiyi desteklemek, yem maliyetlerini azaltmak, modern işletmeleri artırmak ve ürünleri işleyerek katma değer oluşturmaktır.
Saffet Kaya:
Ulaşım bir şehrin kalkınmasının temel şartlarından biridir. Ardahan’ın demiryolu, hava ulaşımı ve karayolu bağlantıları birlikte ele alınmalıdır. Ulaşım güçlenirse yatırımcı da gelir, turizm de gelişir, ticaret de büyür.
Saffet Kaya:
Sanayi demek istihdam demektir. Ardahan’da özellikle tarım ve hayvancılığa dayalı sanayi geliştirilmelidir. Et ve süt ürünleri, yem, gıda ve yöresel ürünlerin işlenmesine yönelik tesisler kurulursa hem üretici kazanır hem de gençlerimize iş imkânı doğar.
Saffet Kaya:
Kesinlikle. Sınır komşuluğumuzu yeterince değerlendirmemiz gerekiyor. Ticaretin geliştirilmesi, lojistik imkânların artırılması ve sınır kapılarının daha etkin kullanılması Ardahan ekonomisine ciddi katkı sağlayabilir.
Saffet Kaya:
Ardahan’ı sadece merkezden ibaret düşünmemeliyiz. Her ilçemizin farklı bir özelliği var. Göle hayvancılık, Posof tarım ve meyvecilik, Çıldır göl ve kış turizmi, Damal kültürel değerleri, Hanak ise tarım ve hayvancılığıyla öne çıkabilir. Her ilçeye kendi özelliğine göre yatırım yapılmalıdır.
Saffet Kaya:
Ardahan turizm açısından çok önemli değerlere sahip. Çıldır Gölü başta olmak üzere doğal güzelliklerimizi, kış turizmini, yaylalarımızı ve kültürel değerlerimizi daha iyi tanıtmalıyız. Turizm sadece turist getirmek değildir; konaklama, restoran, ulaşım ve yöresel ürün satışlarıyla bütün şehir ekonomisini hareketlendirir.
Saffet Kaya:
Gençlerimize “Burada kalın” demek yerine onlara burada kalmaları için sebep vermeliyiz. İş, eğitim, sosyal hayat ve kültürel imkânlar artırılmalı. Genç bir insan Ardahan’da kendisine gelecek görürse başka şehirlere gitmek zorunda kalmaz.
Saffet Kaya:
Üniversite sadece eğitim veren bir kurum değildir. Şehrin ekonomisine, kültürüne ve sosyal hayatına da katkı sağlar. Üniversite ile şehir arasında daha güçlü bir iş birliği kurulmalı, öğrencilerin ve akademisyenlerin Ardahan ekonomisine katkısı artırılmalıdır.
Saffet Kaya:
Benim için önemli olan Ardahan’ın Ankara’da sesinin duyulmasıydı. Ardahan’ın sorunlarını Meclis gündemine taşımak, yatırım ve hizmetlerin gelmesi için mücadele etmek bizim görevimizdi. Bugün de aynı anlayışla Ardahan’ın sorunlarının takip edilmesi gerektiğine inanıyorum.
Saffet Kaya:
Ardahan siyaseti kişisel hesapların üzerinde tutulmalıdır. Milletvekili, belediye başkanı, bürokrat, sivil toplum kuruluşu ve iş insanı aynı hedef etrafında birleşmelidir. Ankara’ya Ardahan için birlikte gidildiğinde daha güçlü sonuç alınır.
Saffet Kaya:
Birlik ve beraberlikle. Ardahan’ın sorunları siyasi görüş ayrımı yapılmadan ortak bir dosya halinde Ankara’ya taşınmalıdır. Hangi hükümet görevde olursa olsun, Ardahan’ın hakkını istemek ve takip etmek herkesin görevidir.
Saffet Kaya:
Ben üretim yapan, gençlerini kaybetmeyen, turizmi gelişmiş, tarım ve hayvancılığı modernleşmiş, ulaşım sorunlarını büyük ölçüde çözmüş bir Ardahan görmek istiyorum. Ardahan’ın kaderi göç olmak zorunda değil.
Saffet Kaya:
Ardahanlı hemşehrilerime şunu söylemek istiyorum: Bu memleketin geleceğine güvenelim. Ardahan’ın çok büyük değerleri var. Yeter ki birlik olalım, üretelim ve haklarımızı kararlılıkla takip edelim. Ardahan için mücadele etmekten hiçbir zaman vazgeçmemeliyiz.
Ardahan’ın geleceği üzerine yapılan değerlendirmelerde en güçlü mesajlardan biri, kentin yıllardır karşı karşıya kaldığı göç sorununa ilişkin oldu. “Ardahan’ın kaderi göç olmak zorunda değil” anlayışı; yalnızca bir temenni değil, şehrin sahip olduğu ekonomik, sosyal ve stratejik potansiyelin doğru değerlendirilmesi halinde hayata geçirilebilecek bir hedef olarak öne çıkıyor.
Ardahan’ın en önemli meselelerinden biri, genç nüfusun eğitim ve iş imkânları nedeniyle büyük şehirlere yönelmesi. Birçok genç, üniversite eğitimi veya iş arayışı için Ardahan’dan ayrılıyor. Ancak asıl sorun, giden gençlerin önemli bölümünün yeniden memleketine dönebileceği ekonomik ve sosyal şartların yeterince oluşturulamaması.
Bu nedenle Ardahan’ın geleceği açısından asıl hedef, “göçü nasıl durdururuz?” sorusundan önce, “Ardahan’da insanlara nasıl bir gelecek kurabiliriz?” sorusuna cevap vermek olmalı.
Ardahan’ın ekonomik yapısının temelinde tarım ve hayvancılık bulunuyor. Geniş meralar, hayvancılık kültürü ve bölgenin doğal yapısı, kente önemli avantajlar sağlıyor. Ancak üretimin yalnızca ham madde düzeyinde kalması, ekonomik değerin başka merkezlere taşınmasına neden oluyor.
Bugün yapılması gereken; hayvan yetiştiren üreticinin yalnızca hayvan satmasını değil, ürettiği ürünün katma değerinden daha fazla pay almasını sağlamak.
Et ve süt ürünlerinin işlenmesi, paketlenmesi ve markalaştırılması; yöresel ürünlerin ulusal pazarlara ulaştırılması; soğuk hava depoları, kesimhaneler ve gıda işletmelerinin geliştirilmesi Ardahan ekonomisini ciddi biçimde canlandırabilir.
Böyle bir yapı oluşturulduğunda yalnızca çiftçi kazanmayacak. Nakliyeciden esnafa, işçiden küçük işletmeye kadar birçok kesim ekonomik hareketlilikten pay alacak.
Göçün önüne geçmenin en önemli şartlarından biri istihdamdır.
Bir genç Ardahan’da iyi bir iş bulabiliyor, düzenli gelir elde edebiliyor ve ailesini burada kurabileceğine inanıyorsa büyük şehirlere gitmek zorunda kalmaz.
Bu nedenle Ardahan’ın geleceğinde özel sektör yatırımlarının ayrı bir önemi bulunuyor. Devlet destekleri, teşvikler ve yatırım kolaylıkları daha etkin kullanılmalı; yatırımcının Ardahan’a gelmesini sağlayacak güven ortamı güçlendirilmelidir.
Özellikle tarım ve hayvancılığa dayalı sanayi, Ardahan için önemli bir çıkış yolu olabilir.
Ardahan’da üretilen ürünün başka şehirlerde işlenmesi yerine, mümkün olduğunca üretimin Ardahan’da katma değerli ürüne dönüştürülmesi hedeflenmelidir.
Ardahan’ın bir başka önemli potansiyeli ise turizmdir.
Çıldır Gölü, kış turizmi, yaylalar, doğal güzellikler, tarihi ve kültürel değerler Ardahan’ın turizm açısından değerlendirebileceği önemli kaynaklardır.
Ancak turizmden gerçek anlamda ekonomik gelir elde edebilmek için yalnızca tanıtım yapmak yeterli değildir.
Konaklama tesislerinin geliştirilmesi, yöresel ürünlerin turizm ekonomisine kazandırılması, restoran ve hizmet sektörünün güçlendirilmesi, ulaşım imkânlarının iyileştirilmesi ve turizm rotalarının oluşturulması gerekir.
Bir turist Ardahan’a geldiğinde yalnızca bir gölü veya tarihi yapıyı görüp gitmemeli; birkaç gün konaklamalı, yöresel yemekleri tatmalı, yerel ürünlerden satın almalı ve ilçeleri de ziyaret etmelidir.
Bu gerçekleştiğinde turizm, Ardahan için önemli bir istihdam alanına dönüşebilir.
Ardahan’ın Gürcistan sınırında bulunması da önemli bir ekonomik avantajdır.
Sınır ticareti, lojistik, ulaşım ve bölgesel ticaretin geliştirilmesi Ardahan’ın ekonomik hareketliliğini artırabilir.
Ardahan’ın yalnızca Türkiye’nin doğusundaki bir şehir olarak değil, Kafkasya’ya açılan önemli bir ticaret ve ulaşım noktası olarak değerlendirilmesi gerekiyor.
Bu bakış açısı, şehrin ekonomik geleceği açısından yeni fırsatlar ortaya çıkarabilir.
Ardahan’ın kalkınması yalnızca il merkezine yapılacak yatırımlarla sağlanamaz.
Göle, Çıldır, Posof, Hanak ve Damal’ın her birinin kendine özgü ekonomik ve kültürel değerleri bulunuyor.
Göle’de hayvancılık ve tarıma dayalı üretim, Çıldır’da göl ve kış turizmi, Posof’ta tarım ve yöresel ürünler, Damal’da kültürel değerler ve turizm, Hanak’ta tarım ve hayvancılık daha güçlü bir şekilde desteklenebilir.
Her ilçenin kendi potansiyeline göre kalkınma modeli oluşturulması, Ardahan’ın tamamında ekonomik hareketlilik sağlayacaktır.
Bütün bu hedeflerin gerçekleşebilmesi için en önemli ihtiyaçlardan biri ise siyasi ve toplumsal birliktelik.
Ardahan’ın sorunları siyaset üstü bir anlayışla ele alınmalı. Milletvekilleri, belediyeler, kamu kurumları, üniversite, ticaret ve meslek kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve iş dünyası ortak bir hedef etrafında buluşmalı.
Çünkü Ardahan’ın geleceği yalnızca bir siyasi partinin veya bir kurumun sorumluluğunda değildir.
Bu şehirde yaşayan herkesin ortak meselesidir.
Sonuç olarak Ardahan’ın geleceğini yalnızca mevcut sorunlar üzerinden okumak doğru değildir. Kentin ciddi bir potansiyeli bulunmaktadır.
Tarım ve hayvancılık modernleştirilir, üretim sanayiyle buluşturulur, turizm gerçek anlamda ekonomiye kazandırılır, sınır ticareti geliştirilir, ulaşım imkânları güçlendirilir ve gençlere istihdam alanları oluşturulursa Ardahan’ın yıllardır yaşadığı göç sorunu tersine çevrilebilir.
Bugün ihtiyaç duyulan şey umutsuzluk değil, kararlı ve uzun vadeli bir kalkınma anlayışıdır.
Ardahan’ın çocukları başka şehirlerde gelecek aramak zorunda kalmamalı; kendi memleketlerinde okuyabilmeli, çalışabilmeli, yatırım yapabilmeli ve aile kurabilmelidir.
Çünkü mesele sadece nüfus kaybını önlemek değildir.
Mesele, Ardahan’da yaşayan insanların geleceğe güvenle bakabilmesini sağlamaktır.
Ve bunun için güçlü bir irade ortaya konulduğunda;
Ardahan’ın kaderi göç olmak zorunda değildir.
Tam tersine, doğru yatırımlar ve ortak akılla Ardahan;
üreten, istihdam sağlayan, gençlerini koruyan, yatırım alan ve yeniden göç alan bir serhat şehri olabilir.