Saadet Atalay
Yeni yeni başlangıçlarla, yeni yeni pencereler açarsın hayatına. Günün güzelliği, güneşiyle aydınlanır, havanın temizliğini içine çeker gibi ferahlatır ruhunu…
Mevcut kısır bir döngünün içinde dönerken bizler, bu koşturmacanın, kargaşanın içinde durup düşünmediğimiz gibi, yaşadıklarımızı doğru yerden görebilme yetimizi de kaybediyoruz..
Şimdi gözünüzde canlandırabilir misiniz? İstanbul’ dasınız, Taksim Meydanında….etrafınız hınca hınç insan dolu, oldukça kalabalık. Farklı yönlerde akan insan selinde, insanlar birbirine çok yakın, öylesine yakın ki bir omuz mesafesinde geçiyorlar, göz göze bile gelmeden, birbirlerine değmeden. Yakın ama bir o kadar da uzaklar birbirlerinden. Hepsi başka başka yönlere gidiyor, arabalar, korna sesleri duyuyor musunuz? Ve şimdi; birden sizin dışınızda her şeyin olduğu yerde durduğunu, donup kaldığını düşünün, bakın etrafınıza, sessizliği duyuyor musunuz? Oturun bir köşeye ve sadece seyredin .
Şimdi anlıyor musunuz durup dinlenmeye ve hatta düşünmeye hiç zamanımız yok. Düşünebilecek sessiz saatler yerine akıntıya kapılmış kuru bir yaprak misali sadece yalpalıyoruz hayatın kargaşasında. Kıskançlıklarınız nasılda kemiriyor içinizi...Zaman alabildiğince hızlı geçiyor, biz ne kadar yolları aşındırsak da başladığımız yere geri dönüyoruz.
Koşturmacayı bazen bir kenara bırakıp düşünmek için bir düşünce ritüeliniz olsun, sonrasında yenilendiğinizi, farkındalığınızın arttığını göreceksiniz. Gecenin bir vaktinde sessizce oturup şöyle evin en güzel köşesinde. Televizyonu açmadan sessizlik çıldırtana kadar , dizilerde ki kopya ve abartılmış hayatlar yerine kendi hayatınızı bir film seyreder gibi seyretmelisiniz. Dün, daha önceki gün neler yaptık, kimleri kırdık, kime kırıldık belki de yok yere.
Nasılda gereksiz şeylerdi değil mi? Peki bu koşturmaca bizi nereye götürüyor sizce. Kimin için, kimler için yaşıyoruz. Peki ya kendimiz için son zamanlarda bir şey yapmış mıydık? Başkaları için böylesine tasalanırken, ne zaman bir kitap okuduk, sinemaya gittik yapmayı çok isteyip yapamadıklarımızı yaptık. Günler, haftalar hatta yıllar geçmiştir, biz hala aynı saatte evden çıkıp, aynı yoldan yürüyüp, aynı insanlarla her sabah karşılaşmaktan yorulmadık mı? Lütfen bir akşam oturup düşünün, Hayatınız Kaç Pencere?
Hayatınız için açtığınız her pencereden gönlünüze dolan, değişim rüzgarlarıyla, kendi benliğinizde ki mevcut huzuru bulmanızı diliyorum..
Sevgiyle kalın…
______