Kasım Tırpancı
  Güncelleme: 04-06-2020 01:10:00   23-05-2020 22:35:00

Buruk geçen bayramlar!..

Bayramla birlikte ramazan tutma da hiç eskisi gibi neşeli olmadı. Toplumun büyük bir kesimi virüs kaynaklı yaşanan sıkıntılar nedeniyle Ramazanı ve bayramı da buruk geçirmek zorunda kalmıştır. Virüs nedeniyle birçok işyerinin kapanması, çok sayıda insanların mağduriyetine neden olmuş, sosyal vefa ile Belediyelerin yardımlarına muhtaç kalınmıştır. Dar gelirli insanların çoğunluğu açlık sınırında yaşar hale gelmişler. Ailesini geçindiremez konuma düşen işsiz insanlar, geleceklerinin ne olacağını anlayamaz durumdalar ve hayal kırıklığı içerisine düşmüşlerdir. Algıladığım kadarıyla, geçimini temin edemeyen yoksul insanlar, virüs salgınına yakalanmadan önce açlık sonucu yaşamlarını yitirme tehlikesi ile karşı-karşıyalar. Bu duruma sağlıklı çözümler bulunmazsa, ülkemiz genelinde hiç kimsenin huzuru kalmaz ve bundan sonra bayram yüzü görenler de pek olmazlar. Görülen tablo hiçte iç açıcı değildir. Hiçbir kimsenin ekonomik garantisi olmayacağı gibi, siyasilerin de mevcut düzenlerini devam ettirmeleri mümkün değildir. Ülkemizin ekonomik şartları pekte parlak değildi, virüsle birlikte adeta hayat durmuştur. Mevcut tabloya bakıldığında ağlayan çok, hayatından memnun olup da gülenler azınlıktadır. Buna bağlı olarak bayramlar buruk geçerken, geçmişteki yaşam biçimi de bulunamaz olacaktır. 

                    Yaşamım boyunca çok sayıda dini ve milli bayramlar geçirdim. Ancak bu yılki gibi anlamına göre kutlanamayan ve buruk geçen bayramları hiç görmedim. 23 Nisan ve 19 Mayıs gibi ülkemiz açısında hayati öneme sahip milli bayramlarımız bu yıl sönük geçtiği gibi, bir aylık ramazan sonrasında İslam alemi için kutsal olan Ramazan bayramını insanların aileleri ve komşuları ile bir araya gelip virüs illeti nedeniyle kutlamada bulunamaz hale gelmeleri ciddi manada üzüntü verici bir durumdur. 

                     Gerçi çağın şartları gereğince bazı insanlarımızın bayramlara beklenen düzeyde önem vermedikleri bilinen bir gerçektir. Ayrıca gelenek ve görenekleri yaşatma duyguları da büyük ölçüde zayıflamıştır. Daha çok göçler nedeniyle ailelerin birinci derece mensupları ayrı düşmüş ve yıllarca bir araya gelemez olmuşlar. Toplumların vazgeçilmezi olan bayramlar, tam manasıyla gelenek olduğu halde, insanların hem sevinç, hem de kederde bir araya gelip, manevi duyguları paylaşmaları için kaçınılmaz olmasına rağmen, gerektiği gibi bağlı kalındığı pek söylenemez. 

                Bayramlar toplumların yaşam biçimlerinde anlamlı ve önemli günlerdir. Bu günlerde insanlar geçmişlerini hatırlar ve yakınları ile güzel günleri paylaşmalarını gerektirir. Bayramlar bir bakıma insanların bir araya gelmeleri ve dostluk bağlarını güçlendirmeleri için de önemli fırsatlardır. Ancak günün koşullarından kaynaklanmış olacak ki, her alanda olduğu gibi hem dini, hem de resmi bayramlar amacı doğrultusunda kutlanamıyor. 

                              Ramazan ayına veda etmenin ve bayramın gerektiği ortamda kutlanamamasına rağmen, daha mutlu ve sağlıklı bir yaşam umuduyla; birlik-beraberlik içinde nice bayramlara ulaşılması dileğiyle en kalbi duygularımla bütün dostlarımın Ramazan bayramlarını kutlarım.

  • Bu yazı 6460 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

BİZİ TAKİP EDİN
YUKARI