Bugun...


Gülafət BAYRAM


Facebookta Paylaş









KALBE TAŞ BAĞLAYINCA (roman) ( I bölüm )-4
Tarih: 08-04-2017 15:20:00 Güncelleme: 08-04-2017 15:20:00


-di Iyi, kalbimi üzme! O kız kim?
-Senin Rəfiqənin kızı.
Zərnazın heyecandan dili topuk çaldı.
-Ha-Hangi re-refiqemin kızı?
- Lezgi Minayənin kızı Çimnazı diyorum.
Sanki Zərnazı ilan vurdu. Anlık yerinden sıçradı. Hiç kimsenin beklemediği halde öyle dehşetle bağırdı ki:
-Yok !!! Bu olamaz! Bilmez!
Kızının bağırtısına babası da yatak odasından kalkıp geldi. Onu yatıştırmak için söylenen sözler etkisiz kalıyordu. Kaygı, okşamak göstərildikcə kızıyor, her bir kelime onu alevli ateşi biraz da güçlendi rirdi. Her taraf Zərnazın gözünde zifiri karanlığa dön dü. Sanki kulağının dibinde füzeler patladı, şarapnel ler ise düşünen beynini, çarpan kalbini yaraladı, di dip-parçaladı ... Gözü görmeyen adamlar gibi ellerini o taraf, bu tarafa taşıyorsanız dengesini kaybetmemek için nedense katı tutmak istiyordu. Rıfat ablasının hareketlerinden korksa da, hiç bir söz demeden çiğ nindən tutup yavaş yavaş divanda eyleşdirdi. Ata-anası kızının bu halinden öyle perişan olmuşlardı ki, ne yapacaklarını bilmiyorlardı. Zərnaz birkaç dakika terpen maden meçhul noktaya baktı, ancak hiçbir şey gör mürdü ... Beyninin ortasına batan parçaları ele bil kim se bir bir çekip çıkardı, yerine yakıcı madde sürt dü. Sonra bu yerler yavaş yavaş sərinləşməyə baş ladı. Beyninde serinlik hissedince hilaf gör meye başladı.Ata babasına dermansız, yazıq-yazıq ona bak maları kalbini göynetdi. Kalbinde kendini azarladı: "Me nim gibi evladı olmaz olsun..Həmişə onlara dert-ke der vermişim. Yalan ayak tutar, yerimez. Şimdi gerçeği onlara nasıl diyeyim? Kardeşimi nasıl anlatayım ki, saf sevgiyle sevdiği o masum kız Yangınım. Ne kadar acımasız, sarsıcı olsa da, bu işin baş tutma sına izin vermem! ". Halide kocasının halinin kötüleşti yini görüp sık ona ilaç verdi.
-Erkek, Sen odasında dincel. Ben kızımla konuşayım. Bakalım onu ​​rahatsız eden nedir?
Halide ile Behbud öbür odaya geçildiğinde Rıfat bacı sından sordu:
-Bacı, Ne oldu sana? Minayə teyzenin kızı Çimnazı baş kaşıya ile qarışdırmırsan ki?
-Zərnaz Kararlılıkla dedi:
-Yok, Kardeş! Kimseyle qarışdırmıram. Kimi seviyorsun sev, katılıyorum, ancak o kızı sevme! Vesselam! Olmaz !!
Halide telaşla konuya girdi.
-Bıy, Başıma hayır! Neden razı değilsin? O ki, senin yakın rəfiqəndi. Eskiden tərifləyirdin, kızına hediye ler alıp görüşmeye gedirdin..İndi birdenbire ne oldu?
Zərnaz çıkmazda kalmıştı. Anlatım vermeye ne hali vardı, ne sözü. Ele hey diyordu:
-Yalvarıram Size, o kıza elçi gitmeyin.
Rıfat ablasının kararı ile bir türlü anlaşamayan bilmiyordu.
-Bacı, Ben onunla iki yıldır görüşüyorum. Birbirimizi sevirik.İnstitutu qurtarmağımı gözləyirdim.Yalnız onu seviyorum. Elçi gitmezseniz, qaçırdacam ...
Zərnazın başına adeta kaynar su döktüler. Nasıl olur sa olsun, bu işe engel olmalıydı. Şimdilik imkanlar tü kənməyib. Son ana gibi tutarlı bahaneler tapmalıydı.
-Kardeş, Onun yaşı azdır. Hele orta okulu kurtarma Yib. O ne bilecek aile-çocuk nedir?
-Məktəbi Qurtarmağını gözləyəcəm.Ondan sonraya be hane kalmıyor. "ZAQ S" a da düşüyor. Bir de hatırladım ki, sevgi yaşa bakmıyor.
Halide gerilimi almak için nevazişle dedi:
-Ay Kızım, şimdiki çağın çocukları ukala olur lar. Kız zeki, hem de güzel. O, benim gelinim yok, kızım olacax. Ele sir-sifetde de sana benziyor.
Zərnaz hiç ömründe böyle çıkılmaz duruma düşme mişdi. Mehman onu zorlayan kıza öyle geliyordu ki, bun dan korkunç bir trajedi yoktur. Ancak hayat devam etti. Ya ralar kabuk bağladı, başkasıyla aile kurdu, faciadan, mutsuzluktan uzak oldu. O, şimdi anladı ki, öyle en korkunç trajedi kalbine taş bağlayıp başkasına verdiği evladının doğma kardeşinin sevgilisi olmasıdı.Beterin de beteri varmış. "Bu facianın önüne ne pahasına olursa olsun, almalıyım. Ben hayatımdan çok sevdi yim Araza qovuşmadım ... Kötü-iyi yaşıyorum. Kızım da, kardeşim de benim gibi manevi yaralar alacax, sarsıntı geçirecek, ancak hayatta yaşayacaxlar. Bu da besimdir. Başkası ile aile kurarlar - benim gibi ... Dert, gam-keder, manevi ızdıraplar köprüsünden geçip sakin, normal hayat kurmak muhtemelen bizim ailenin alın yazışma. Kızımın sadece sir-sıfatı değil, galiba öyle bex ti, kaderi de benimkine benziyor. Yazıx balam! .. ".
Halide yine de kızına qayğıkeşliklə yanaştı:
-Qızım, Soruma cevap vermedin. Neden razı değilsin?
-Anne, O kıza elçi gitmenize razı değilim! Vesselam! Bu iş mümkün değil! ..
Rıfat artık sinirlerini cilovlaya bilmedi:
-Səbəbini Bilmek mi, sevgili kardeşim? Sebebini de! De !!
- Çünkü ... çünkü ... o kız Lezgi ...
-Bir Tarihçi olarak diyorum ki, lezgiler de Müslüman'dır. Şunu söyleyeyim ki, babası azerbaycanlıdır. Sevgi ser hed, din, ırk, millet tanımıyor! Ta-nı-mır !! ...
-Rüfət, Ben o kızı bu evde gelin görmek istemiyorum! ..
- Ya, başıma hayır! Ay kızım, bu ne demekti?
Rıfat yine de kendini alamadı:
-Bu Demektir ki, senin kızın şimdiden baldızlıq ediyor. Qoy, bir eve gelsin, sonra baldızlığını edersin ...
Zərnaz bilmedi ne desin ... Kalbinde: "Allahım, ben ne yapayım? Her şeyi açıp deyimmi? İnanacaxlarmı? İnan tablolar, kandan analiz yaptırırım. Peki sonra nasıl olur cax? Akraba-akraba, komşular, erim, qaynanamgil bu haberi nasıl qarşılayacaxlar? Keşke, bu konuyu önce den Riyad'a derdim. Bana yardım etmiş olurdu. Er geç gerçekler deşifre çıxmalıdı. Çağrı edim, Riyad acil gel sin..Birdən beni bu səhvimə göre affetmedi? Öv Ladin'i başkasına veren anaya hak qazandırarmı? Çocuk larımı elimden almaz mı? Yok! Yok! Riyad medeni insandır. Eminim ki, meni başa düşecek. Hasta babam bu haberi nasıl karşılayacak?Kardeşim ... Zavallı karda şım..Doğma yavrumu ne delicesine sevir..Allahım, kendin yardımcı ol! ".
Annesinin sesi Zərnazı fikirden ayırdı.
-Qızım, Senin bu halin beni rahatsız ediyor. Hiç sizden beklemezdim. Biz buraya hayır görmeye yığışmışıx, yoksa tartışmaya? Oğlum o kızı istiyor, onu da alacağız. Öğleden sonra elçi gideceğiz. Pazardan bazı şeyler alınmalıdı.Sən yoldan geldin, dincel, ben Rüfətlə giderim.
Odadan Behbudun sesi geldi:
-Arvad, Bekleyin ben de geliyorum. Yatmax, gürültüden yoruldum. Dışarı çıxım, bir üç ay hava değişim.
-Lap Iyi, ay kişi. Evde oturmax, çok yatmax adamı biraz da hasta ediyor.
Rıfat hiçbir şey olmamış gibi dedi:
-Bacı, Sen dincel. Biz gerekli şeyleri alıp geliriz.
Onlar kapıdan çıkar çıkmaz Zərnaz başını elleri arasına sıkıp için için ağladı. Biraz rahatlaşdı. Bilgisayar al du. Çay süzüp içti. Kendini ele almaya çalıştı.Onlar piyasadan gelene kadar kendini toplamaya, acı gerçeği söylemeye zaman kazandı. "Demek ki, kararlarından dönme yəcəklər..Bir birkaç saatten sonra elçi gidecekler. Riya da demiyorlar ne anlamı var? Zaten gelip çatma yacax. Kendim bir şeyler yapmalıyım ... Çünkü, nasıl diyeyim? ". Yine gözleri yaşla doldu. "Allah'ım, beni cezalandır digin bes ya! Neden ben ömrüm boyunca ıstırap çekmeliyem? Bu nasıl tesadüf? Gerek benim kızı mı sevəydi? Bu mesele olmasaydı, her şey kendi axarınca gidecekti. Sirrim benimle mezara basdırılacaxdı. Her şey yeniden altüst oldu. Çimnazın gelin gibi bu eve getirilmesine göz yummak olur mu? Yok! Yok! Ben buna yol veremem! ".
Göz yaşları sel gibi yanaklarından aşağı süzüldü. Qa Pi'nin açıldığını duydu. Kimse Rüfeti sesledi: "Bu ses ne yakındır ... Kim olabilir?" Adam yine de Rüfeti sesledi. "Kendisi'dir - Araz! .. Allahım, neden bana böyle acı veriyorsun? Benden gibi, kulun gibi ne kötülük ettim? ".
Zərnaz acele gözyaşlarını sildi. Araz artık pillelerle eve kalkıp şüşəbəndin aynasını yendi. Kalbi kuş ki mi çırpınan Zərnaz zayıf sesle:
Gel içeri, Araz - deyib ellerini ona sarı uzattı. Yılların həsrətliləri birbirine sarıldılar. Kötü pıçıltılarla sadece "Sönmeyen aşkım" sözleri duyuldu. Zərnaz birisinin geleceğinden endişe eder başını Aras'ın köksünden ara ladı. Divanda eyleşdiler. Araz dedi:
-Rəngin Bembeyaz ağarıb, gözlerin de kızarıp. Xəstələn misen? Hekim gerekir?
-Araz, Derdim hekimlik değil ...
- İşte benim de ...
-Araz, Senin yokluğun beni çaresi bulunmayan hasta liye uğrattı: Dünyada senden başka kimseyi sevme mişəm, qarşılaşdıxca lal duygularım yeniden uyanıyor. Çünkü sana olan sevgim adiləşən, sönen məhəb bet değil ...
Araz Zərnaza biraz da yakın oturdu. Omuzlarından tu tub tutkuyla salladı:
Neden beni gözlemedin?
Zərnaz nevazişle Aras'ın ellerini eline aldı. Zarif bar maqları ile mesh çekti. Bir kaç kez öptü, öptü. Ara zın çalışmaktan nasır olmuş avucuna kızın şeffaf gözyaşları aktı. Araz ovcundakı ve kızın yanaklarındaki boncuk tanesi gibi gözyaşlarını dili-dudağı ile te mizlədi. Zərnaz direniş göstermedi. O, yine soruyu tekrar etti:
Neden beni gözlemedin?
Kız soruya soruyla karşılık verdi:
-Burada Olduğumu nereden bildin?
-Bir-Iki gündür, Azerbaycan'a geldim. Duydum Rüfete kız nişanlaya istiyorlar. Düşündüm ki, bu işi sensiz görmezler. Atangili pazarda gördüm. Kalbime damdı ki, evde yalnızsın. Seni görmeye geldim ...
-Bunun Anlamı var mı?
-Sualıma Cevap ver! Sen ki, beni bile sevirdin, neden gözlemedin?
Zərnaz yine gözyaşlarını tutamadı. Araz onun omuzlarından tutup silkeledi:
Cevapla! Neden kendini de, beni de mutsuz ettin? Yıllar var ki, bu soruya cevap arıyorum. Neden o denli saf sevgimi tapdaladın? Ben çok büyük hata yaptım. Mehmanı öldürdükten sonra, gerek seni de, kendisi
mü de öldürəydim ...
Zərnaz bu söze bend imiş hızlı ayağa kalkıp Arazla ne fes-nefese, göz-göze durdu:
-Öldür! Öldür! Ancak beni suçlu bilme! .. Bir olan Allah biliyor ki, seni delicesine sevmişem, şimdi de sevi rem. Senin elinde ölmek benim için büyük mutlu likdir. Öldür! Bu manevi iztirablardan canım kurtar sın. Öldür! Ancak beni güvensiz, suçlu bilme!
- Şimdi geç ... Ne anlamı var?
-Böyle Acımasız olma, Araz ...
Zərnazı sandalyede eyleşdirdi. Kendisi de bir sandalye alıp karşı sında oturdu. Alay ile gulumsundu ...
Ben amansız, sense merhametli ...
-Araz Ne desen hakkın var. Gerçeği bilenden sonra beni günahlandırmayacaqsan ...
Hangi gerçeği? Ben tek gerçek biliyorum. Mehman seni lekeledi, cezasını da aldı. Peki sonra? Neden beni aldattın, beni neden gözlemedin?
Zərnaz Aras'ın bu derecede əsəbiləşməyini istemiyordu. Nazik onun koynuna sığındı.
-Araz, Sana kendim gibi inanıyorum. Ne dersin de, inci mirem ... Bugün kimseye demediğim sırrı sana diye cem.
Araz merakından sakin duramadı. Zərnazın başını kaldırıp düz gözlerinin içine baktı:
-Ne Sırdır öyle? Daha ne oluyor?
Zərnaz yavaşça Aras'ın taze qırxılmış yüzünden öptü, yüzünü-yüzüne dayayıp koynuna sığındı.
-Araz, Sana yalvarıram..Mənimlə önceki tek sevecen
konuş. Bugün çok şeyi bileceksin ...
Araz kızın yanaklarını avucunda sakladı. Eskisi ateşli bakışları ile kızın hazin gözlerine baktı.
-Baş Düş, ezizim! Senin bu iztirablarına tahammül bilmi rem. Az kalıyorum ki, seni de, kendimi de öldürem.
Zərnaz Aras'ın boynuna sarıldı.
-Benim Sönmeyen aşkım! .. Sakin ol, kulak ver ...
-Zərnaz, Elimden geldiği kadar eseblerimi cilovlayacam. Oyleş, anlat ... Neler oluyor?
-Araz, Bugün kardeşime elçi gitseler onun buldu yi mutluluk benim de, hepimizin de faciası olacak ...
-Baş Düşmedim ... Zərnaz, sen hasta değilsin ki?
-Ezizim, Bu birinci acı gerçektir. Gözümün ışığı kar daşım, menim doğma kızım Çimnazı seviyor. Bunu kimse bilmiyor.
Araz yerinden sıçradı:
-Ne Diyorsun? Mehman olan kızın? Peki diyordu ler ki, çocuklar doğan günü öldü ...
-O Yalanı ben uydurmuşdum. Lezgi Minayənin kızı, Rüfetin sevgilisi benim ciyərparamdır. Peki, neden su Sürsan? Böyle şeye yol vermek olur?
-Mane Olmak için çok gayret ettim. Alınmadı..Qarda şım kızı çok seviyor.
-Zərnaz, Bu suçtur, faciadır ...
-Hem De sırdır. Eğer bu sırrı açsam, bana deli demez ler ki? Diyorsun, seni mutsuz elədim.Çimnazın benim kızım olduğunu söylersem, bedbextlerin sayı artmayacax mı? Şimdi anladın, ben neler çekiyorum? ..
Araz bu haberden çok sarsıldı. Ancak cevap almadığı
sorular onu daha çok rahatsız ediyordu. Bu nedenle qə tiyyətlə dedi:
-Zərnaz, Birincisi bana söz ver ki, böyle bir ağır günaha batmayacak. Hatayı ne ilese düzeltmek olur, ama suçu yok! Söz ver ki, atangil piyasadan gelen gibi gerçeği açıp diyeceksin. Kimlerinse ne diyeceğini, nasıl kabul edeceklerini düşünmeden sadece düzünü diyeceksin. Başa düş, bu affedilmez suçtur. Söz ver bana! Yoksa, ben kendim ...
-Özünü Belaya salma. Senin eziz canına yemin ederim ki, birkaç saat sonra her şeyi açıp derim.
-İkincisi, De görüm çocuğunun sağ olduğunu neden gizle misen?
-Bədbəxtlik Baş verenden sonra Mehman da, ebeveyn leri de bizden el çekmirdiler. Toyumuzu istiyor diler. Mehman bana çok yalvardı. Dedim ki, Arazdan başka kimseyi sevmiyorum, sevməyəcəm de! Hamile olduğumu öğrenince babam dedi ki, Yuk Nerimanın üre mesi bana gerekmez. Kürtaj yaptırmaya de izin ver medim. Beni doğuma gibi köyde bıraktılar. Bölge hastanesinde yatarken o gün lezgi Minayənin de kızı oldu. Gece hemşirenin ehtiyatsızlığından çocuğu öldü. Hemşirenin da iki bebek yavrusu vardı. Kocası Karabağ uğrunda savaşlarda şehit olmuştu. Ya Ziq mahkemeden çok, Minayənin kardeşlerinin onu öl dürəcəyindən korkuyordu. Düşündüm ki, kızımı çocuk evine vermektense tanıdığım kadına versem iyidir. Babam da demişti ki, çocuklar eve gelmeyecek!Cemaat de meşin ki, "Behbudun kızı bic doğup". Böyle olunca hemşireyle xelvetce kızımı ölen çocuğun yerine koy dux. Lezgi Minayə ilk kez benim bebeğimi gördü. Kendi çocuğunun öldüğünü bilmedi. Mehmanın annesi çocuğa ziyarete gelmişti. Ona da yalandan dedim ki, çocuklar öldü. "Balamın yadigarı" deyip, ağlayanda bildim ki, Mehman öldü, mahkeme olup, cemaat her şeyi bilir. Artık geçti. Ben bu olanları bilseydim, ellerimle ba lamı başkasına vermezdim.
-Keşke, O çocuğu dünyaya gətirməzdin. Facielerin de sa yı ziyadelik ... Çocuğu verdikten sonra serbest idin. Peki neden beni gözlemedin? Qorxdun ki, on yıl gibi türme de çürüyərəm?
-Bu Kadar acımasız olma. Araz, seninle ölüme de giderim. Hastaneden çıktıktan sonra annemi ikna ettim ki, Bakıya - əmimgilə gidelim. Oradan da seni görmeye gələcəkdim. İsteyirdim ki, masum olduğu mu bilesen. Doğrusunu söylemek gerekirse, nasıl varamsa algılayabilir cəyinə ümidim de vardı.
-O Fikri bacıma demiştim.
-Nasıl?
- Mahkeme günü Günel'e söyledim ki, Zərnazı gör, de ki, beni beklesin. Nasıl varsa, qebulumdur.
-Ancak Günel aksini dedi:
-Nasıl Yani aksini? ..
-Bakı Gitmeye, senin görüşüne hazırlaşırdım.Həmin zaman Günel bize geldi. Fikrimi ona da açıkladım. Dedi ki, Aras'ın adını çekme. Gözüne görünme. And içip ki, seni nerde görse, öldürecek. Dedim ki, katılıyorum, koy öl dursun. Beni rencide etti. Kardeşimi müebbet hapis
de çürütmek istiyorsan, git - dedi.
- Aras'ın gözleri hedeqesinden çıktı.
-Benim Doğma bacım..Ola bilmez! Bundan sonra kime inanayım? Dehşet! Dehşet! Onu bu yalana kim vadar edib?
-Söhbətindən Anlaşıldı ki, Günel Mehmanı seviyormuş. Onun ölümünde beni suçlu saydığı için nefretin den yapmıştır.
-Beş! Hiçbir şey duymak istemiyorum. Bu musibetin sonu olacak mı? Neydi bizim günahımız?
-Sevgimizdə Cesur olmadıx. Cesaretsiz sevgi bu tür yetim kalıyor, Araz ... Bu nedenle ...
-Fəlsəfəni Kaydedin! Bakü'de görüştük. Sana döne döne de dimmi ki, beni bekle! Nasıl varsan, qebuluma. Dedimmi?
-Dedin..Hətta Dedin ki, olanları anma, türmede çok qalmayacam.
Hirsinden Aras'ın dişi bağırsağını kesiyordu. Bir yerde karar tutamayıp, odada var-gel yapıyordu. Yine de Zer nazın omuzlarından tutup sımsıkı salladı.
- Bes neyçün gozlemedin? Cevap ver! Onda ki, hiçbir engel olmadı.Həsrətlə, umutla, birbirimizden ayrıldık. Neden kayboldu çıktın?
-Seninle Görüşende aile kurmuştum. Son kez seni görmek istiyordum. Gerçeği sana söylemedim. Türmeden çıktığında her şeyi bilecektin. Oradan çabuk çıkılması için Riyad elinden geleni yaptı. Sana gereken şeyleri onunla yollayırdım. Ancak sen bilmiyordun ...
Araz alay ile Zərnazı baştan ayağa süzdü:
-Aile Qurmuşdun? Bebeği başkasına verenden iki yıl sonra ere gittin? Ərsizliyə tahammül bilmedin? Sevimli Ri ya dinl da bana yardım gönderdin ...
-Meni Bu kadar aşağılama, Araz ...
-aksine, Zərnaz hanım! Beni alçaltdın. Məhəbbət ezabında boğdun beni!
-Araz, Ailem-çocuğum, varım-devletim, her şeyim var. Ancak bunların hiçbiri sana olan sevgimi bedel yapamıyor-bilmeyecek de ... Kendimi-kendimden aldın. Neden böyle qeddarlıqla suçluyor?
Zərnazın gözyaşları Aras'ın kalbini kövrəltdi.Sərt Tanyu sığın pişman oldu. Nazik kızın dizlerini sardı. Önünde diz çöktü.
-Zərnaz, Beni anla. Kendimle bilmiyorum. Bağışla, çok sert konuştum. Benim sönmeyen aşkım! Bu belki de qismetimize düşen son fırsattır. Gel, birlikte sevgimizi ebediyen siyah giyinmeye qoymayax. İnsan gibi sevip sevilek. Gözlerinde yaş görünce sen den de çok üzülüyorum. Rahimin gelsin, beni deli ye çevirme! Her şeyi olduğu gibi bırakalım, buralardan uzaqlaşaq!
-Hara? Bu mümkün mü?
-Mümkündür! Hangi yabancı ülkeye istiyorsan, gidelim. Buna her türlü imkanım var. Saf Aşkımıza qənim kəsil diler. Yalvarırım, razı ol, uzaqlaşax buralardan ...
Araz nevazişle Zərnazın saçlarına mesh edip, ondan cevap bekliyordu. Ortalığa üzüntülü sessizlik oldu. Zer naz fikirləşirdi..Beyninin derinliklerinden dumanlı bir fikir yavaş yavaş bilince doğru yükseliyordu. Qalxdıqca da, fikir demektir, elmas gibi cilalanırdı: "Demek ki, ben aklımda soğuk teori hazırlamalıdır. Bu nəzəriy yeler yaşananlar hakkında soğuk yargı yürüt məlidi. Soğuk yargılar sağlıklı insanın kalbine ateş düşürüyor - yanan kalbe çevirir.Evet! Evet! Aklın soğuk yargısı kalbe ateş düşürüyor. Et parçası odu soğuk şey lerden alır ya da başka açıdan yanaşsam, soğukkanlı olsam, kalbime soğuk taş bağlasam birçok sorunlardan muaf olacam. Ya saf sevgiyle sevdiğim Aras'ın teklifini kabul etmeli, yani el qınağı na göz yumup onunla Azerbaycan'ı terk etmeli, ya da kalbime bir kez taş bağlayıp Riyadla, evlat larımla birlikte olmalıyım ... Öyle güçlü hisler var ki, onları başka hislere kurban vermek imkansız dür. Öyle hisler de var ki, içimde onu boğa bilirim. Ben zıt hisslerimle yüz yüze kaldım. Ya Araz, ya da lekesi örtülüp-gömülmekten olan temiz kadın adını lekelemek! Demek ki, benim mutluluğum, eğer ona hoş bəxtlik caizse, yani görünüşte sakin hayatım tüm varlığımla sevdiğim Arazdan imtina etmeyimde ... ".
Araz Zərnazın derin fikre gittiğini gördü:
-Ne Oldu, ezizim? Senden cevap bekliyorum ... Zərnaz dikkatle Aras'ın yüzüne bakıyordu ... Aras'ın kalbi heyecan dan öyle atıyordu ki ... Kızın cevabı onun hayatını ta Mamilê değiştirebilir olabilir. Heyecandan boğazı kurumuş du. Titrek sesle dedi:
-Zərnaz, Bana bu kadar acı verme ... Bir söz de ...
Zərnaz ise kalbinde "yok" cevabını nasıl diyeceğini takdir biçirdi. Aras'ın ondan nefretle ayrılmasını iste mirdi. Ancak başka yolu da yoktu. Derinlemesine göğüs ötürüb, ağır ağır dillendi:
-Araz, Bugüne kadar kalbime birkaç kez taş bağla mışam. Bugün bir kez taş bağlayıp, seni senden çok sevdiğim halde teklifini kabul etmiyorum. Bebeğim, beni devamlı unut - deyib, öyle dertli-üzgün ağladı ki, Araz da kendini alamadı. Birbirlerine kavuş masalar da, gözyaşları birbirine karıştı - kavuştu.
Onlar son kez gol-boyun oldular. Araz kendisini ele alıp şöyle dedi:
Neden böyle yaptın, Zərnaz? Sonra da diyorsun ki, günahsızam. Kendini de, beni de mutsuz etmeyin gü nah değil mi? Yalvarırım, razı ol !!
-Geriyə Yol yoktur, Araz ... beni bağışla!
-Həyatımı Alt üst ettin! Toz, Zərnaz! Dedi kapıdan çıktı.
Zərnaz onun arkasından seslendi:
-Araz! Araz! Anla! Başka çarem yok! Odaya geçip hüngür hüngür ağladı "İlahi seve seve sevdiğin den vazgeçmek ne kadar zor dərdmiş ... Bu kadar manevi ıstıraplara tahammül miyim? Birazdan sonraki taşı kalbime kapatıp acı gerçeği deyəcəm..Qızımla, kar daşımın seven kalpleri yaralayacam. Beni anlam cəklərmi, bağışlayabilir mi? Bilmiyorum !! ".
Atasıgilin gelmelerine az kalıyordu. El-yüzünü yıkayıp, üz-gözünü seliqeye düşürdü. Pencereden avluya baktı. Lek lerin qırağına serpilmiş günəbaxanlar dikkatini çekti. "İlginçtir, günabaxanların hepsi güne yok, yere bakıyorlar. Muhtemelen günəbaxanlar da bu günaha batmaya, gerçeği gizlətməyimə göre utanç çekiyorlar ... Her şey kendi axarına düşende günəbaxanlar daha yere yok, bugüne baxacaxlar ... ".
Avlu kapısının açıldığını gördü.Valideynləri, kardeşi ellerinde hediyeler diye-güle basamakları qalxırdılar. Zərnaz onların aldığı her şeye gergin, sıkıntı bakışla göz saldı.Qəlbini üzüntü ve acı bir duygu sancdı ...
SON

 



Bu yazı 470 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Çıldır da Tarihi An Tren Geldi
    Çıldır da Tarihi An Tren Geldi
  • Ardahan'da Milli Birlik Yürüyüşü
    Ardahan'da Milli Birlik Yürüyüşü
  • 20’nci Uluslararası Göle Kültür ve Kaşar Festivali
    20’nci Uluslararası Göle Kültür ve Kaşar Festivali
  • Köprülü Yayla Şenlikleri
    Köprülü Yayla Şenlikleri
  • Çıldır Gölünde Bir İlk Kabotaj Bayramı
    Çıldır Gölünde Bir İlk Kabotaj Bayramı
  • Bakan İsmet Yılmaz ve Mahir Ünal Ardahan da
    Bakan İsmet Yılmaz ve Mahir Ünal Ardahan da
  1. Çıldır da Tarihi An Tren Geldi
  2. Ardahan'da Milli Birlik Yürüyüşü
  3. 20’nci Uluslararası Göle Kültür ve Kaşar Festivali
  4. Köprülü Yayla Şenlikleri
  5. Çıldır Gölünde Bir İlk Kabotaj Bayramı
  6. Bakan İsmet Yılmaz ve Mahir Ünal Ardahan da
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Ardahan Belediyesi Tiyatro Günleri
    Ardahan Belediyesi Tiyatro Günleri
  • Aslan Çetelerinin İnfaz Görüntüleri
    Aslan Çetelerinin İnfaz Görüntüleri
  • ARDAHAN'DA 23 ŞUBAT KURTULUŞ COŞKUSU
    ARDAHAN'DA 23 ŞUBAT KURTULUŞ COŞKUSU
  • Çıldır Kristal Göl Kış Şöleni Nefes Kesti
    Çıldır Kristal Göl Kış Şöleni Nefes Kesti
  • Çıldır Kristal Göl Kış Şöleni Nefes Kesti
    Çıldır Kristal Göl Kış Şöleni Nefes Kesti
  • Ardahan ın Tanıtım
    Ardahan ın Tanıtım
  1. Ardahan Belediyesi Tiyatro Günleri
  2. Aslan Çetelerinin İnfaz Görüntüleri
  3. ARDAHAN'DA 23 ŞUBAT KURTULUŞ COŞKUSU
  4. Çıldır Kristal Göl Kış Şöleni Nefes Kesti
  5. Çıldır Kristal Göl Kış Şöleni Nefes Kesti
  6. Ardahan ın Tanıtım
VİDEO GALERİ
YUKARI