HABER AKIŞI

İstanbul'daki dörtlü Suriye zirvesi sonrası Erdoğan, Putin, Merkel ve Macron'dan ortak açıklama

 Tarih: 27-10-2018 20:22:00  -   Güncelleme: 28-10-2018 00:21:02
İstanbul'daki dörtlü Suriye zirvesi sonrası Erdoğan, Putin, Merkel ve Macron ortak açıklama yaptı. "Toplantımızın ve aldığımız kararların, Suriyeli kardeşlerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum." sözleriyle konuşmasına başlayan Erdoğan, "Sahada tam olarak ateşkesin sağlanması ve hakim kılınması ile akan kanın bir an önce durdurulması hedefimiz var." dedi. Erdoğan, "Suriye ihtilafının küresel bir sorun haline dönüşmesinin en önemli sebebi, uluslararası toplumun meseleyi yeterince sahiplenmemesidir." ifadesini kullandı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev  sahipliğinde düzenlenen Suriye konulu zirveye katılan liderler, akşam yemeğinde  bir araya geldi. 

Vahdettin Köşkü'nde 2 saat 45 dakika süren zirvenin ardından Türkiye  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Fransa  Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Başbakanı Angela Merkel ortak basın  toplantısı düzenledi.

Liderler, basın toplantısından sonra akşam yemeğine geçti.

Akşam yemeğine Türkiye'den; Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Hazine  ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Rusya'dan;  Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Almanya ve  Fransa'dan özel danışman ve temsilciler de katıldı.

Türkiye Cumhuriyeti, Fransa Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu Devlet Başkanları ile Almanya Federal Cumhuriyeti Şansölyesi tarafından yapılan ortak açıklamada şu ifadelere yer verildi;

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Emmanuel Macron, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Sayın Vladimir Putin ve Almanya Federal Cumhuriyeti Şansölyesi Sayın Angela Merkel 27 Ekim 2018 tarihinde İstanbul’da Suriye konulu Dörtlü Zirve'de biraraya gelmişlerdir.

Devlet Başkanları ve Şansölye;

Suriye ihtilafına dair son gelişmeleri ele almışlar ve Suriye ihtilafından kaynaklanan bölgesel ve küresel güvenlik ile istikrara yönelik risk ve tehditler karşısındaki ortak kaygılarını ifade etmişlerdir.

Suriye Arap Cumhuriyeti’nin egemenliği, bağımsızlığı, birliği ve toprak bütünlüğü ile Birleşmiş Milletler Şartı’nın amaç ve ilkelerine olan kuvvetli taahhütlerini teyit etmişlerdir.

Süregiden ihtilafa askeri çözüm getirilemeyeceğine ve ihtilafın yalnızca BM Güvenlik Konseyi'nin 2254 sayılı kararıyla uyumlu olarak müzakere edilmiş bir siyasi süreç yoluyla sona erdirilebileceğine dair güçlü inançlarının altını çizmişler ve bu çerçevede, Suriye ihtilafına muteber ve sürdürülebilir çözüm bulunmasına katkı sağlamayı amaçlayan tüm uluslararası girişimler arasında eşgüdümün artırılmasının önemini vurgulamışlardır.

BM Güvenlik Konseyi tarafından terörist olarak tanımlanan DEAŞ, Nusra Cephesi ile El Kaide veya DEAŞ’la bağlantılı tüm diğer bireyler, gruplar, teşebbüsler, oluşumlar ve diğer terörist grupların tamamen ortadan kaldırılması amacıyla terörle mücadelede kararlılıklarını teyit etmişlerdir.

Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğü ile komşu ülkelerin ulusal güvenliğine zarar vermeyi amaçlayan ayrılıkçı gündemleri reddetme kararlılıklarını ifade etmişlerdir.

Türkiye Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu tarafından 17 Eylül 2018 tarihinde Soçi’de imzalanan İdlip Gerginliği Azaltma Bölgesindeki Durumun İstikrarlaştırılmasına İlişkin Muhtıra’yı memnuniyetle karşılamışlardır.

Ağır silahların ve radikal grupların Muhtıra uyarınca tesis edilen silahtan arındırılmış bölgeden çekilmesinde sağlanan ilerlemeyi takdir etmişlerdir.

Teröre karşı mücadeleye devam etme gerekliliğinin altını çizerken, Muhtıra’da öngörülen etkili önlemlerin tam olarak uygulanması ve tüm ilgili tarafların Muhtıra hükümlerine riayet etmesi suretiyle sağlanacak kalıcı bir ateşkesin önemini vurgulamışlardır.

Suriye’de herhangi bir tarafça kimyasal silah kullanılmasına azami surette karşı olduklarını teyit etmişler ve tüm taraflara Kimyasal Silahların Geliştirilmesinin, Üretiminin, Stoklanmasının ve Kullanımının Yasaklanması ve Bunların İmhası ile İlgili Sözleşme’ye tam riayet etmeleri çağrısında bulunmuşlardır.

BM’nin kolaylaştırıcılığında ve Suriyelilerin öncülük ve sahipliğinde yürütülücek kapsayıcı bir siyasi sürece desteklerini ifade etmişler ve Suriyeli taraflara bu sürece aktif katılım sağlama çağrısında bulunmuşlardır.

BM gözetiminde, en yüksek uluslararası şeffaflık ile hesapverilebilirlik standartlarına uygun olarak, diaspora mensupları da dahil seçime katılma hakkına sahip tüm Suriyelilerin katılımıyla düzenlenecek serbest ve adil seçimlerin zeminini oluşturmak üzere Suriye’de anayasal reformu gerçekleştirecek Anayasa Komitesi’nin Cenevre’de kurulması ve erken bir zamanda, şartları gözeterek, bu yıl sonu itibariyle toplanması çağrısında bulunmuşlardır.

Siyasi sürecin sürdürülmesine ve ateşkesin kalıcı olmasına katkı sağlanmasını teminen güven artırıcı önlemlerin uygulanmasının önemini vurgulamışlar ve ilgili Çalışma Grubu tarafından BM ile Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) uzmanlarının katılımıyla çalışmalar yürütülen, zorla alıkonulanlar/kaçırılanların serbest bırakılması, cenazelerin teslimi ve kayıp şahısların tespiti konularına desteklerini beyan etmişlerdir.

İnsani yardım kuruluşlarına Suriye genelinde hızlı, güvenli ve kesintisiz erişim sağlanması ile Suriye halkının acılarının hafifletilmesi için ihtiyaç duyan herkese acil insani yardım ulaştırılması gereksiniminin altını çizmişler ve bu çerçevede, Suriye'ye yapılan yardımı artırmaları için başta Birleşmiş Milletler ve bağlı insani kuruluşları olmak üzere, uluslararası topluma çağrıda bulunmuşlardır.

Başta Türkiye, Lübnan ve Ürdün olmak üzere, evsahibi ülkelerle dayanışma içinde olduklarını teyit etmişler ve mültecilerin Suriye’ye güvenli ve gönüllü şekilde, uluslararası hukuka uygun koşullarda geri dönmelerine bağlı olduklarını hatırlatmışlardır.

Mültecilerin ve ülke içinde yerlerinden edilmiş kişilerin Suriye'de ikamet ettikleri asıl yerlere güvenli ve gönüllü olarak geri dönüşleri için gerekli şartların tüm ülke genelinde oluşturulması ihtiyacına işaret etmişler, geri dönenlerin silahlı çatışma, siyasi baskı veya keyfi tutuklamalardan korunması ve su, elektrik, sağlık ve sosyal hizmetler dahil olmak üzere insani altyapı gereksiniminin altını çizmişler ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) ile diğer uluslararası uzmanlık kuruluşları da dahil olmak üzere ilgili tüm taraflar arasındaki eşgüdüm ihtiyacını vurgulamışlardır.

Suriye’de barış ile istikrar için gerekli koşulların tesisini, siyasi bir çözümün teşvikini ve bu bağlamda uluslararası oydaşmanın güçlendirilmesini teminen birlikte çalışma taahhütlerini ifade etmişlerdir.

Fransa Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu Devlet Başkanları ile Almanya Federal Cumhuriyeti Şansölyesi, İstanbul’daki Dörtlü Zirve’ye evsahipliği yapmalarından ötürü Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a içten teşekkürlerini sunmuşlardır.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN DÖRTLÜ ZİRVE AÇIKLAMASI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına, "Bu önemli toplantı vesilesiyle dostlarımızı İstanbul'da ağırlamaktan duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum. Suriye konusunda istişarelerde bulunmak üzere davetimize icabet eden Sayın Putin, Sayın Macron, Sayın Merkel'e şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Toplantımızın ve aldığımız kararların Suriyeli kardeşlerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum." diyerek başladı.

Öncelikli olarak hedeflerin "sahada tam olarak ateşkesin sağlanması ve hakim kılınması ile akan kanın bir an önce durdurulması" olduğuna işaret eden Erdoğan, "Ayrıca Suriye halkının meşru talepleri doğrultusunda bir siyasi çözüme ulaşılması, böylece ülkede istikrarın sağlanması noktasında neler yapılabilir, bunları etraflıca ele alma fırsatını bulduk." dedi.

LİDERLERDEN SURİYE ZİRVESİ SONRASI ORTAK AÇIKLAMA

Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamalarından satır başları şöyle;

"Öncelikle şu gerçeğin altını çizmekte fayda görüyorum. Suriye ihtilafının küresel bir sorun haline dönüşmesinin en önemli sebebi, uluslararası toplumun meseleyi yeterince sahiplenmemesidir. Maalesef çok uzun bir dönem Suriye krizinden kaynaklanan sıkıntıların yükünü, Suriyeli siviller ile komşu ülkeler çekmek zorunda kalmıştır. Birçok ülke durumun vahametini ancak krizin etkileri kendi sınırlarına ulaşınca idrak edebilmiştir. Artık bu kayıtsızlığa bir son verilmesi gerekiyor. İnsani, siyasi ve diplomatik olarak inisiyatif alınmadığı takdirde Suriye'deki trajedi daha da kötüye gidecektir. Bugün bizleri İstanbul'da bir araya getir

en temel sebep işte budur. Astana formatında yürütülen iş birliği uluslararası topluma örnek olmuştur. Bugün, Fransa ve Almanya'nın da katılımıyla Astana'da yakalanan sinerjiyi daha ileriye taşıyabileceğimizi gördük. Bu olumlu iş birliğine ne kadar çok paydaş özellikle de paydaş ülke katkı sağlayabilirse kalıcı bir çözüme de o denli hızlı ulaşabileceğimize inanıyorum."

Bugün verimli ve samimi istişareler gerçekleştirdiklerini belirten Erdoğan, "Suriye'nin toprak bütünlüğü ile siyasi birliğine bağlılığımızı, ayrıca ihtilafa sadece askeri yöntemlerle çözüm bulunamayacağına dair inancımızı teyit ettik. Kalıcı çözüm yolunun, Suriye halkının öncülüğünde ve sahipliğinde Birleşmiş Milletler gözetiminde yürütülen müzakerelerden geçtiğini vurguladık." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İdlib konusunda Putin'in gayretleriyle imzalanan muhtıranın uygulanmasında sağlanan ilerlemenin teyit edildiğini vurgulayarak, "Muhtıraya riayet edilmesinin İdlib'teki mevcut ateşkesin korunması ve yeni bir insani krize mahal verilmemesi için taşıdığı öneme özellikle işaret ettik. İdlib'te sağlanan sükunetin tekrar yeşerttiği umuttan istifadeyle siyasi süreçte somut adımlar atılması gerektiğinin altını çizdik. Bu çerçevede anayasa komitesinin kuruluş sürecinin en kısa sürede şartları gözeterek, temennimiz odur ki yıl sonu itibarıyla tamamlanması çağrısında bulunduk." ifadelerini kullandı.

"TEHDİTLERİ KAYNAĞINDA BERTARAF ETMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ"

Erdoğan, konuşmasında, toplantıda ele aldıkları bir diğer önemli konunun Suriye kaynaklı terör tehdidi olduğunu dile getirdi.

Bu hususta gerek dört ülke arasında gerekse uluslararası toplum düzeyinde iş birliğinin artırılması noktasında mutabık kaldıklarını dile getiren Erdoğan, Türkiye'nin, 911 kilometrelik sınırı olması nedeniyle Suriye'de yuvalanan terör örgütlerinden en fazla zarar gören ülkelerden biri olduğunu kaydetti.

Erdoğan, bugüne kadar DEAŞ ve PYD tarafından gerçekleştirilen saldırılarda yüzlerce vatandaşın ve güvenlik görevlisinin yaralandığını, şehitler verildiğini belirterek, her iki terör örgütünü de kaynağından bertaraf etmek amacıyla Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatlarının gerçekleştirildiğini, toplamda da 7 bin 500 DEAŞ'lı ve PYD'li teröristi etkisiz hale getirerek 4 bin kilometrekarelik alanı terörden arındırarak önemli bir başarıya imza atıldığını vurguladı.

Türkiye'nin güvenli hale getirdiği Afrin, Cerablus ve El Bab gibi Suriye şehirlerinde huzur, emniyet ve barış olduğunu anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Hatta 260 binin üzerinde Suriyeli bu bölgelere geri dönmüş durumdadır. Biz bu sayının zamanla artacağına inanıyoruz. Türkiye, ne sınırlarında ne de Suriye'nin herhangi bir bölgesinde terör gruplarının palazlanmasına müsamaha göstermeyecektir. Terörle mücadele kisvesi altında sahada yeni emrivakilerin dayatılmasını da asla kabul etmeyeceğiz. Fırat'ın batısında olduğu gibi doğusunda da milli güvenliğimize yönelik tehditleri kaynağında bertaraf etmeyi sürdüreceğiz. Zirvede Suriye itilafının insanı boyutunu da konuştuk. Suriye halkına insani yardımın sürdürülmesi gerektiği konusunda mutabık kaldık. Bugün Suriyeli mültecilerin ülkelerine geri dönüşü konusunu da ele aldık. Geri dönüş sürecinin uluslararası hukuka uygun olarak gönüllülük esasına göre güvenli biçimde ve Birleşmiş Milletler ile eşgüdüm halinde yürütülmesi gerektiği hususunda fikir birliğine vardık."

ADİL YÜK PAYLAŞIMI KONUSUNDA TAAHHÜTLER

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin 3,5 milyon Suriyeliye ev sahipliği yapmak suretiyle bu konuda en fazla öne çıkan ülke olduğunu vurgulayarak, Suriyeli sığınmacılar için harcanan 33 milyar doların Türkiye'nin fedakarlığını açıkça gösterdiğini söyledi.

Adil yük paylaşımı hususunda Avrupa Biriliği'nin verdiği taahhütlerin yerine getirilmesini beklediklerini de hatırlatmak istediğini dile getiren Erdoğan, diğer ülkelerden de yaklaşan kış şartlarını düşünerek Suriye halkının ihtiyaçları için desteklerini artırmaları çağrısında bulunduğunu kaydetti.

Erdoğan, sahile vuran masum çocuk bedenlerinin Suriye'de 7,5 yıldır yaşanan dramın ve çatışmaların en acı sembolleri olduğunu belirterek, başta zirveye katılan ülkeler olmak üzere herkesin bu trajediyi sonlandırmak için mücadele etmesi gerektiğini anlattı.

Bugünkü zirve toplantısında Suriyelilere ve uluslararası topluma önemli mesajlar verebildiklerini düşündüğünü anlatan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Zirve katılımcıları olarak gerek sahadaki durumun iyileştirilmesine gerek siyasi süreçte ilerleme sağlanmasına yönelik çabalarımızı artıracağımıza inanıyorum. Diğer ülkeleri de bu gayretlere destek vermeye çağırıyorum. Türkiye olarak soruna çözüm bulmaya yönelik mücadelemizi hem Astana platformunda hem bugünkü gibi farklı ve daha geniş platformlarda sürdürmekte kararlıyız. Şüphesiz ki bu kararlılığımız aynı şekilde Astana sürecinin bir diğer üyesi konumunda olan İran'ı da ilgilendirmektedir. Bu attığımız adımlar, yaptığımız görüşmelerden tabii ki İran'ı da bilgilendireceğiz, haberdar edeceğiz ve bu sürecin çok daha olumlu şekilde devamını sağlamakta, bunu gerekli görüyoruz. Bu kararlılık Suriye halkıyla dayanışmamızın bir gereği, Suriyeli kardeşlerimize karşı boynumuzun borcudur."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda katılımcılara şükranlarını sunarak, zirve toplantısının Suriye'de çözüm umutlarını tekrar yeşertmesini diledi.

"CEMAL KAŞIKÇI KONUSU ELE ALINDI"

Basın toplantısında soruları yanıtlayan Erdoğan, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesi konusunda liderlere bilgilendirme yapılıp yapılmadığına ilişkin bir soru üzerine şunları söyledi:

"Merhum Cemal Kaşıkçı ile ilgili olarak ikili görüşmelerimizde bu konuyu ele aldık ve gerekli bilgileri kendilerine verdim. Daha önce de zaten istihbarat örgütlerimizle yapılmış olan bu konuda çeşitli bilgilendirmeler oldu. Detaya, bugün yaptığımız ikili görüşmelerle girmiş bulunuyoruz. Şunu çok açık net tekrar burada ifade etmek durumundayım, şu anda uluslararası medyanın burada oluşu da böyle bir cevabı vermemi gerektirir. O da şudur; her şeyden önce içeride 18 tane tutuklu var. Bu 18 tutuklu malum ülkemize gelen kişilerdir. Bunlar 15, 9 artı 6, ayrıca 3, böyle bir dağılımı var. Bu 18 kişiyi Türkiye'ye kimler gönderdi? Bunun cevabını tabii ki Suudi yetkililerin vermesi gerekir. Daha sonra bir açıklama Suudi Arabistan'ın yetkili mercilerinden geldi. O da Türkiye'deki yerli işbirlikçilere cesedin teslim edildiğine dair veya onlarla farklı bir iş birliğine girmek suretiyle böyle bir adımın atıldığı söylendi. O zaman bu yerli işbirlikçi kimdir? Bunu da yine bu açıklamayı yapan kişi veya kişilerin ortaya koyması gerekmektedir. Her türlü cezai müeyyideye çarptırılacaklarını söylüyorlar. Suçun işlendiği yer İstanbul'dur, dolayısıyla Suudi Arabistan bu yargılamada eğer kendileri bu işi yapmayacaklarsa bu yargılamayı Türk yargısı olarak bizim yapmaya hazır olduğumuzu dün Adalet Bakanlığımız vasıtasıyla kendilerine bu çağrıyı yazılı olarak resmi kanallardan da yapmış bulunuyoruz. Şimdi oradan bunun cevabını tabii ki bekleyeceğiz. Suudi Arabistan başsavcısını yarın buraya gönderiyor ve İstanbul başsavcımızla başsavcı kendi yanındaki heyetiyle görüşmeleri yapacaklar. Bu görüşmenin neticesini de önemsiyoruz."

Erdoğan, bu süreçte emniyet teşkilatı, istihbarat teşkilatı ve yargı teşkilatının yoğun bir çalışma içerisinde olduğunu belirterek, "Bu çalışmalar bitmemiştir, hala aynı hassasiyet içerisinde devam etmektedir." dedi.

"TÜRK YARGISININ VERECEĞİ KARARA SAYGI DUYMAK ZORUNDA KALIRIZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'da bir Alman vatandaşının tutuklanmasına ilişkin soruya, "İstanbul'daki Alman ile ilgili olarak da bu kişiyle ilgili mahkeme cezasını vermiştir. Mahkemenin verdiği ceza ile birlikte temyiz yolu açıktır. Bu temyiz yoluna da müracaat etmek suretiyle Türk yargısının vereceği karara hep birlikte saygı duymak zorunda kalırız." karşılığını verdi.

"SURİYE HALKI ONUNLA İLGİLİ KARARI VERECEKTİR"

Toplantıda bir gazeteci, liderlere, "Suriye'nin gelecekteki devlet yapısını ne şekilde gördükleri, Esed'in durumunun ne olacağı ve İdlib konusundaki anlaşmadan memnun olup olmadıkları" sorusuyla birlikte "dörtlü zirvenin genişleyip genişlemeyeceği, ABD'nin ya da başka bir ülkenin katılıp katılmayacağı" yönünde soru yöneltti.

"Öncelikle Esed'in durumu ne olacak?' sorunuzun cevabını vereyim" diyerek sözlerine başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, soruyu şöyle yanıtladı: 

"Her şeyden önce tabii buradaki irade kişilere ait olan bir irade değildir. Esed'in durumunu belirleyecek olan irade Suriye halkının iradesidir. İçeride ve dışarıdaki tüm Suriye halkı, onunla ilgili kararı verecektir. Tabii bize göre Esed, 1 milyona yakın vatandaşının maalesef hayatına kast etmiş bir insan konumundadır. Dolayısıyla bize göre muteber bir konumda değildir. Nitekim şu ana kadar yaşananlar ortadadır. Hala oradaki işte katliamlar aynen devam etmektedir. Temennimiz odur ki artık bu süreç bitmiş olur ve böylece Suriye'de insanlar hayatının nasıl devam ettirecek sorusuna çok da rahatlıkla bir cevap bulmuş olur."

İdlib'te şu an 3,5 milyon insanın yaşadığını aktaran Erdoğan, sözlerini şöyle devam ettirdi:

"İdlib'te yaşayan bu insanlar oraya nereden geldiler? Onlar da Halep'ten kaçarak, ne yazık ki o varil bombalarından kaçarak İdlib'e geldiler. Son dönemlerde İdlib'te de yaşam hakları ortadan kalktı ve bu defa oradan nereye kaçacaklardı? Kaçacakları tek yer vardı. O da Türkiye. Türkiye'den başka sığınacakları, kaçacakları hiçbir yer yoktu. Zaten bizde 3,5 milyon insan şu anda bize iltica etmiş, bizde. Yeni bir 3,5 milyon insan, ne kadarı İdlib'ten kaçardı, bunu bilemiyoruz ama sağ olsun Sayın Putin ile yapmış olduğumuz görüşmeler neticesinde, attığımız adımlarla İdlib sürecinde 10 maddelik muhtıra gerçekten burada yeni bir süreci başlattı ve bu süreçle orada bir kalıcı -temennimiz odur ki- ateşkesi sağlamış olduk. Öyle veya böyle kalıcı sürdürülebilir böyle bir ateşkesin devamı, tabii ki orada yaşayan insanları rahatlattı. Fakat, bütün o yıkılan binaları gördüğümüzde, o binaların altında kalan insanları -tasavvur edebiliyor musunuz?-, bunları gördüğümüzde tabii bizler siyasetçi olarak, devlet başkanları, cumhurbaşkanları olarak acaba bunun bedelini nasıl ödeyeceğiz diye düşünmek durumunda kalıyoruz."

Suriye'nin kuzeyinden mülteci olarak gelenlerle ilgili Türkiye'nin attığı adımların ortada olduğunu dile getiren Erdoğan, "Onlara yönelik şu anda verdiğimiz destekler ortada. Tabii insani olarak birçok destekleri vermek durumundayız. Nitekim bugünkü yaptığımız görüşmelerde insani olarak ne gibi destekler verebiliriz, eğitimde, sağlıkta, altyapı, üst yapı ne gibi destekler verebiliriz bütün bunları görüşme fırsatını bulduk, bunların adımlarını attık. Temenni ediyorum ki buralarda da mesafe alacağız. Son olarak genişleyebilir mi sorusunu sordunuz, bu yine birlikte atacağımız adımdır, birlikte vereceğimiz karardır, ona göre bu dondurulmuş bir yapı değildir. Eğer böyle bir şeyin kararını verirsek, Astana'da olduğu gibi böyle bir adımı burada da atmamız mümkündür." şeklinde konuştu. 

"60 BİN KİŞİNİN İDLİB'E DÖNMÜŞ OLMASI, BU SÜRECİN BAŞARISIDIR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İdlib konusundaki soru üzerine İdlib konusunda aralarında 10 maddelik muhtıranın birçok şeyi cevapladığını belirterek, şunları söyledi:

"Her şeyden önce malum 12 gözlem noktasıyla zaten orada Rusya Federasyonu'yla gayet dayanışma içerisinde bir çalışmamız var. 12 gözlem noktasının dışında da 10 gözlem noktasına Rusya Federasyonu malum sahip. Tüm bunların hepsi bölgenin güvenliğine yönelik adımlardır. Fakat hepsinden öte İdlib muhtırasındaki dikkat çeken konu aşırı radikal güçlerin Türkiye tarafından kontrol altına alınmasıdır. Ama bunun dışında da rejimin aynı şekilde 15-20 kilometrelik o bölgede herhangi bir tehdidini kaldırma sürecini de Rusya Federasyonu'nun kendi kontrolü altına almış olmasıdır. Bütün mesele burada ağır silahların İdlib merkezinden tamamen çekilerek, bunların merkezde sivil halkı rahatsız etmemesinin sağlanmasıdır. Bunun yanında yine aynı şekilde oradaki yapılacak silahlı saldırılar karşısında bir mutabakat, dayanışma içerisinde Türkiye ve Rusya Federasyonu'nun alacağı tavırdır ve alt birimlerimiz her an çalışmalarını sürdürmektedir. Burada savunma olsun, istihbarat olsun, dayanışmalarını sürdürüyorlar. Hedefimiz buradaki sivil halkın huzurunu sağlamaktır. Nitekim şu ana kadar da yaklaşık 60 bin kişinin İdlib'e dönmüş olması, bu sürecin başarıdır. Bunun için Sayın Putin'e de teşekkür ediyorum. Burada gayreti olan bütün arkadaşlarımıza ayrıca teşekkür ediyorum." 

Rusya Devlet Başkanı Putin'in açıklamalarından satır başları şöyle;

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İstanbul'daki Suriye konulu dörtlü zirvede düzenlenen ortak basın toplantısında, Türk, Fransız ve Alman mevkidaşlarıyla Suriye meselesindeki ilkesel tavırları yakınlaştırma konusunda çalıştıklarını söyledi.

"SURİYE HALKI KENDİ GELECEĞİ HAKKINDA SÖZ HAKKINA SAHİP OLMALI"

Dört ülkenin ileride de Suriye'deki durumun normalleşmesi için ortak çalışma yapmaya devam edeceğini vurgulayan Putin, şunları söyledi:

"Bunun için elverişli şartlar sağlandı. Türkiye, Rusya ve İran'ın Astana formatı çerçevesinde yürüttükleri faaliyetler sayesinde ülkenin büyük bölümü teröristlerden arındırıldı. Ülke adım adım barışa doğru ilerliyor."

"Suriye'de çözüm ancak diplomasi yoluyla mümkün olabilir." diyen Putin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2254 sayılı kararı çerçevesinde Suriye'nin toprak bütünlüğü ve egemenliğine saygı çerçevesinde siyasi çözümün mümkün olacağını belirtti.

"BİZİ SON DERECE TİTİZ BİR ÇALIŞMA BEKLİYOR"

Putin Suriye halkının kaderini kendisinin tayin etmesi gerektiğini kayederek, şöyle devam etti:

"Bu amaçla Astana formatının ve küçük grupla çabalarını birleştirmesini bu yönde görüştük. Suriye'deki siyasi çözümün sahada hızlı ilerlemesine, yapıcı tutum sergileyen Suriye temsilcilerini bu sürece dahil etmeye çalışacağız. Öncelikle Cenevre'de anayasa komitesi çalışmalarına başlamamız gerekiyor." 

Komitenin Suriye'deki toplumun tüm katmanlarınca tanınması gerektiğinin altını çizen Putin, "Çoktandır ihtiyaç duyulan anayasal reformları yapabilecektir. Bu da Suriye'deki devleti daha güçlü hale getirecektir. Böylece Suriye'deki toplumu birleştirecektir. Bizi son derece titiz bir çalışma bekliyor." diye konuştu.

Putin, Suriye'de şiddet oranının önemli ölçüde azaltıldığına değinerek, "Fakat orada biriken radikal unsurların temizlenmesi gerekiyor. Bu bizim için son derece güncel bir hedeftir. Savaş tecrübesini elde eden bu caniler, ülkelerimizde sessizce taraftar devşirebilir. İdeolojilerini topluma aşılayabilir. Bu kabul edilmez bir şeydir." ifadelerini kullandı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Alman ve Fransız mevkidaşlarını Soçi mutabakatıyla ilgili bilgilendirdiklerini söyleyen Putin, "Silahsızlanmış bölgenin oluşturulmasının geçici bir tedbir olduğu düşünüyoruz. Kısa süre içinde hem muhaliflerin hem de ağır silahların çekilmesi için çaba sarf edeceğini ümit ediyoruz. Türk partnerlerimiz bununla ilgili elinden geleni yapıyor." şeklinde konuştu. 

Putin, "Rusya, Suriye Arap Devleti'ne terör tehdidinin ortadan kaldırılmasına kararlı bir şekilde yardımcı olacaktır." dedi.

İnsani yardım noktasında da Rus lider Putin, mültecilerin dönüşü konusuna değinerek, "Uluslararası toplumun el ele çaba sarf etmesi lazım." ifadesini kullandı. 

"Bizim şöyle bir teklifimiz var. Mültecilerle ilgili bir uluslararası konferans düzenlemeyi hedefliyoruz." diyen Putin, bu olmazsa ilerleme kaydedilemeyeceğini söyledi.

"ŞİMDİ ÜÇÜNCÜ LİSTEYİ HAZIRLIYORUZ"

Putin, toplantıda, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Türkiye, Rusya, Fransa ve Almanya'nın aynı formatta bir daha bir araya gelip gelmeyeceğine ilişkin bir soruya Putin şöyle cevap verdi:

"Bu konuda henüz bir anlaşma sağlamadık. Her şey olabilir. Katılımcıların sayısının artırılması faydalıdır diye düşünüyorum. İlk olarak Astana Grubu ile küçük grubun birleştirilmesini Fransa Cumhurbaşkanı teklif etti. Cumhurbaşkanı sayın Erdoğan bunu faal bir şekilde destekledi. Bugünkü görüşmemizin girişiminde bulundu ve bence faydalı bir görüşme oldu."

Rus lider, bir soru üzerine, "Suriye'nin meşru hükümetine saygı duyulmalıdır. Herkes Suriye rejimi diyor burada. BMGK kararında ise Suriye Arap Cumhuriyeti hükümeti ifadesi kullanılıyor. Suriye'nin meşru hükümetine saygı duymaktan yola çıkarak, muhalefetle verimli diyalog kurmak için her zaman Suriye hükümetini böyle yapıcı diyaloga çağırıyoruz." ifadelerini kullandı.

Anayasa komitesi çalışmalarına konusunda ise Putin, "Senenin sonuna kadar ilgili şartlar oluşursa anayasa komitesi tamamen oluşturulacaktır ve faaliyetlerine başlayacaktır." diye konuştu. 

Komitenin iki parçasının (rejim ve muhalefetin listesi) tamamlandığını, halihazırda STK'leri içeren üçüncü parça üzerinde çalıştıklarını anımsattı. 

Putin, "İran, Astana ve barış sürecinin garantörlerinden biridir. Gerginliği Azaltma Bölgeleri'nin faaliyette olmasının da teminatıdır. İran olmadan bu konu çözülemez." dedi.

Soçi'de anayasa komitesi kurulması kararının üzerinden 9 ay geçtiği halde sonuç alınamadığına ilişkin bir soru üzerine Rus lider, "Evet, gerçekten istediğimiz kadar hızlı ilerleyemiyoruz ama başarılar elde edildi. Suriye hükümetini kendi listesini vermesi konusunda ikna ettik. Mevkidaşım sayın Türkiye Cumhurbaşkanı da kendi kendi üzerine düşeni yaptı. Muhalefetten bir liste ortaya çıktı. Şimdi de üçüncü listeyi hazırlıyoruz. Bu zorlu bir süreçtir." değerlendirmesini yaptı. 

Suriye halkının kendi liderlerini kendisinin seçmesi gerektiğine inandıklarını belirten Putin, bir soru üzerine, "Bunun için anayasa komitesi kurulmalıdır ve faaliyetlerine başlamalıdır. Bugün şu ya da bu şahsı görüşmedik. Bu yapıcı bir yaklaşım olmaz." diye konuştu. 

"Rusya, çeşitli provokasyonlara ilişkin Suriye hükümetini destekleme hakkını saklı tutuyor." diyen Putin, Hımeymim'deki Rus hava üssüne 50'den fazla insansız hava aracı saldırısı düzenlendiğini hatırlattı. 

Putin, radikal grupların temizlenmesi için Türkiye ile ortak çalışmalarının sürdüğünü de vurguladı.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un açıklamalarından satır başları şöyle;

Basın toplantısında konuşan Macron, ABD'nin Pensilvanya eyaleti Pittsburgh şehrinde Musevilerin ayin düzenlediği saatlerde sinagoga yapılan silahlı saldırıyı hatırlatarak, Amerikan halkının yanında olduklarını söyledi. 

Macron, zirveyi önemli bir adım olarak gördüğünü, önceliklerinin terör ile mücadele olduğunu ve Suriye'deki terör gruplarının çok vahim saldırılar gerçekleştirdiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Terörle mücadeleyi sürdürürken aynı zamanda bugün yapılacak askeri harekatların insani yardım konusuna da saygı göstermesi gerektiğini unutmuyoruz. Bu da bizi İdlib konusuna götürüyor. Bu konuyla ilgili çok açık söyledik, rejimin hamilerinin desteğiyle birlikte İdlib'e yapacağı askeri saldırı kesinlikle kabul edilemez olacaktır insani konularla ilgili olarak. Burada Türkiye, Avrupa ve bölgenin istikrarı söz konusu. Buradaki risk teröristlerin dağılması ve yeni sığınmacı dalgalarının ortaya çıkması anlamına gelecektir. Bunu zaten gördük daha önceki saldıralar sonucunda. Rusya ve Türkiye birkaç hafta önce harfiyen yerine getirilmesi gereken bir karara vardılar. Bu konuyla ilgili bugün de teminatlar dile getirildi. Bunu sonuç bildirgemizde de belirttik. İdlib'te kalıcı ve sürdürülebilir bir ateşkesin tesis edilmesi son derece önemli. Bu taahhütlerin yerine getirilmesi ve kalıcı ve sürdürülebilir bir ateşkes olmasına çok önem veriyoruz. Konuyla ilgili olarak, Sayın Türkiye Cumhurbaşkanın istihbarat paylaşımı ve insani yardım konularındaki eylemlerine katılıyoruz." 

"KİMYASAL SİLAHLARIN KULLANILMASI KABUL EDİLEMEZ"

Macron, Rusya'ya, Suriye'deki rejim üstünde baskı kurması konusunda güvendiklerini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hem bölgede hem dünyanın diğer bölgelerinde kimyasal silahların kullanılması, kim kullanırsa kullansın kabul edilemezdir. Suriye ile ilgili olarak ikinci bir konu da siyasi süreç konusu. Hiçbir zaman unutmamak gerekir ki Suriye'de aslında iki savaş süregeliyor. Hep birlikte teröristlere karşı sürdürdüğümüz bir savaş var, Suriye'deki tüm terör gruplarına karşı. Bir de Suriye'deki rejimin kendi muhaliflerine karşı sürdürdüğü bir çatışma ve bunun bir sonucu olarak milyonlarca sığınmacı... Tabii ki bu durum sürdürülebilir değil ve bunun çözümlenmesi siyasi bir çözüm bulmaktan geçiyor. Tüm Suriyelilerin ülkelerine dönebilmesini sağlayacak siyasi bir çözüm olması gerekiyor. Kapsayıcı bir Suriye'nin tekrar yapılandırılması çok önemli. Bugün rejim, askeri olarak yeniden fetih mantığında davranıyor, bu da Suriye'nin istikrarını sağlayacak bir yaklaşım değil. 

Soçi toplantısından 10 ay sonra henüz anayasa komitesi toplantısı yapılmış değil. Sene sonuna kadar anayasa komitesiyle ilgili listelerin onaylanması ve bu toplantının yapılmasını istiyoruz. Tabii ki dördümüze bağlı bir durum değil. Bu konuyla ilgili irademiz tamdır ve kapsayıcı siyasi çözüm için bunun mutlaka hayata geçirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Suriye halkı kendi geleceği hakkında söz hakkına sahip olmalı. Yani şeffaf ve özgür seçimlerin uluslararası gözetim altında yapılması gerekiyor. Bu konuyla ilgili olarak şu aşamada bir jest görmüş değiliz bu nedenle konuyla ilgili güçler, uluslararası mekanizmayı hayata geçirmek için elinden geleni yapıyor. İşte bugün de bunu yaptık. Sene sonuna kadar tüm paydaşlarla ilgili olarak bu anayasa komitesinin bir an önce toplanmasını hayati öneme sahip olduğunu söyledik. Konuyla ilgili olarak iradelerimiz örtüşüyor. Çünkü bunu Suriye halkına borçluyuz, hayatını kaybedenlere borçluyuz, şu anki rejimden kaçan Suriyelilere borçluyuz."

"RUSYA VE TÜRKİYE İLE BERABER ÇALIŞMAYA DEVAM ETMEMİZ GEREKİYOR"

Macron, bildirgede değindikleri üçüncü konun ise insani yardım olduğunu aktararak, "Rusya ve BM ile birlikte birkaç hafta önce Doğu Guta'da bir ortak harekatımız oldu. Rusya ve Türkiye ile beraber çalışmaya devam etmemiz gerekiyor. Alman Şansölyesi ile bunu dile getirdik. Sivil topluluklara insani yardım ulaştırılması son derece önemli. Bu konuyla ilgili tüm paydaşların insani yardım konvoylarının erişimini sağlaması gerekiyor, STK'ların da iş birliğini alarak. Bugün hala bazı blokaj durumları olduğunu, insani konvoyların önünün kesildiğini görüyoruz, bu kabul edilemez. BM çerçevesinde ve iş birliği felsefesinde birlikte çalışmamız gerekiyor." şeklinde konuştu. 

"TÜRKİYE, ÜRDÜN VE LÜBNAN'IN ÇABALARINI TAKDİRLE KARŞILIYORUM"

Bildirgede değinmek istediği bir başka konunun da sığınmacıların, mültecilerin geri dönüşü olduğunu dile getiren Macron, şunları kaydetti: 

"Konuyla ilgili olarak Türkiye, Ürdün, ve Lübnan'ın çabalarını takdirle karşıladığımı belirtmek isterim. Uzun yıllardır bu ülkeler gerçekten sorumluluklarını yerine getirerek çok önemli sayıda Suriye'den kaçan ve başka ülkelere giden sığınmacıları ağırlıyorlar. Bugün açık konuşmak gerekir. Gerçekten bu sığınmacıların ülkelerine geri dönmesi inandırıcı ve kapsayıcı olamaz, siyasi bir çözüm getirilmediği sürece. Çünkü bu kişiler rejimin gasplarından kaçan kişiler. Nitekim sene başından bu yana yeni sığınmacı dalgalarını görüyoruz. Burada her birimizin İdlib ile ilgili olarak yaptıklarımızı, bu ülke ile ilgili yapmazsak başka mülteci akınlarını göreceğiz. Bunun önüne geçmemiz mümkün olmayacaktır. İşte o yüzden bu gün Yüksek Mülteciler Konseyi'nin belirlemiş olduğu şartlar dahilinde yani güvenli ve insan haysiyetine uygun ve gönüllü bir şekilde sığınmacıların geri dönüşünü sağlayabiliriz. Burada güvenli, insan haysiyetine uygun ve gönüllü geri dönüşten bahsediyorum. Yani bir takım alt yapıların oluşturulması su, elektrik tedariki gibi. Bu zirve gerçekten de son derece yararlı bir aşama oldu, Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a tekrar teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Bugün buradaki toplantımız son derece önemli ama bizlerin de sorumluluğunu beraberinde getiriyor. Konuyla ilgili olarak gerçekten birkaç milyon Suriyeli'den bahsediyoruz ama dünyayı ilgilendiren bir mesele bu. Dolayısıyla bugün görüştüğümüz konular önümüzdeki süreçte bir sorumluluk yüklüyor ve teyakkuz halinde olmamızı gerektiriyor."

Macron, zirvenin ardından düzenlenen basın toplantısında gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda öldürülen gazeteci Cemal Kaşıkçı'ya ilişkin bir soru üzerine, Almanya Başbakanı Angela Merkel'le bu korkunç cinayeti ele aldıklarını söyledi. 

Cinayeti kınadıklarını belirten Macron, "Konuyla ilgili istihbarat paylaşımımız var. Tabii ki kınıyoruz olan biteni ve konuyla ilgili istihbarat paylaşımımız var. Tabii ki delillerin paylaşımı konusunda çok iyi işbirlikleri söz konusu. Türkiye'nin de şimdiye kadar ki seferberliği son derece önemli. Şunu söylemek isterim; birtakım olgular söz konusu ama soruşturmanın sonuna kadar gitmesi gerekiyor hem olguların aydınlatılması hem sorumlulukların ortaya çıkarılması için. Bu konularla ilgili olarak yaptırımların alınması gerekiyor. Bunların tutarlı ve tam olması gerekiyor. Bu yaptırımların bazı sektörlerle kısıtlı kalmaması gerekiyor. Bu yaptırımlar Avrupa düzeyinde alınacaktır. Avrupa, bu tür durumlarda her seferinde eş güdüm içinde hareket etmektedir." diye konuştu.

"REJİM TÜM SURİYELİLERİ TEMSİL ETMİYOR"

Macron, İdlib konusundaki soru üzerine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu yönde söylediklerine katıldığını belirterek, "Suriye devletinin yapısıyla ilgili olarak karar vermek bize düşmez ama Suriye halkının kendi geleceğini belirleyebilmesi için gerekli şartları ortaya koymakta biz yardımcı olabiliriz. Şimdi burada bize düşmüyor, Beşşar Esed'in iktidarda kalıp kalmamasına karar vermek." dedi.

Bu konuyla ilgili somut olarak Soçi'de alınan kararlar olduğunu ifade eden Macron, Anayasa Komitesi'nin bunlara dahil olduğunu, Anayasa Komitesi'nin toplanmasının bu yöndeki ilerlemenin ilk aşaması olacağını dile getirdi. 

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, şöyle devam etti:

"Tabii ki burada bir egemen hükümet var, buna saygı gösterilmesi gerekiyor ama bunun üzerinde uluslararası topluluğun baskısını göstererek. Çünkü Soçi'de ne dedik, 'Uluslararası topluluk da bir söz hakkı var. Soçi'de verilen kararlar doğrultusunda uluslararası topluluğun da söyleyeceği şeyler var.' dedik. Önümüzdeki aylarda nitekim bu yönde hareket edeceğiz. Suriye halkının egemenliğine saygı göstereceğiz. Bunlardan biri yine Suriye'deki rejim. Ama burada söylememiz gereken şey, bu rejimin artık tüm Suriyelileri temsil etmediği. Çünkü milyonlarca Suriyeli ülkelerini terk etti. Suriyeliler Ürdün'e, Lübnan'a, Almanya'ya, Fransa'ya sığındılar. Bu yüzden de bir anayasal çerçeve kurarak tüm Suriyelilerin oy vermeye ve kendi geleceklerini tayin etmeye yönelik şartları oluşturmamız gerekiyor. Bunu da yaparken bizim bir talebimiz var. Bu da bu halkın kendini özgür şekilde ifade etmesine yer vermek."

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye konulu dörtlü zirveye katılmak için İstanbul'a gelen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Vahdettin Köşkü'nde basın toplantısı düzenledi. 

Almanya Şansölyesi Merkel'in açıklamalarından satır başları

Merkel, konuşmasında Suriye'de siyasi açıdan da bir çözüm bulmak gerektiğini vurgulayarak, 17 Eylül'de Rusya ve Türkiye arasında İdlib'de bir ateşkes noktasında çok verimli bir çalışma gerçekleştirildiğini kaydetti.

Angela Merkel bu kapsamda, "Bunun sürdürülebilir bir ateşkes olması için elimizden geleni yapmaya hazırız." diye konuştu. 

Suriye'de siyasi çözümün gerekli olduğunun altını çizen Merkel, hem yurt dışındaki hem ülkelerindeki Suriyelilerin bir araya gelerek oy kullanabileceği bir seçim yapılması gerektiğini söyledi.

Merkel, Suriyeli sığınmacıların ülkelerine geri dönebilmeleri konusuna ilişkin ise "İnsanların geri dönebilmesi için siyasi bir çözüm gerekiyor." ifadesini kullandı.

"KİMYASAL SİLAHLAR KONUSUNDA KARARLIYIZ"

Açıklamasında "Son derece verimli bir zirve oldu" ifadesini kullanan Merkel, "Farklı yaklaşımlarımız olsa da mutabık kalarak ortak bir bildirge yayımlayabildik. Bu da bizim ortak bir iradeye sahip olduğumuzu göstermektedir." diye konuştu. 

Merkel, Suriye'de bir tarafta terörle mücadele diğer yanda da rejimin kendi halkına yönelik yürüttüğü bir savaşın söz konusu olduğunu söyleyerek, bölgede sadece askeri açıdan değil siyasi açıdan da bir çözüm bulmak gerektiğinin altını çizdi.

Suriye'de birçok insani felaketin yaşandığını anlatan Merkel, nüfusun yarısından fazlasının Ürdün, Türkiye ya da Avrupa ülkelerinde mülteci olarak bulunduğunu hatırlattı ve başka insani felaketlerin yaşanmaması için ellerinden geleni yapacaklarını dile getirdi. 

"Kimyasal silahların kullanılmaması konusunda kararlı olduğumuzu ifade etmek istiyorum" diyen Merkel, siyasi çözüm kapsamında katkılarından ötürü Birleşmiş Milletler Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura'ya teşekkür etti.

Suriye'de siyasi çözüm kapsamında Anayasa Komitesi çalışmalarına da değinen Merkel, "Anayasa Komitesinin yıl sonuna kadar bir araya gelebilmesi için katkıda bulunmak istiyoruz." dedi.

Merkel, Suriyeli sığınmacıların ülkelerine dönmeleri konusunda BM Mülteciler Yüksek Komiserliğiyle sıkı bir iş birliği yapılmasının önemine dikkati çekerek, geri dönenlerin tutuklanmamaları ve kötü muamele görmemeleri gerektiğini dile getirdi. 

Suriye'nin yine bütün halkı için güvenli bir vatan olması gerekliliğine vurgu yapan Merkel, "Siyasi sürecin tam da bu zamanda bulunması çok önemli." değerlendirmesinde bulundu. 

Merkel İdlib'de insani bir felaket olmadan barışçıl bir çözüm bulunması konusunda da gayret göstermeye devam edilmesi gerektiğinin altını çizdi. 

"ULUSLARARASI TOPLUMUN DA GÖĞÜSLEMESİ GEREKEN BİR SÜREÇ"

Suriye'de siyasi çözüme vurgu yapan Merkel, bu kapsamda olası seçimlere ilişkin, "Suriye halkının tamamı gelecekteki siyasi sistemle ilgili uluslararası denetim altında yapılacak özgür seçimlerde kendileri karar vermelidir." dedi.

Merkel, ülkesinden kaçmak zorunda kalan Suriyelilerin de bu karara katılmaları gerektiğinin altını çizerek, kendi geleceklerine Suriye halkının karar vereceğini dile getirdi. 

Suriye rejiminin çok sayıda insanı öldürdüğünü belirten Merkel, siyasi çözümün bu açıdan kolay olmayacağını söyleyerek, "Uluslararası toplumun da göğüslemesi gereken bir süreç olacaktır." yorumunu yaptı. 

Merkel, İdlib konusunda Soçi mutabakatında atılan adımlardan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bu süreci desteklediklerini ifade etti. Merkel, "(Suriye'de) Milyonlarca insanın tekrar tehlikeye atılmasını istemiyoruz." değerlendirmesinde bulundu. 

KAŞIKÇI CİNAYETİ

Yemen savaşıyla ilgili son derece kesin bir politika sürdürdüklerini kaydeden Merkel, "Suudi Arabistan'a olabilecek herhangi bir silah ihracatının tarafımızdan yapılmadığı ve buna karşı bir karar aldığımızı ifade ettik." değerlendirmesinde bulundu.

Merkel, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesine ilişkin, "Kimlerin failler olduğunu ortaya çıkardıktan sonra Avrupa Birliği (AB) olarak Avrupa genelinde kendi ortak değerler zeminimizde gerekenlerin yapılacağını taahhüt etmek isterim." ifadesini kullandı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in katılımıyla Vahdettin Köşkü'nde gerçekleştirilen Suriye konulu dörtlü zirvenin ardından liderler, basın toplantısı düzenledi. Liderler toplantının ardından gazetecilere poz verdi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in katılımıyla Vahdettin Köşkü'nde gerçekleştirilen Suriye konulu dörtlü zirvenin ardından liderler, akşam yemeğinde bir araya geldi.

MİSTURA'DAN DÖRTLÜ ZİRVE YORUMU

BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura, Türkiye, Rusya, Almanya ve Fransa’nın katılımı ile İstanbul’da gerçekleşen 4’lü Suriye Zirvesi’ni yorumladı. Mistura zirve kapsamında gerçekleşen görüşmeleri ‘anlamlı ve yapıcı’ olarak değerlendirdi. 
BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un katılımı ile İstanbul’da gerçekleşen 4’lü Suriye Zirvesi’ni yorumladı. Zirvenin çok önemli olduğunu belirten Mistura, liderler arasında gerçekleşen görüşmeleri ‘anlamlı ve yapıcı’ olarak değerlendirdi. 

 İSTANBUL'DA TARİHİ SURİYE ZİRVESİ

Türkiye, Rusya, Fransa ve Almanya liderlerinin katıldığı dörtlü Suriye zirvesi, İstanbul'da gerçekleşti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tüm dünyanın gözü bu toplantıda. Beklentileri boşa çıkarmayacağımıza inanıyorum" demişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvenin açılışında şu açıklamayı yaptı: "Suriyeli kardeşlerimiz başta olmak üzere tüm dünyanın gözleri şu anda bu toplantımıza yönelmiş durumda. Samimi ve yapıcı bir anlayışla hareket ederek bu beklentileri boşa çıkarmayacağımıza inanıyorum. Suriye sayın Putin ile istişarelerimizde en öncelikli konular arasında yer alıyor. Sayın Macron ve sayın Merkel ile de yakın temasta olmaya, kendilerini süreç hakkında bilgilendirmeye daima özen gösterdik." açıklamalarında bulunmuştu.

FRANSA VE ALMANYA İLK KEZ KATILDI

Zirvede, Türkiye'den Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Rusya'dan Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Almanya ve  Fransa'dan özel danışman ve temsilciler yer aldı. Fransa ve Almanya, ilk kez bir Suriye zirvesine katıldı.

MACRON'DAN ERDOĞAN'LI TWEET

Fransa lideri Macron, zirve öncesinde peş peşe Twitter mesajları paylaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'la Suriye'deki durumu konuştuklarını belirten Fransa Cumhurbaşkanı, İstanbul'a iner inmez ise "İstanbul'a yeni geldim. Bugün burada Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başkan Putin ve Başbakan Merkel ile Suriye'de yeni bir insani krizi önlemek için kararlılığı sağlamaya çalışıyoruz" ifadesini kullandı.

BAŞ BAŞA GÖRÜŞTÜLER

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirve öncesinde Almanya Başbakanı Merkel'le baş başa görüştü. Basına kapalı gerçekleşen görüşme yaklaşık yarım saat sürdü.

Merkel'in ardından Erdoğan Rusya lideri Putin'i ağırladı. Liderlerin randevusuna dışişleri bakanları da katıldı.

Son baş başa randevu ise, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'la gerçekleşti.

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER SİYASET HABERLERİ
  GÜNDEM HABERLERİ
Elazığ'da cezaevi firarisi dehşet saçtı Elazığ'da cezaevi firarisi dehşet saçtı Elazığ'da cezaevi firarisi olduğu belirtilen kişinin açtığı ateş sonucu yoldan g..
Aile içi şiddet kanlı bitti Aile içi şiddet kanlı bitti Bilecik’te meydana gelen aile içi kavgada eşine şiddet uygulayan koca, iddialara..
Manisa'da korkunç kaza Manisa'da korkunç kaza Manisa'nın Kula ilçesinde otomobilin bariyere çarpması sonucu 1 kişi öldü, 1 kiş..
FETÖ'den aranan şüpheli Manavgat'ta yakalandı FETÖ'den aranan şüpheli Manavgat'ta yakalandı Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsa..
  SİYASET HABERLERİ
AK Parti 25 adayını belirledi AK Parti 25 adayını belirledi Yerel seçim çalışmalarını sürdüren AK Parti’de kesinleşen 25 il ve bu illerin il..
TBMM Başkanı Yıldırım: Türkiye'nin başı ağrısa Balkanlar, Kafkaslar, Orta Doğu ağır hasta olur TBMM Başkanı Yıldırım: Türkiye'nin başı ağrısa Balkanlar, Kafkaslar, Orta Doğu ağır hasta olur TBMM Başkanı Yıldırım, üniversite öğrencilerine seslenerek, "Türkiye'deki barış ..
AK Parti'de temayül yoklaması sona erdi AK Parti'de temayül yoklaması sona erdi Mahalli İdareler Seçimleri için 5-16 Kasım'da belediye başkan aday adayı başvur..
Milli Savunma Bakanı Akar, ABD Genelkurmay Başkanı Dunford ile görüştü Milli Savunma Bakanı Akar, ABD Genelkurmay Başkanı Dunford ile görüştü Milli Savunma Bakanı Akar, ABD Genelkurmay Başkanı Dunford ile görüşmesine ilişk..
  DÜNYA HABERLERİ HABERLERİ
Trump ve Veliaht Prens Selman'a kötü haber Trump ve Veliaht Prens Selman'a kötü haber ABD'de Güney Carolina Senatörü Cumhuriyetçi Graham, gazeteci Cemal Kaşıkçı cinay..
Rusya'dan TürkAkım açıklaması Rusya'dan TürkAkım açıklaması Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, TürkAkım doğal gaz boru hattı projesinin Avrupa'..
ABD Başkanı Trump: Kaşıkçı cinayetinin ses kayıtları elimizde ABD Başkanı Trump: Kaşıkçı cinayetinin ses kayıtları elimizde ABD Başkanı Trump, gazeteci Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosl..
Trump'tan kritik açıklama Trump'tan kritik açıklama ABD Başkanı Donald Trump, Başkan Yardımcısı Mike Pence'in sadakatinden şüphe et..
  EKONOMİ HABERLERİ
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak: Çok daha kararlı politikaları hayata geçireceğiz Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak: Çok daha kararlı politikaları hayata geçireceğiz Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, gıda enflasyonuyla mücadelede çok daha k..
Bakan Albayrak müjdeleri sıraladı! KDV ve ÖTV'ye indirim Bakan Albayrak müjdeleri sıraladı! KDV ve ÖTV'ye indirim Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak Vergi Denetim Toplantısı'nda 6 başlıkta K..
Alman yatırımcıya özel masa Alman yatırımcıya özel masa Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Alman iş insanlarına Ar-Ge ve tasarım..
Gayrimenkul Kıymetler Borsası'nın ilk görselleri ortaya çıktı Gayrimenkul Kıymetler Borsası'nın ilk görselleri ortaya çıktı Gayrimenkul Kıymetler Borsası AŞ (GABORAS) İshak Kurtuluş Altun, bireysel veya k..
  SPOR HABERLERİ
Türkiye İsveç'e 1-0 yenildi Türkiye İsveç'e 1-0 yenildi A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar B Ligi 2. Grup 4. ve son maçında konuk ettiğ..
Olaylı derbi sonrası ceza yağmuru Olaylı derbi sonrası ceza yağmuru PFDK, olaylı derbi sonrası Galatasaray teknik direktörü Fatih Terim'e 7 yardımcı..
G.saray'dan İmalı Mesaj G.saray'dan İmalı Mesaj Galatasaray Kulübü, Twitter hesabından, Başkan Mustafa Cengiz ve Teknik Direktör..
Genk Maçı Hazırlıkları Tamamlandı Genk Maçı Hazırlıkları Tamamlandı Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi I Grubu dördüncü haftasında yarın deplasmanda Belçika..
  ERZURUM HABERLERİ
Akdağ Aday Yoğunluğundan Mutlu Akdağ Aday Yoğunluğundan Mutlu Sağlık Eski Bakanı ve AK Parti Erzurum Milletvekili Prof. Dr. Recep Akdağ, yakla..
61 Yıl Önce Atatürk Üniversitesi'nin Açılışının Yapıldığı Altın Makasla Serginin Açılışı Yapıldı 61 Yıl Önce Atatürk Üniversitesi'nin Açılışının Yapıldığı Altın Makasla Serginin Açılışı Yapıldı Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde “Yerel Basında Atatürk Üniversite’nin Kuruluşun..
Eğitim-Bir-Sen Erzurum 2 Nolu Şube Başkanı Karataş, Güven Tazeledi Eğitim-Bir-Sen Erzurum 2 Nolu Şube Başkanı Karataş, Güven Tazeledi Eğitim Bir-Sen Erzurum 2 Nolu Şubesi, 6. Olağan Genel Kurulu’nu geniş bir katılı..
Erzurum Emekli Olunca Kaz Çiftliği Kurdular Erzurum Emekli Olunca Kaz Çiftliği Kurdular Erzurum'un Oltu ilçesinde yaşayan Mustafa Aklıbaşında (52) ile İhsan Çelik (54) ..
  Magazin HABERLERİ
4. Altın Baklava Film Festivali Sona Erdi 4. Altın Baklava Film Festivali Sona Erdi Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) tarafından düzenlenen 4. Altın Baklava Film Fe..
8. Malatya Uluslararası Film Festivali - Kırmızı Halı Geçişi 8. Malatya Uluslararası Film Festivali - Kırmızı Halı Geçişi 8. Malatya Uluslararası Film Festivali'nde Uzun Metraj Film Yarışması'nda mücade..
4. Kısadan Hisse Kısa Film Günleri 4. Kısadan Hisse Kısa Film Günleri Genç Öncüler Gençlik Hareketi tarafından düzenlenen "4. Kısadan Hisse Kısa Film ..
Diriliş Ertuğrul'un yeni sezon tarihi belli oldu Diriliş Ertuğrul'un yeni sezon tarihi belli oldu TRT'nin fenomen dizisi Diriliş Ertuğrul'un yeni sezon tarihi belli oldu. 5. sezo..
  İSTANBUL HABERLERİ
Bakanlar İstiklal Caddesi’nde yürüyüşe çıktı Bakanlar İstiklal Caddesi’nde yürüyüşe çıktı Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler B..
FETÖ'nün sözde eyalet imamı yakalandı FETÖ'nün sözde eyalet imamı yakalandı Örgütün "mahrem hizmetler" yapılanmasında sözde "Zeytinburnu ve Güngören eyaletl..
İstanbul da Kitap fuarı izdihamı....Üst geçit yetmedi,  polis yolu kesti İstanbul da Kitap fuarı izdihamı....Üst geçit yetmedi, polis yolu kesti Büyükçekmece TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen 37’nci Uluslararası Kit..
 Fatih'te can pazarı! Yangında mahsur kalan 2 çocuk... Fatih'te can pazarı! Yangında mahsur kalan 2 çocuk... Fatih'te bir binanın giriş katında çıkan yangında üst katta mahsur kalan 2 çocuğ..
  Profesyonel Hizmetler HABERLERİ
Habere Kolay Ulaşım İçin Doğru Adres Habere Kolay Ulaşım İçin Doğru Adres Günümüzde insanların haberlere ulaşmak için kullandıkları farklı kaynaklar mevcu..
resmi ilanlar
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
HAVA DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Yukarı