istanbul escort

istanbul escort

HABER AKIŞI

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan S-400 açıklaması

 Tarih: 19-05-2019 01:35:16
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Ofisi'nde gençlerle iftarda bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı açıklamada, "Bizim S-400 konusunda geri adım atmak gibi bir şeyimiz söz konusu değil. O iş bitti. " ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul  Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerine ilişkin, "Büyükçekmece'ye, Maltepe'ye  itiraz oldu. Oralarla ilgili itirazlar reddedildi. Reddedildiği için de bizler  kalkıp, 'Niye reddedildi? Burada çete var' demedik ya, 'Başımız gözümüz üstüne'  dedik, kabul ettik. Ama şimdi büyükşehirle ilgili olan da nedense çok çirkin,  hakikaten siyaseti kirleten bu tür ifadeler bizleri ciddi manada üzmüştür. Ama  ben inanıyorum ki benim milletim, İstanbullu hemşehrilerim bunun gereğini de  seçimlerde sandıkta yapacaktır." dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı Muayede Salonu'nda gençlerle  iftarda bir araya geldi. Erdoğan, iftar sonrasında gençlerle söyleşi  gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 19 Mayıs'ta gençlerle Samsun'da bir araya  geleceklerini belirterek, siyasi parti liderlerini de Samsun'a davet ettiğini  hatırlattı.

Erdoğan, Samsun'daki kutlamalarda vatandaşlara hitap edeceğini ifade  ederken, "Samsun'a çıkışın 100. yıl etkinliklerini bu yıl çok farklı bir şekilde  kutlamanın inşallah bahtiyarlığı içerisinde olacağız. Bununla birlikte de bir  mesajı vermenin gayreti içerisindeyiz. 2023'ü de biliyorsunuz Cumhuriyetimizin  kuruluşunun 100. yıl dönümü olarak kutlayacağız. Bu 100. yıl Samsun'a inşallah  çıkış, 2023'ün Cumhuriyetimizin kuruluşu. Bunlarla beraber bu süreci çok etkin,  çok aktif bir şekilde siz gençlerle beraber geçirmenin gayreti içerisinde  olacağız." diye konuştu.

Söyleşinin yapıldığı salonun önemine vurgu yapan Erdoğan, şöyle devam  etti:

"Bu salon çok anlamlı bir salon. Bu salonda geçmişte büyüklerimiz,  Osmanlı, onlar senede iki kez falan uluslararası çok büyük toplantıları  yaparlarmış. Ben de bu göreve geldikten sonra, başbakanlığım ve cumhurbaşkanlığım  dönemimde yine uluslararası bazı müstesna toplantıları bu salonda yapıyorum. Bu  salonun adı Muayede Salonu. Her toplantıya da açık değil ama görüldüğü gibi çok  farklı bir özelliğe sahip. Ve tabii 1856 buranın açılış yılı. O günden bugüne  Dolmabahçe Sarayı'nda demek ki 163 yıl geride kaldı. Ve şimdi 163'üncü  yılındayız. Görüldüğü gibi bütün işçilikleriyle, yaptığımız restorasyon  çalışmalarıyla burayı ayakta tutmanın gayreti içerisindeyiz ve şu anda burası 2  bin metrekare, böyle bir büyük alana sahip. Avize 4,5 ton ağırlığında bir avize.  Üzerinde de 2 milyon adet kristal taş var."

Sarayların Cumhurbaşkanlığına bağlandığına değinen Erdoğan,  "Cumhurbaşkanlığı olarak da burayı çok hassas bir şekilde korumanın gayreti  içerisindeyiz. Sarayların hepsi milletimizin en önemli mal varlığıdır.  Dolayısıyla buraları bizim çok iyi korumamız lazım ama gençlerimizin de buraları  gelip görmeleri, gezmeleri lazım. İstanbul'da sadece Topkapı Sarayı değil, bunun  dışında da birçok saraylarımızın bütün renovasyonlarını, restorasyonlarını  yapıyoruz. Nitekim Yıldız Sarayı hakeza öyle, Beylerbeyi aynı şekilde... Bunların  hepsinin bakımlarını vesairelerini yapmak suretiyle gençliğe açmak  kararlılığındayız. Bu zenginliklerimizin gençlerimiz tarafından bilinmesi lazım."  dedi.

"Ben çok daha iyi olacak diyorum"

Buluşmada gençlerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, 23 Haziran'da  yapılacak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerine ilişkin konuştu.

Seçimin İstanbul için çok çok önemli olduğuna işaret eden Erdoğan,  şunları söyledi:

"İstanbul dünyada müstesna bir kent. Sıradan bir yer değil. 94'de  buraya İstanbul halkı beni belediye başkanı olarak seçti. Ve buradaki 4,5 yıl  belediye başkanlığımdan sonra malum yaşadığım bir hadise var. Ondan sonra 4 ay 10  gün cezaevi, sonra çıktık partimizi kurduk. 16 ay sonra iktidara geldik. İktidara  geldikten sonra da 17 yıldır iktidardayız. Gerek 11 yıl başbakanlık, arkasından  cumhurbaşkanlığı süreci ve halkımın hizmetkarı olarak bu yolda çalışmalarımızı  sürdürüyoruz. Eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ulaşımdan enerjiye, tarıma,  bütün bu alanlarda dış politikayla ülkemizi bulunduğu yerden şöyle 3,5 kat  büyütmek suretiyle farklı bir yere taşıdık. İnşallah daha iyi olacak gayretiyle,  ben çok daha iyi olacak diyorum."

"Burada bir hırsızlık var, bir kaçak var"

Erdoğan, bir gencin, "Eğer seçimi siz kazansaydınız yine de itiraz  edecek miydiniz?" sorusunu şöyle yanıtladı:

"Her şeyden önce böyle bir netice karşısında itirazlar olabilir.  Bunlar siyasette seçime girenlerin, sandığa müracaat edenlerin en doğal hakkıdır.  Ama bu itiraz merci neredir? İlçe seçim kurullarıdır, il seçim kurullarıdır, daha  üst merci Yüksek Seçim Kurulu'dur. Siz itirazını yaparsınız. İtirazını yaptıktan  sonra nihai merci Yüksek Seçim Kurulu'dur. Yüksek Seçim Kurulu kararını verdikten  sonra da artık diyeceksiniz ki 'şeriatın kestiği parmak acımaz' ve işi  bitireceksiniz. Ama şu andaki süreç ne yazık ki böyle gitmiyor. Yani 29 binden 13  bine oy düşüyor, şimdi buradan buraya eğer oylar düşüyorsa bu ne demektir? Burada  bir hırsızlık var, bir kaçak var. 29 binden 13 bine niye düşüyor?"

"Bildiğini söyle o zaman veya ispat et"

1963 yılında seçimleri şaibe karıştığı gerekçesiyle iptal edindiğini  hatırlatan Erdoğan, "Nitekim 1963'te seçime şaibe karıştığı için seçim iptal  edildi. Onların dönemleri... Şimdi şaibe çok çok büyük ve itirazlarımız yapıldı.  Bütün delilleriyle, belgeleriyle bu itirazlar yapıldı. Bu itirazları yaptıktan  sonra Yüksek Seçim Kurulu bunun iptaline karar verdi. İptal kararı verilene kadar  CHP'nin başındakiler, Yüksek Seçim Kurulu'na methiyeler döşerken, ne zaman ki  iptal kararı verildi bu defa aman yarabbim neler söylemediler, 'çete' mi  demediler... 'Burada nelerin döndüğünü biz biliyoruz ama konuşmuyoruz.' Bildiğini  söyle o zaman veya ispat et. Müddei iddiasını ispatla mükelleftir. Sen iddianı  ispatla mükellef olduğuna göre bunu da ispat edemiyorsan o zaman kusura bakma. Şu  anda Yüksek Seçim Kurulu kararını verdi. Zannediyorum pazartesi filan da beklenen  o ki gerekçeli karar da açıklanacak. Ve gerekçeli kararın da açıklanmasıyla  birlikte, şu anda zaten süreç başlamış vaziyette. Bizler de çalışıyoruz, öbür  tarafta diğerleri de çalışıyor." değerlendirmesinde bulundu.

"İstanbullu hemşehrilerim bunun gereğini seçimlerde sandıkta  yapacaktır"

2 Haziran'da ülke genelinde bazı ilçelerde de seçim yapılacağını  aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bir de 2 Haziran seçimleri var değişik ilçelerde. Denizli'nin  Honaz'ında, Kırıkkale'nin Keskin'in de gibi... Buralarda yapılan seçimlerde de  bizim aleyhimize olanlar var, Milliyetçi Hareket Partisi'nin aleyhine olanlar  var. Kars, Iğdır, buralarda onlar böyle bu tür çirkin yaygaralar koparmadılar,  verilen karara herkes uydu. CHP'ye ne oluyor da uymuyor? Ve aynı şekilde  Büyükçekmece'ye, Maltepe'ye itiraz oldu. Oralarla ilgili itirazlar reddedildi.  Reddedildiği için de bizler kalkıp, 'Niye reddedildi? Burada çete var' demedik  ya, 'Başımız gözümüz üstüne' dedik, kabul ettik. Ama şimdi büyükşehirle ilgili  olan da nedense çok çirkin, hakikaten siyaseti kirleten bu tür ifadeler bizleri  ciddi manada üzmüştür. Ama ben inanıyorum ki benim milletim, İstanbullu  hemşehrilerim bunun gereğini de seçimlerde sandıkta yapacaktır.

Yeni askerlik sistemine ilişkin bir soru üzerine Erdoğan, "Yeni  askerlik sistemiyle ilgili olarak 4 hatta 5 ana başlık var. Bunlardan bir tanesi,  Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyacı; ikincisi öngörülebilir oluşu; üçüncüsü  süreklilik; dördüncüsü eğitim ve mesleki gelişim ihtiyacı; bir diğeri de eğitimli  insan gücü kaynağının etkin ve verimli kullanılması. Bir şey çok çok önemli,  bedelli askerlikle diğerleri karıştırılıyor. Bedelli askerlik noktasında yıllarca  çok ciddi birikimler, bunun dışında yurt dışında olanların 'Bizim durumumuz ne  olacak?', 'Bedellide ücretler şu şekilde ağır, bu şekilde ağır.' gibi birçok  şeyler oluyordu. Bir dönem yaptığımız değerlendirmelerde belli bir bedel koyduk.  Tabii kabul edenler oldu ve geldiler, askerliklerini o ücretten yaptılar. Daha  sonra bir düşüş söz konusu oldu ve bu düşüşle birlikte attığımız bazı adımlar  oldu." diye konuştu.

Erdoğan, son dönemde gelinen noktada ücretin bedellide ciddi manada  düşürüldüğünü dile getirerek, şu bilgileri verdi:

"Bu düşürülen ücretle de şu anda askerlik kabul görmeye başladı.  Yükümlü erbaş, erler var; yedek astsubaylık var, bir de yedek subaylık var.  Bunlar bu dönemin farklı özellikleri. Tabii yedek subaylıkta alışılmış olan süreç  devam ediyor. Ancak asıl önemli olan yedek astsubaylık ki burada istihdamda şu  anda meslek yüksek okulları da burada görev alabilecekler. Bu şimdi oraya bir  farklılık getiriyor. Aynı şekilde yükümlü erbaş, er, burada da... Hepsinde de  tabii belli bir ücret ödeniyor bu süreç içerisinde. Bütün bunlarla beraber  aslolan bizim için de gerçekten çok çok önemli olan bir süreç de şu: 5 ay kıta  diyoruz, burada belli bir harçlık kendilerine ödeniyor. 5 aydan sonra kendisi  terhis olabiliyor, bu imkan var ama bunun öncesinde 1 ay temel eğitimden geçiyor.  Yedek astsubaylıkta ise 2 ay temel sınıf eğitimi, bu da harçlıklı, ardından 10 ay  da kıta hizmeti var. Burada da yine eğer isterse terhis olur, 'Devam edeceğim.'  derse, devam etme şansı var. Devam etme kararını verirse, bu nereye götürür onu?  Bu, onu astsubaylığa götürür. Astsubay olduktan sonra bir başka imkanı daha var.  Oradan subaylığa bile geçebilir. Subaylığa geçmenin ötesinde bir imkan daha var.  Eğer gerçekten imtihanları başarıyla verirse, generalliğe kadar gidebilir. Yedek  subaylıkta da yine 2 ay temel sınıf eğitimi var. Yine harçlığı alıyor ve ardından  10 ay kıta var. 12 ay oluyor. İsterse yine terhis, isterse yedek subaylıktan  subaylığa geçebiliyor."

"Hayvanlara vahşice muamele insanı ciddi manada üzüyor"

Hayvan haklarına ilişkin bir soru üzerine Erdoğan, Meclis'in bu  dönemdeki çalışmaları içerisinde hayvan haklarıyla ilgili çalışmaların belli bir  yere geldiğini belirterek, belediyelerin bu alanda yapacağı çalışmaların yanı  sıra, devletin de yasal düzenlemeyle getireceği bazı uygulamalar olacağını  bildirdi.

Erdoğan, "Bu işin iki boyutu var. Bir, hayvanlara yapılan vahşice  muamele insanı ciddi manada üzüyor. Bir de kontrolsüz olarak hayvanların  caddelerde, Allah göstermesin, çocuklarımızın üzerine saldırıp bazı yerlerde  parçaladıklarını da görüyoruz. Onun için yapılacak olan hazırlık çok hassas.  Adeta öyle bir hassasiyet göstermemiz gerekiyor ki hem bu hayvanların  sahiplerinin kontrolünü artırması lazım, 'Bırakalım salıverelim ne yaparsa  yapsın.' olmaz. Bütün dünyadaki uygulamaları da arkadaşlarımız çalıştılar." dedi.

Büyük oğlunun bir köpeği olduğunu, onu ailenin bir mensubu olarak  gördüklerini, ayrıca kendisine hediye edilen köpeklerin bulunduğu bir yerleri  olduğunu anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bir gün Peygamber Efendimiz yanında sahabelerle giderken yol  kenarında bir köpek ölüsü görüyor. Bir koku var. Yanındakiler o kokudan böyle  nefret edermiş gibi yapıyorlar. Peygamber Efendimizin şu ifadesi çok manidardır.  Peygamber Efendimiz kokuya değil, dişlerine bakıyor, 'Ah, dişleri ne kadar  güzel.' diyor. Biz böyle bir peygamberin ümmetiyiz. Hayvanlara da bizim bu  şekilde bakmamız, bu şekilde muamele etmemiz... Onun için de başta hükümet olarak  bizim ve belediyelerin hepsinin yapması gereken görevler var. Çok çeşitli yollar  var, kısırlaştırma yollarıydı vesaire, birçok adımlar. Ama işte bu Pitbullar  vesaire, bunlarda ciddi sıkıntılar oluyor. Bunların koruma altında olması lazım.  Geçenlerde kediyle ilgili bir tablo yaşadım. O bayanın kediye tavrı yenilir  yutulur bir şey değildi. Toplum olarak hayvanlara karşı bu duyarlılığımızı  artırmamız lazım. Çünkü o da bir yaratılmıştır, ona bakacağız. Biz insanız o da  hayvan. Dolayısıyla inşallah bu yasayla beraber buradaki o beklentiyi büyük  oranda gidermiş olacağız."

"Bu milletin efendisi değiliz, hizmetkarıyız"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Son dönemde ülkemizde ciddi bir  kutuplaşma var. Siyasilerin kullandığı dil, toplumu oldukça geriyor ve bu  kutuplaşmayı körüklüyor. Sizce de artık buna bir son vermenin zamanı gelmedi mi?"  sorusuna, şu karşılığı verdi:

"Sorun çok çok güzel. Bu akşam burada gençlerimizle bir aradayım.  Burada bana muhabbeti olan da var olmayan da var. Benimle aynı siyasi görüşü  paylaşan da var paylaşmayan da var. Samsun öncesinde bugüne kadar gençliğe böyle  bir şey yapılmış değil. Eğer bugün Dolmabahçe Sarayı'nda Muayede Salonu'nda bir  araya geldiysek, bu bir sinyaldir, işaret fişeğidir. Derdimiz şudur; bu ülkede  inancından, etnik yapısından, bölgesel, dinsel, ne olursa olsun kimsenin  dışlanmadığı bir Türkiye. Başı açıkmış, başı örtülüymüş, şöyle giyiniyormuş,  böyle giyiniyormuş, bunlar bizi ilgilendirmez. Biz, yaratılanı yaratandan ötürü  sevmeye mecburuz. Biz böyle bir inancın mensubuyuz. Beni yaratan Allah sizleri de  yarattığı için ben sizleri seviyorum. Burada bu farklılıkları ortadan kaldırmamız  lazım. Güneydoğulu, doğulu, Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Gürcü, Abaza, Roman,  Boşnak... Böyle bir ayrıma gidemeyiz. 82 milyon benim vatandaşım, benim  kardeşimdir. Hepsini sevmeye mecburum. Bizim bir anlayışımız daha var. Biz, bu  milletin efendisi değiliz, hizmetkarıyız. Özgürlükler noktasında, bu kardeşiniz  iktidar olduğu ana kadar Güneydoğu'da, Doğu'da Kürtçe bir tabela göremezdiniz.  Biz geldikten sonra orada Kürtçe tabela... Bunun yanında cezaevinde oğluyla  Kürtçe konuşamazlardı, Kürtçe konuşur hale geldi. Bütün bunlar bizim  iktidarlarımız döneminde oldu. Temel hak ve özgürlükler noktasında biz kimsenin  önünü kesmedik, kesmeyiz, kesilmesine de müsaade etmeyiz. Terörle mücadeleye  gelince, terör konusunda hassasız. O başka bir şey."

İktidara geldiklerinde Türkiye'de 76 üniversite varken, sayının şu  anda 206'ya çıktığını, 81 ilin tümünde üniversite olduğunu kaydeden Erdoğan,  "Oralara niye yaptık bu üniversiteleri? Dedik ki ilim 81 vilayetin tamamına  ulaşsın. Benim Iğdırlı, Hakkarili kardeşim, gencim oradan kalkıp da İstanbul'a  gelmesin, onun ayağına üniversite gitsin. Bütün bunlar ne için? Biz devlet olarak  tüm 82 milyonun hizmetkarı olduğumuzu sağlıkta, eğitimde ispatlamamız lazım.  Hastanelerimiz, sadece illerde değil, ilçelere varıncaya kadar var. Bu ayrımı her  alanda ortadan kaldıralım diye bu adımı attık ve inanıyorum ki bu her geçen gün  çok daha başarılı bir şekilde uygulama alanı bulacak ve böylece çok daha huzurlu  günleri hep birlikte yaşamış olacağız." şeklinde konuştu.

Dünyanın değişik havalimanlarına bakıldığında, onların da şehrin  dışında yer aldığını anlatan Erdoğan, "Belki 2-3 sene sonra diyeceksiniz ki 'Bu  ne bakışmış, ne ufukmuş bu. Gerçekten bunu tam yerine yapmışlar.'. Sadece Havaist  değil, oraya raylı sistemleri getireceğiz. Bu raylı sistemle havalimanına kadar  ulaşım imkanını bulacağız. Sadece Havaist ile bu olmaz. Bunların hepsini  planladık. Hafif metroyu havalimanına kadar planladık. Seçim sonrası bu adımı  kararlılıkla atacağız. Havalimanı en büyük rahatlığı hafif metro ile alacak.  Bazıları tabii bir yandan kuru sıkı atıyorlar. Metro, o da iyidir ama maliyetleri  bir hafif metro gibi değildir. Daha ağırdır. Maliyet analizlerini yapmak  durumundayız. Maliyet analizlerini yaptığımız zaman hangisi daha seri, hızlı ve  daha ucuz yapılır, bu analizlerden sonra kararımızı vereceğiz." diye konuştu.

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım'ın,  bu işin tam manasıyla piri olduğunu dile getiren Erdoğan, sözlerine şöyle devam  etti:

"Ulaştırma Bakanlığımızı yaptığı dönemde bu konuda çok başarılı  sınavlar vermiştir. İstanbul'umuzun ulaşım olayı en önemli sorunlardan bir  tanesi. Bu işi de yine Binali Bey ile süratle aşacağımıza inanıyorum. Zaten  merkezi yönetim olarak da belediyelerimize her türlü desteği veririz. Bunun bir  örneği mesela İzmir'dir. İZBAN, İzmir Belediyesi'nin yaptığı değildir. İzmir  Belediyesi'ndeki İZBAN'ın yüzde 50'sini ulaştırma bakanlığı olarak biz yaptık.

Aynı şekilde İzmir Belediyesi suyunu getiremiyordu. Aynı şekilde DSİ  olarak biz devreye girdik ve su sorununu biz çözdük. Bu tür şeylerde ister  istemez büyük şehirlerde birçok şeyin altından büyük şehir belediyelerinin  kalkması da mümkün değil. Bunlara ciddi manada merkezi yönetimin destek vermesi  işi çok daha kolay olacaktır. İstanbul'da bir tarafta 39 belediyenin 25 tanesi AK  Parti'dedir. Bir tarafta da meclisin kahir ekseriyeti bizim meclis üyelerimizden  ulaşmaktadır. Dolayısıyla bu dayanışma, İstanbul'a olan hizmeti daha da  hızlandıracaktır, arttıracaktır."

Hemen veri kontrollerini yapmaya başladılar"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Öğrenci akbilinde 85 liradan, 40 liraya  indirim gerçekleşti. AK Parti grubu 'bunu biz yaptık' diyor, CHP de 'biz yaptık'  diyor. Ancak 'daha önce neden yapılmadı' deniyor." şeklindeki soru üzerine, şu  yanıtı verdi:

"Onlara sadece şu soruyu sorsanız yeter; 19 gün İstanbul'a büyükşehir  belediye başkanı olduk diye hava attınız. Peki bunun sözünü daha önce  vermiştiniz. Bu havayı da attığınıza göre, o 19 gün içinde niye bunu yapmadınız?  Bir şey yaptılar. Ne yaptıklarını söyleyeyim, hemen veri kontrollerini yapmaya  başladılar. Bu da FETÖ'nün uygulamalarıdır. Beyefendi zaten Samanyolu TV'de  çalıştığı için oradan biliyor veri kontrollerini. Veri kontrollerini yapmak için  talimatı verdikleri yerler var. 'Bize veri bilgilerini geçin.'. Bunu söylediler.  Ama ben de diyorum ki 19 gündü. Hemen getirseydin meclise, suyu da çıkarsaydın,  aynı şekilde otobüslerin olayı. Kaldı ki benim belediye başkanlığım döneminde biz  o zamandan indirdik. Hatta 65 yaş üstüne biz belli saatlere kadar ücretsiz paso  uygulaması yaptık. Dini bayramlarda otoyollar, köprüler ücretsizdir. Hala  öyledir. Tereciye tere satılmaz. Bunlar bunu yapıyor. Şimdi diyorlar ki otobüsler  bayramda ücretsiz. Bunlar zaten vardı."

"Fizyoterapistlerin açıkta kalacağına inanmıyorum"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir öğrencinin "Asgari maaşın altında çalışan  fizyoterapistler var. Bu bizi endişelendiriyor. Sağlık Bakanlığı bu yıl  alımlarını arttırdı ama yeterli olduğunu düşünmüyoruz. Bu konu hakkında neler  yapılabilir?" sorusu üzerine, bu konunun teknik bir konu olduğunu söyledi.

Erdoğan, "Fizyoterapist noktasında ihtiyaç var. Bu ihtiyacı da  bakanımla da geçenlerde görüştük. Yeteri derecede bizim fizyoterapist alma  noktasında kadro tesisini kuracağız. Fizyoterapist masaj yap, gönder olamaz. İşin  hakkını vermek lazım. İşin hakkını vermeye kalktığın zaman en az 45 dakikanı  alır." diye konuştu.

Erdoğan, kendisine soruyu soran öğrenciye "Sen hiç fizyoterapi yaptın  mı? Ne kadar sürüyor?" sorusunu yöneltti. Öğrenci de "Hakkını vererek yaptığımda  yarım saatten aşağı sürmüyor." yanıtını verdi. Bunun üzerine Erdoğan, "Demek sen  de az yapıyorsun." dedi.

Durum böyle olduğunda, hasta sayısı da fazlaysa bol miktarda  fizyoterapiste ihtiyaç olduğunu belirten Erdoğan, bunun kapılarını açarak, arz  talep dengesini kuracaklarını, fizyoterapistlerin açıkta kalacağına inanmadığını,  başarılı fizyoterapistlerin iş bulacağını düşündüğünü söyledi.

Klinik açma konusunda doktorlara bağımlı olan fizyoterapistlerin kendi  kliniklerini açmalarının mümkün olup olamayacağının sorulması üzerine Erdoğan,  "Bunun ehli bakandır. Onlarla bunu danışıp, konuşmakta fayda var. Bu  istişarelerden sonra bunun açıklamasını yapmak çok daha faydalı olur. Bunların  çok suistimali yapılabiliyor. Ona da fırsat vermemek lazım." yanıtını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan program öncesinde gençlerle iftarda bir araya geldi.

"Benim kanun yapma yetkim yok"

"Geçen yıl 24 Haziran seçimlerinde, sistem değişikliğine dair çok  güzel söylemler vardı. Fakat yaşadığımız süreç içinde, sistem değişikliğinin  oturtulamadığına dair bir kanaat oluştu. Bunun sebebi nedir?" sorusuna karşılık  Erdoğan, şunları söyledi:

"Sistem değişikliği dediğimiz kolay bir olay değil. 10 yılların  getirdiği bir sistemi, herkesin de talebi olmasına rağmen değiştiremiyorlar ama  siz bunu değiştirmenin kararlılığında bir adım atıyorsunuz. Rahmetli Demirel,  Türkeş, Erbakan olsun bütün bu siyasilerin, bu sistemi değiştirmek, başkanlık  sistemine geçmek konusunda hep vaatleri olmuş ama başaramamışlar. Biz bu konuda  kararımızı verdik. Ben, belediye başkanlığından itibaren başkanlık sistemine  geçme olayını hep ifade etmişimdir. Biz de bir yere kadar geldik, en sonunda  Cumhur İttifakı'nı oluşturduk.

Onunla birlikte dedik bu adımı atalım. Sonunda bir adım atıldı ve  başkanlık sistemine geçtik. Başkanlık sistemine geçişle birlikte Türkiye'de  beklentiler çoğaldı. Bu beklentilerin hepsinin bir anda olması mümkün değil. Ama  şu anda birçok şey oluyor. Bir de süreç giderken, bazı şeyler, yanlışlar ortaya  çıkıyor. Bunları da yolu yürürken görüyorsunuz. Sonra bunları düzeltme yoluna  giriyorsun. Bunlar bazen mevzuat değişiklikleridir, bazen yasal düzenlemelerdir.  Bir de sayısal olarak anayasa değişikliği yapacak güce sahip değilseniz, orada o  düzenlemeyi yapamıyorsunuz."

"Cumhurbaşkanı veya başkan, kanun yapar mı? Bunu, ana muhalefetin  başındaki zat bile bilmiyor." diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Benim kanun yapma yetkim yok. O çıkıyor 'Cumhurbaşkanı kanun yapıyor'  diyor. Cumhurbaşkanının kanun yapma yetkisi yok. Cumhurbaşkanının sadece,  Cumhurbaşkanlığı kararnamesi yapma yetkisi var. Bu kararnamenin de anayasaya ters  olmaması lazım. Bütün bunların dışında eğer hakkında kanun çıkarılmışsa, siz o  konuda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi de çıkaramazsınız. Biz sadece bütçe kanununda  düzenleme yapabiliriz. Onun da önünü zaten anayasa açmış. Biraz bundan dolayı  ağır bir gidiş var. Ben inanıyorum ki 2023'e kadar çok şey, çok daha farklı bir  şekilde yoluna girecek. Cumhur İttifakı olarak, bu ittifakımız güçlendikçe de çok  daha seri, çok daha güzel adımları atacağız."  
 

Ülke ekonomisi yönünden 2019 yılını nasıl değerlendirdiği sorulan  Erdoğan, "Son dönemde, hele hele son seçim öncesinde dikkat ederseniz Batı  ülkemize kur faiz enflasyon üzerinden çok ciddi baskılar uygulamaya kalktı ve  bununla bizi köşeye sıkıştırmaya yeltendiler. Tabii enflasyonda bir tırmanış söz  konusu oldu. Ondan sonra faizle bu devam etti. Ben çok açık samimi olarak şunu  söyleyeyim. Bir defa faiz konusunda hassasiyetlerim var. Şu anda biz faizde iyi  değiliz. Ama enflasyon yavaş yavaş inişe doğru geçmiş vaziyette. Kur şu anda  sendeliyor. Beklentileri tabii çok daha yüksekti ama beklentilerini bulamadılar.  Bulamayacaklar inşallah. Yani biz şu seçimi hayırlısıyla şöyle bir atlatalım.  Atlattıktan sonra bunların bütün oyunları bozulacak." değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, 23 Haziran'da bir belediye seçimine gidildiğini vurgulayarak,  "Bu bir hükümet seçimi, bir kabine seçimi değil, bir başkanlık seçimi değil. Ama  Batı, dünya bunu nasıl nitelemeye kalkıyor? Sanki bu ülkede bir başkanlık seçimi  var ve bu başkanlık seçimiyle beraber de yani 23 Haziran'da, veya 31 Mart'ta  Erdoğan gidecek, onun yerine bir başkası gelecek. Böyle bir şey yok ki. Erdoğan  gene yerinde. AK Parti yine yerinde. Kabine yerinde." dedi.

Milli Eğitim Bakanının bir eğitim reformuyla alakalı bir açıklama  yaptığına işaret eden Erdoğan, "Bu açıklamada 2023 hedefi gözüküyor ve onun  altında yani bu neticeleri biz 2020, 2021, 2022 gibi almaya başlayacağız diyor.  2019-2020'de nereye geleceğiz, 2020-2021'de nereye geleceğiz, yani derslerdeki  adet noktasındaki sayıları veriyor. Şimdi bu bir ufuktur. Eğer böyle kısa sürede,  hani eskiden koalisyon hükümetlerinde olurdu ya, 'geldim gidiyorum' falan, 10  aylık, 12 aylık, 15 aylık hükümetlerin olduğu dönemler. Böyle bir şey olsa  bunları böyle söylerler mi? Söylemezler." diye konuştu.

Erdoğan, şimdi böyle bir durumun söz konusu olmadığını, 2023'e kadar  Türkiye'de neler yapacaklarını konuştuklarını, eğitimde, imtihan sistemlerinde,  öğretmenlerle ilgili neler olacak, ne kadar öğretmen kadrosu verilecek,  hastanelerde, şehir hastanelerinde neler yaptıklarını ve yapacaklarını  konuştuklarını dile getirdi.

"Bunları siz nerede konuşursunuz? Ancak önünüzde her hangi bir bariyer  yoksa, önünüz açıksa ancak orada konuşursunuz" diyen Erdoğan, "Bizim şu anda  önümüz açık. Peki 23 Haziran'da ne var? 23 Haziran'da İstanbul'da maalesef  oyların çalınması üzerine yapılan bir yenilenme seçimi var. Şimdi bu yenilenme  seçimini yapacağız İstanbul Büyükşehir Belediyesiyle alakalı. İstanbul Büyükşehir  Belediyesiyle alakalı yapacağımız bu seçim sonucunda inşallah ben şunu özellikle  temenni ediyorum. Yani buna inancım tam. Ben diyorum ki bu seçim neticesinde  benim halkım, benim vatandaşım daha güzel bir neticenin olması için 'oylar yerini  bulacak' diyecek."  dedi.

"23 Haziran seçimleri daha da güzel olacak"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bundan önce partilerin seçim kurullarından  buradaki görevlilerin ismini alamadığını vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Kim onlar? Memurlar. Çünkü her sandıkta 2 memurun olması lazım. Ama  sandıklara bunlar, bırakın memurları bankalardan, oralardaki işçileri memur diye  sandıklarda görevlendirdiler. Biz bunları şimdi isim isim verince bunların  kaçacak herhangi bir yeri kalmadı. Listeler ortada ve bankalar tutuştu bu sefer.  'Bizden istediler de verdik'. Kusura bakmayın sizden böyle bir şeyi isteme  yetkisi yok. Eğer istediyseler sizin onlara vereceğiniz tek cevap vardı 'Bunlar  memur değil ki'. Bankalarda çalışan memur değildir, işçidir. Ziraat Bankası'nda  çalışan bile işçidir. Halk Bankası'nda çalışan da işçidir. Vakıfbank'ta çalışan  da işçidir. Bunların hiçbirisi memur değildir. Özel sektör bankalarının tamamı  işçi statüsünde. Maalesef halkı bu şekilde aldattılar ve bunlar geldiler seçim  yönettiler."

Şimdi bu seçimde bunun olamayacağını dile getiren Erdoğan, çünkü her  siyasi partinin seçim kuruluna gidip isimleri alabileceğini söyledi. Bunun ciddi  bir kontrol mekanizması olduğunu vurgulayan Erdoğan, bu kontrol mekanizmasıyla  birlikte yapılacak olan 23 Haziran seçimlerinin daha da güzel olacağını dile  getirdi.

"Daha oturmuş ve kendimize has bir eğitim sistemi"

Gençlere rol model olması için gençlikteki başucu kitabının ne olduğu  ve eğitim sistemine ilişkin görüşleri sorulan Erdoğan, Milli Eğitim Bakanı Ziya  Selçuk'un bunun cevabını verdiğini, sürekli değişen bir eğitim sistemi değil,  daha oturmuş ve kendimize has bir eğitim sistemi olması gerektiğini söylediğini  aktardı.

Erdoğan, eğitim dendiği zaman bunun adeta meslek liselerini  kapsadığını kaydederek, "Ama biz de öğretim var. Eğitim yok. Şimdi biz bunu  eğitim-öğretim olarak ele alırsak o zaman çok daha farklı bir şekilde cereyan  edecek. İnşallah temennimiz o dur ki, sürekli değişen değil, oturmuş, yerli ve  milli bir eğitim öğretim sistemiyle, geleceğe ve ders adetlerine boğulan bir  sistem değil. Ders adetlerinde de sınıflar yükseldikçe azalan ve az dersle çok  şey veren, öğrenci de mezun olduğu zaman hakikaten o işin hamallığını değil,  tamamıyla o işi hazmetmiş, onu sindirmiş öğrenciler olarak yetişmek." diye  konuştu.

Öğrencilik yıllarında başucu kitabı olarak bir hocasının tavsiyesi ile  Mehmet Akif Ersoy'un "Safahat" isimli kitabını okuduğunu anlatan Erdoğan, bir  hocasının da Necip Fazıl'ın "İdeolocya Örgüsü" isimli kitabını tavsiye ettiğini  söyledi.

Erdoğan, sadece bu kitaplarla değil, bunları çeşitlendirerek birçok  yazarın kitabı ile özellikle şiire düşkün olduğu için şairlerin eserleriyle haşır  neşir olduğunu anlatarak, bunların içerisinde Sezai Karakoç, Yahya Kemal Beyatlı,  Ahmet Hamdi Tanpınar'ın eserlerini de okuduğunu dile getirdi.

Roman olarak lise yıllarında İnce Memed'i okuduğunu kaydeden Erdoğan,  "Safahat istiklal şairimizin de eseri olduğu için onda adeta ruh dünyamın  zenginleştiğini gördüm. Üstadın eserlerinde İdeolocya Örgüsü, gerek Çile'de olsun  bunları yakalama fırsatını buldum. Çerçevelerinde hayatımın çerçevesini çizdim."  şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'de yeni üniversitelerin açılması yerine  var olan üniversitelerin kalitesinin artırılması yönünde bir şeyler yapılıp  yapılamayacağı sorusuna da, şu yanıtı verdi:

"Var olan üniversitelerin kalitesinin artırılması ifadenize karşı şunu  söyleyeyim, var olan üniversitelerin kalitesinin yanında acaba o üniversitelere  Ağrı'dan, Iğdır'dan, Kars'tan bu çocuğu gönderebilecek mali imkana anneler  babalar sahip mi? Yok. Ama biz üniversiteyi onların ayağına götürdüğümüz zaman  bize düşen görev ne? Biz oraya sadece profesörü, doçenti göndereceğiz. Ama  oradaki üniversiteyi kazanan benim gencim Ankara'ya, İstanbul'a nasıl gideceğim  bunu düşünmeyecek. O üniversite imtihanlarında gideceği üniversite olarak önce  şehrinin üniversitesini yazacak. Şu anda o şehirlerdeki üniversitelerin  öğrencilerinin çoğu, o şehrin gençleri. Biz işi kolay kıldık. Bundan sonraki  safhada sizin dediğiniz safhadır. Şimdi illere göre, öğretim üyelerinde geri  dönüş başladı. Yurt dışından vesaire. Artık geri dönen hocalarımız var.  Gönderdiğimiz bizim burslu hocalarımız var. Biz de tabii yardımcı doçentliği  kaldırdık. Şimdi kariyer yapma noktasında da süratle doktoradan sonra doçentlik  ve profesörlük olayıyla... Kariyer öğrenciye itimat telkin ediyor."

Profesörlüğe geçmenin o kadar zor olmadığını ama asıl en zor olanın  doktora olduğunu kaydeden Erdoğan, doktorayı atlattıktan sonra doçentliğin ikinci  bir zor aşama olduğu, onu da aştıktan sonra profesörlüğün işin zor olan kısmı  olmadığını, Türkiye'nin artık bunları da yakaladığını dile getirdi.

"Bir yargı mensubuna sen bu şekilde hakaret edemezsin"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İstanbul seçimlerinin yenilenmesi  kararıyla birlikte birtakım demokrasi eleştirileri gelmeye başladı. Geçmişte siz  de birtakım haksızlıklara uğradınız. CHP'nin bugün İstanbul'da yaşadığı olayla,  sizin geçmişte yaşadığınız olay benzerlik taşıyor mu?" şeklinde sorulan soruya,  kendisinin yaşadığı olayla, bu durumun uzaktan yakından alakası olmadığını  söyledi.

Bu durumun çok farklı olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Benim yaşadığım da  mesela elimizde bizim tercihli sistem vardı. Ben milletvekili olduğum halde,  benim kendi partimden olan kişi itiraz ederek Yüksek Seçim Kurulu vasıtasıyla  benden milletvekilliğimi aldı. Kimdi? Benim ilçe başkanımdı. Ben o zaman il  başkanıydım. Seçime öyle girmiştim. İtiraz etti ve milletvekilliğimi aldı. Biz de  olanda hayır vardır dedik. Sineye çektik. 1994'te bu defa İstanbul Büyükşehir  Belediye Başkanlığı geldi. Yani oradaki olayla bunun arasında dağlar kadar fark  var. Şimdi bu ise çok farklı. Farklı siyasi parti veya farklı siyasi görüşte  olanlar kalkıyor, biz diyelim itirazımızı yapıyoruz. Bizim en doğal hakkımız  itiraz. Bunu yasalar veriyor size." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, yasanın verdiği bir hakkı kullandıklarını vurgulayarak,  sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şimdi Belçika'da aynı şey yapılıyor. Belçika'da yapıldığında kabul  görüyor. Seçimin yenilenmesine karar veriliyor. Avusturya'da aynı şekilde seçimin  yenilenmesine karar veriliyor. Değişik bir versiyon olarak söylüyorum. Seçim  sisteminden kaynaklanıyor. Mesela Amerika'da Trump, Bayan Hillary Clinton'dan 3  milyon az oy aldığı halde seçim kazanıyor. Niye? Seçim sistemi onu getiriyor da  onun için. Ama bunlar gibi böyle kavga etmiyorlar. Bunlar işi öyle bir şeye  götürdüler ki. Bakıyorsunuz Yüksek Seçim Kurulu mensuplarına 'çete' diyor.  Anayasamızın 138. maddesinde bırakın böyle bir çete demeyi, ima dahi edemezsiniz  diyor. Ama maalesef YSK'nın mensupları bunlara karşı herhangi bir dava açmadılar.  Bilmiyorum açarlar mı, açmazlar mı? Bana göre açmaları lazım. Bunun adı tazminat  davası olur, tazminat davasından sonra dokunulmazlıkların kaldırılması olur. Bu  onun en doğal hakkıdır. Bir yargı mensubuna sen bu şekilde hakaret edemezsin.  Saygısızlık yapamazsın. Onlar bundan sonraki süreçte orayı nasıl yönetecekler,  nasıl götürecekler? Meydan okuyor. Yani bu kabadayılık yapılacak olan yer değil.  Kendine çok güveniyorsan, çok inanıyorsan sandık orada. Gene sandık gelir. Tamam  sandığa gidilir. En büyük hakem, millettir. Millet ne derse doğru olan odur."

İstanbul gibi bir yerde oyların 29 binden başlayarak 13 bine geldiğini  kaydeden Erdoğan, "Bu ne demektir? Burada bir şaibe var. 1963'te şaibe yenilenme  kararına neden oluyor, şimdi korkuyorsun kaçıyorsun ve belgeler çok daha farklı.  Bu belgeler neticesinde YSK bu işin yenilenmesine karar veriyor."  değerlendirmesinde bulundu.

Bu ağın genişletilmesiyle alakalı çalışmalar yapılıyor. İstanbul'da Binali Bey bu işin en önemli çözümüdür. İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerinden sonra bunlar çok daha hız kazancaktır. 

KENTSEL DÖNÜŞÜM

Gazisosmanpaşa ile ilgili olarak konu bana geldi. Çok daha seri bir şekilde ele alacaklar. Oradaki kentsel dönüşümdeki vatandaşlarımızın bize yardımcı olması lazım. 

SİYASETTE SANATÇI TARTIŞMASI

Hassasiyetinize teşekkür ediyorum. Sanatçı sanatıyla aslında konuşmalı. Sanatçı sanatıyla siyaset yapmalı. Sanatçı kalkıp da sanatını ya da bulduğu o muhabbeti sevgiyi kalkar da karşı siyasi anlayışa tavır koyarak genelleştirirse bu ülkede birliğe beraberliğe katkıda bulunmaz. O zaman sıkıntıların kaynağı olur. Kendileriyle Külliye'de bir toplantı yaptık. Ardından bunu görünce ciddi manada üzüldüm. Şurada daha 3-4 gün önce Haliç Kongre Merkezi'nde bu sloganı atıyor. Eseri izlemeye geldiklerinde bu slogan atılmaya başlanıyor. Slogan atılmaya başlandığı andan itibaren Binali Bey dönüyor sadece alkışlıyor. Kucaklayan Binali Bey. Kucaklanmaya ihtiyacı olduklarını söyleyenler ise toplumun gerilmesine neden olanlar. Biz yine de sabırla bu yola bu şekilde devam edeceğiz. Sonu iyi olacak diyorum ben.

S-400 VE DOĞU AKDENİZ

S-400 ile ilgili konuyu bitirdik. Bizim S-400 konusunda geri adım atmak gibi bir şeyimiz söz konusu değil. O iş bitti. Anlaşmamız temmuz ayı itibariyle S-400'lerin teslimiydi. Bunu belki de öne çekecekler. s-400 bir savunma sistemidir. S-400'den sonra S-500 söz konusu. ABD diyor ki sizin bizde alacağınız F-35 uçaklarına uyumlu değil. Biz bunun teknik çalışmalarını yaptık. Konuyla ilgili NATO Genel Sekreteri açıklamasını yaptı. 

"BİRAZ NAZ YAPIYORLAR ER YA DA GEÇ F-35'LERİ ALACAĞIZ"

Biz sizden Patriotları Obama döneminde istedik dedim. Obama bize 'kongre müsaade etmiyor' dedi. Sayın Trump'a 'Bu işin önünü kesen sayın Obama oldu' dedik. Sen kongreden çıkartabiliyorsan biz patriotta alalım. Hem S-400'müz hem patriotumuz olsun. F-35'te ise 5 taneyi bizim generalimize ve pilotlarımıza teslim ettiler. Amerika'da şu anda onlar. Simülatörleri teslim etmediler. Aparatlar buraya gelmedikten sonra 7 milyar dolarlık oraya parça üretimimiz var. Ben biraz bize naz yapıyorlar, orta sahada top çeviriyorlar ama bu işin olmayacağı noktasında değilim, er ya da geç F-35'leri teslim alacağız, aparatları da teslim alacağız. S-400'lerde inşallah ülkemize gelecek.

Ruh sağlığı çalışanları ile ilgili meslek yasası oluşturmaya çalışılıyor.

İHA'yı ve SİHA'yı Türkiye ürettikten sonra bizim terörle mücadelemiz katladı. Öyle bir noktaya geldik ki, biz SİHA'yı, İHA'yı ihraç eder hale geldik. Hele şimdi daha da öteye geçiyoruz, SİHA'nın balinasını üretiyoruz. Bu felaket bir şey. Balinanın her iki tarafına 1.5 ton ağırlıkta bombalar yerleşiyor, toplam ağırlığı 5 ton. Kalkıyor ve gereğini yapıyor. 

Şu anda Suriye'de gerekli cevapları veriyoruz.

Şu anda bir çalışma olduğunu biliyorum ama hangi safhada olduğunu bilmiyorum. ASTEP'le ilgili 4 bin kişinin alımı konusunu Zehra Hanım'la içeride bir görüşün bakalım ne safhada.

Devlet tarafından girişimcilere destekler var. Cumhurbaşkanı Yatırım Ofisi yeni kuruldu. Bir ada konuşulmuştu.

Devlet üniversitelerin aldıkları teşvikler daha fazladır, özel üniversitelerin o kadar değildir. Bu konuda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızla irtibata girerseniz. Ayrıca ciddi destekler var. Mustafa Varank Bey'le irtibat kurmanızda ciddi fayda var.

Burjuvazi sınıfı milli olamadı. Bu milletin ekmeğini yediler ama ne yazık bazıları ihanet etmeye devam ediyorlar. 5-10 işçi alsa ne olur? Ama olsun biz alanı bulacağız ve onlarla devam edeceğiz.

Krediye sıkıştığınız zaman bizim kapıyı çalışıyorsun.

ANAHTAR KELİMELER
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER CUMHURBAŞKANI HABERLERİ
  GÜNDEM HABERLERİ
Terör örgütü PKK'ya Bitlis'te darbe Terör örgütü PKK'ya Bitlis'te darbe Türkiye'nin huzur ve güvenliğini bozmak amacıyla asker, polis ve sivilleri hedef..
Doğanşehir'de ambar yangını Doğanşehir'de ambar yangını Malatya'nın Doğanşehir ilçesinde bir evin ambarında çıkan yangında hasar meydana..
Malatya'da uyuşturucunun zararları tiyatroyla anlatıldı Malatya'da uyuşturucunun zararları tiyatroyla anlatıldı MHP Malatya Kadın Kolları Başkanlığı tarafından "Dünya Uyuşturucu Kullanımı ve ..
Küçük karaciğeri olanlar da artık donör olabilecek Küçük karaciğeri olanlar da artık donör olabilecek Türk cerrahlar, nakil yapılamayacak düzeyde küçük karaciğeri bulunan vericinin d..
  SİYASET HABERLERİ
Kılıçdaroğlu: Halkımızın iradesine güveniyoruz Kılıçdaroğlu: Halkımızın iradesine güveniyoruz CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Cumhuriyeti şimdi demokrasiyle taçlandır..
Bahçeli: Erken seçim bahsi açmak en büyük kötülüktür Bahçeli: Erken seçim bahsi açmak en büyük kötülüktür MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Türkiye artık esas gündemine dönmeli ve seçim..
İstanbul tercihini yaptı... İşte ilk sonuç İstanbul tercihini yaptı... İşte ilk sonuç YSK, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine ilişkin yayın yasağını kal..
Ekrem İmamoğlu'ndan ilk açıklama Ekrem İmamoğlu'ndan ilk açıklama CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu, 23 Haziran İstanbu..
  DÜNYA HABERLERİ HABERLERİ
İtalyan mafya liderlerinden Morabito firar etti İtalyan mafya liderlerinden Morabito firar etti Uruguay İçişleri Bakanlığı, İtalya'nın güneyindeki Reggio Calabria bölgesinde fa..
Gülnara Kerimova 1,2 milyar dolarlık mal varlıklarını devlete iade etti Gülnara Kerimova 1,2 milyar dolarlık mal varlıklarını devlete iade etti Özbekistan'ın eski Cumhurbaşkanı İslam Kerimov'un cezaevinde bulunan büyük kızı ..
Yüzyılın Anlaşması'nın detayları açıklandı Yüzyılın Anlaşması'nın detayları açıklandı ABD'nin İsrail-Filistin meselesine çözüm iddiasıyla hazırladığı "Yüzyılın Anlaşm..
Trump'tan İran açıklaması! Pazartesi günü başlıyor Trump'tan İran açıklaması! Pazartesi günü başlıyor ABD Başkanı Donald Trump, pazartesi günü İran’a yeni yaptırımlar getirileceğini ..
  EKONOMİ HABERLERİ
Türk bankacılık sistemi sağlıklıdır ve güçlüdür Türk bankacılık sistemi sağlıklıdır ve güçlüdür Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Mü..
Enflasyona Endeksli Konut Kredisi'ne başvurular alınmaya başlandı Enflasyona Endeksli Konut Kredisi'ne başvurular alınmaya başlandı Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı ve Ziraat Bankası Genel M..
Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan Moody's'e tepki Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan Moody's'e tepki Hazine ve Maliye Bakanlığınca, Türkiye hakkında uluslararası kredi derecelendir..
Akfen Holding'den pay devri Akfen Holding'den pay devri Akfen Holding, TAV Yatırım Holding AŞ'de bulunan 21 milyon 783 bin 500 TL değeri..
  SPOR HABERLERİ
Red Bull Cliff Diving Portekiz’de gerçekleştirildi Red Bull Cliff Diving Portekiz’de gerçekleştirildi Dünyanın en prestijli atlayış serisi Red Bull Cliff Diving’de 2019’un dördüncü d..
Yeni Malatyaspor, Adis Jahovic'i transfer etti Yeni Malatyaspor, Adis Jahovic'i transfer etti Spor Toto Süper Lig takımlarından Yeni Malatyaspor, Kuzey Makedonyalı futbolcu ..
Toprak Razgatlıoğlu, İtalya'da ikinci oldu Toprak Razgatlıoğlu, İtalya'da ikinci oldu Red Bull sporcusu Toprak Razgatlıoğlu, Dünya Superbike Şampiyonası'nda (WorldSB..
Voleybol: 2019 Kadınlar FIVB Uluslar Ligi Voleybol: 2019 Kadınlar FIVB Uluslar Ligi A Milli Kadın Voleybol Takımı'nın 2019 FIVB Uluslar Ligi final etabındaki rakip..
  ERZURUM HABERLERİ
Ağır astım hastası doktor 3 seanslık yöntemle nefes buldu Ağır astım hastası doktor 3 seanslık yöntemle nefes buldu Erzurum'da 3 yaşında geçirdiği rahatsızlık sonucu astım hastalığına yakalanan do..
Doğu'ya kavurucu sıcaklar geliyor Doğu'ya kavurucu sıcaklar geliyor Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki 6 ilde üç gün sıcak hava etkili olacak.Meteoroloji 12..
Grip şikayetiyle hastaneye götürülen çocuğun ölümünde ihmal iddiası Grip şikayetiyle hastaneye götürülen çocuğun ölümünde ihmal iddiası Erzurum'da polis memuru baba ile ebe annenin 6 yaşındaki oğulları Hulusi Erdem'i..
AA Bölge Müdürü Şekerci'den veda ziyaretleri AA Bölge Müdürü Şekerci'den veda ziyaretleri Anadolu Ajansı (AA) Erzurum Bölge Müdürü Hüseyin Yahya Şekerci, tayininin Bursa'..
  MAGAZİN HABERLERİ
Sırp popstar Alanya'da Sırp popstar Alanya'da Alanya Turizm Tanıtma Vakfı (ALTAV) yetkililerinin Sırbistan'ın başkenti Belgrad..
Oryantal Didem yıllar içerisindeki değişimiyle görenleri şaşırttı! Oryantal Didem yıllar içerisindeki değişimiyle görenleri şaşırttı! İbrahim Tatlıses'in bir döneme damga vuran programı İbo Show'da ettiği danslarla..
Gizem Karaca hakkında soruşturma başlatıldı! Gizem Karaca hakkında soruşturma başlatıldı! Gizem Karaca, İzmir'deki evi için 120 bin liraya beyaz eşya satın aldığı Barış Y..
Ünlü sunucu Ellen Degeneres, üvey babası tarafından cinsel tacize uğradığını itiraf etti! Ünlü sunucu Ellen Degeneres, üvey babası tarafından cinsel tacize uğradığını itiraf etti! Ünlü sunucu ve komedyen Ellen Degeneres, yıllar sonra gelen bir itirafta bulundu..
  ŞİRKET HABERLERİ
 Pegasus 150 pilot istihdam edecek Pegasus 150 pilot istihdam edecek Pegasus Hava Yolları Genel Müdürü Mehmet Nane, bu yılın ocak ayında Pegasus Pilo..
TOTAL 14 ilde ustalarla buluşacak TOTAL 14 ilde ustalarla buluşacak Türkiye’de madeni yağ sektörünün önde gelen üreticisi TOTAL, 2019 boyunca 14 ild..
n11.com’a özel yüzde yüz pamuklu nevresimler satışta n11.com’a özel yüzde yüz pamuklu nevresimler satışta e-ticaret platformu n11.com, rüya gibi bir uyku deneyimi için n11.com’a özel haz..
Alman Daimler kar beklentisini revize etti Alman Daimler kar beklentisini revize etti Mercedes-Benz'in ana şirketi Alman otomobil üreticisi Daimler AG, 12 ay içinde ..
  BÖLGE HABERLERİ
Araçlar bu hale geldi... İki kardeşin feci sonu! Araçlar bu hale geldi... İki kardeşin feci sonu! Bursa'nın Orhaneli ilçesinde Nalınlar Kavşağı'nda yağış sebebiyle kayganlaşan yo..
İki aile birbirine girdi! Ölü ve yaralılar var İki aile birbirine girdi! Ölü ve yaralılar var Batman’ın Kozluk ilçesinde arazi meselesi yüzünden iki aile arasında çıkan kavga..
Arişten Alyans Ziyafeti Arişten Alyans Ziyafeti Aile toplumun en temel yapı birimidir. Toplumların temelini oluşturan aile bağın..
  Profesyonel Hizmetler HABERLERİ
Ülkemize ve markalarımıza güvendiğimiz için sermaye artışı yaptık Ülkemize ve markalarımıza güvendiğimiz için sermaye artışı yaptık Doğtaş Kelebek Mobilya Başkanı Davut Doğan; “Ülkemize ve markalarımıza güvendiğ..
Habere Kolay Ulaşım İçin Doğru Adres Habere Kolay Ulaşım İçin Doğru Adres Günümüzde insanların haberlere ulaşmak için kullandıkları farklı kaynaklar mevcu..
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
LİNKLER
Yukarı