HABER AKIŞI

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İnce'ye YSK cevabı

 Tarih: 23-06-2018 15:49:32
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Esenyurt, Beylikdüzü ve Avcılar mitinginde halka seslendi. Erdoğan, "Ne diyor bu bay Muharrem? YSK önünde yatacakmış. Burası hukuk devleti hukuk. Guguk devleti değil bay Muharrem" dedi

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip  Erdoğan, "Bay Muharrem diyor ki, 'Okulların bahçesinde yatın. Sandalyede oturun.  Ben de YSK'nin önünde yatacağım'. Hayırdır? Demek ki bu şimdiden kaybettiğini  anladı. Öyle anlaşılıyor." dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Esenyurt mitingindeki konuşmasında, seçimlere  saatler kaldığını belirterek, seçmenlerden yarına hazır olmalarını istedi.

Kalan 3-4 saatte çok yoğun çalışmaları gerektiğini vurgulayan Erdoğan,  konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bay Muharrem diyor ki, 'Okulların bahçesinde yatın. Sandalyede  oturun. Ben de YSK'nin önünde yatacağım.' Hayırdır? Demek ki bu şimdiden  kaybettiğini anladı. Öyle anlaşılıyor. Ne yapacakmış? YSK'nin önünde gidip  kendine göre şimdiden tehdit sallıyor. Bay Muharrem, biz hukuk devletinde  yaşıyoruz hukuk. Bu devlet guguk devleti değil. Bay Muharrem, şunu da bil, biz o  CHP zihniyetinin, hatırlayın, açık oy kapalı tasnifi bu ülkede siz yaptınız. Kime  oy veriyor, buna baktınız. CHP'ye oy verip vermediğine baktınız. Ondan sonra da  tasnifini siz kendiniz yaptınız. AK Parti iktidarında bugüne kadar 16 yıldır  böyle bir şey oldu mu? Olmaz ama siz yaptınız, yaparsınız."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçimlere karşı alınan tedbirlere değinerek,  şöyle devam etti:

"Biz şu an itibarıyla bütün güvenli olarak her türlü tedbiri aldık.  Sandık güvenliği, her sandıkta her partinin temsilcisi var mı? Daha ne  konuşuyorsun? Olmayan hiçbir siyasi parti yok. Kaldı ki 100 metre mesafeyi de  kaldırdık. Herhangi bir sandık üyesi, şu anda kalkıp hemen oradaki güvenlik  ekibine haberi verdiği anda, söylediği anda güvenlikçi gelir müdahale eder. Biz  bunu sağladık, bunu başardık. Sizin geçmişinizde, cemaziyelevvelinizde böyle bir  şey var mı? Yok. Kardeşlerim, sandıkta Esenyurt'ta kim görevliyse, tüm  Türkiye'de, ekranları başında bizi izleyen milletime sesleniyorum, sandıklarda  görevli olan tüm kardeşlerime sesleniyorum, oradaki güvenlik ekiplerine  söylediğiniz anda buna müdahale ederler ama ben şimdi milletime AK Parti'ye gönül  verenlere, özellikle sesleniyorum. Sakın ha rehavete kapılmak yok. Bütün  arkadaşlarınızı, akrabalarınızı alın, sandığa götürün. Buradaki rehavet Allah  muhafaza, bizi zora sokar. Sakın."

  Akşam TRT'de yayımlanan programda Cumhurbaşkanlığı Yeni Yönetim  Sistemi'ni anlattığını hatırlatan Erdoğan, katılımcılara "Yeni yönetim sistemini  nasıl buldunuz?" diye sordu.

Türkiye'nin, inşallah bu sistemle uçuşa geçeceğini vurgulayan Erdoğan,  şunları söyledi:

"İnşallah, muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkacağız. Bu,  farklı sistemle inşallah diğerlerinin akıllarına bile gelmeyeni biz  gerçekleştireceğiz. Ne diyorlar? 'Parlamenter demokrasi...' Bunların kafası da  basmıyor. Nasıl parlamenter demokrasi? Anayasa değişikliği yapman lazım. 16  Nisan'da biz anayasa değişikliğini yaptık mı? Yaptık. Bu iş bitti. Şimdi yeni bir  anayasa değişikliği yapma imkanın var mı? Yok. Parlamentoda böyle bir sayıyı  yakalama imkanın var mı? O da yok. Öyleyse neyin değişikliğini yapıyorsun?  Milleti aldatıyorlar milleti ama benim milletim buna aldanmamalı ve artık  başkanlık sistemiyle bu yola devam edeceğiz."

Katılanlara, "Buna hazır mıyız?" diye soran Erdoğan, Esenyurt'un da  Türkiye'nin de buna hazır olduğunu vurguladı.

"Büyümede ilk çeyrekte 7,4'le Hindistan'dan sonra 2. sırada yer  aldık"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da 7 ilçede miting  yaptığını hatırlatarak, konuşmasında şunları aktardı:

"Bugün de Esenyurt bambaşka. Kardeşlerim, biz yola çıkarken ne dedik?  Dedik ki Türkiye'yi dört sütun üzerinde yükselteceğiz. Bir, eğitim, iki sağlık,  üç, adalet, dört emniyet. Bunun akabinde de ulaşım, enerji, tarım, dış politika,  bunlarla beraber Türkiye'yi Allah'ın izniyle ilk 10'a yerleştirmenin gayreti  içerisinde olacağız. G-20'ye girdik mi? Girdik. Şu anda Türkiye, G-20'nin içinde  17. ülke. Avrupa'da 6. ülke. Bu noktaya geldik. Durup dururken gelmedik buralara.  İşte bu yıl, bakın tablo ne? Bu yıl, Allah'a hamdolsun, büyümede ilk çeyrekte  7,4'le Hindistan'dan sonra 2. sırada yer aldık. OECD arasında 1. numarayız.  Buraya yerleştik. Bunlar durup dururken olmuyor. İş bilenin kılıç kuşananın. Bunu  böyle bilelim."

Türkiye'nin IMF'e 23,5 milyar dolar borcunun bulunduğunu, bunu 2013'te  sıfırladıklarını, Merkez Bankası'nın döviz rezervinin 27,5 milyar dolardan 124  milyar dolara yükseldiğini, ihracatı 36 milyar dolardan 162 milyar dolara  çıkardıklarını aktaran Erdoğan, "Bu çalışarak oluyor." dedi.

  Eğitim

Eğitimde atılan atılımlara dikkati çeken Erdoğan, mitingin ön  sıralarında yer alan çocuklara sınıf mevcudunu sordu. Türkiye ortalamasının 32  olduğunu belirten Erdoğan, 15 kişilik sınıfların olduğunu belirtti. Kendisinin 75  kişilik sınıfta okuduğunu, Anadolu'da 100 kişinin üzerinde sınıfların bulunduğunu  kaydeden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Nereden nereye çektik. Hedef ne? Bir, sınıflarımızda öğrenci sayısını  azaltmak, niteliği yükseltmek. Bunu başardık. 280 bin derslik 15 yılda yaptık.  580 bin öğretmen atadık. Bununla beraber artık sınıflarda her yıl okul  açıldığında sıraların üzerinde kitapları görüyor muyuz? Görüyoruz. Ücret alınıyor  mu? Fakat hatırlayın kırtasiyeciye gider kitabını bile bulamazdın. Kendi  dönemimizde bulamazdık. Siz şimdi çoğunuz teksir notu nedir diye sorsam Allah-u  alem onu bile bilmezsiniz. Saman kağıdına makineyle basılır onları alırdık. Bu  dönemlerden geliyoruz. Şu anda üniversite olan 81 vilayetimiz var. 75  üniversitemiz vardı, şimdi 205 üniversitemiz var. 10 müracaattan mezun olanlardan  1 tanesi üniversiteye girebiliyordu, şimdi 10'da 10 girme şansı var. Buraya  geldik. Bunlar da durup dururken olmadı. İmkan hazırladık. 16 yıl önce üniversite  öğrencilerinin aldığı burs, kredi neydi biliyor musunuz? 45 liracık. Şimdi ne  oluyor? 470 lira. Master öğrencisi ne alıyor? 2 katı. 940 lira. Peki doktora  öğrencisi ne alıyor? Asgari ücret. Bunlar güçlenen, ekonomik olarak yükselen  Türkiye'nin rakamları. Ben sizlere Bay Muharrem, Bay Kemal gibi konuşmuyorum."

Erdoğan, Esenyurt mitingindeki konuşmasında, vatandaşların artık  istediği hastaneye gidebildiğini, ilaçlarını rahatlıkla her yerden alabildiğini  dile getirerek, "Bay Kemal SSK'nın başında olduğu zaman alabiliyor muydunuz?  Sağlam girsen hasta çıkarsın. Bay Kemal öyleydi de onun için. Bunlar zihinsel  hasta zihinsel, fiziki olmanın ötesinde." ifadelerini kullandı.

İkitelli'de şehir hastanesi yapıldığını hatırlatan Erdoğan, "Bay  Muharrem, bu şehir hastanesinden haberin var mı? Bay Kemal haberin var mı? '16  yılda ne yaptılar?' diyor. Gel bu şehir hastanesini gör. Bunlar dürüst değil,  dürüst. Hele hele bir tane bayan çıkmış, 'Ben şehir hastanelerine karşıyım.  Bunların parası nasıl ödenecek?' diyor. Senin para ödeme veyahut da para üretme  kabiliyetin yok ki. Ana muhalefetin zaten hiç yok. Biz 16 yıldır bu ülkede hem  milli bütçeyi güçlendirdik hem kaynakları çeşitlendirdik. Bütün yatırımlar böyle  oldu." diye konuştu.

Erdoğan, 29 Ekim 2013'te açılan Marmaray'dan bugüne kadar 268 milyon  yolcu, 26 Ağustos 2016'da açılan Yavuz Sultan Selim Köprü'sünden 69 milyon araç,  20 Aralık 2016'da açılan Avrasya Tüneli'nden 23 milyon araç, Osmangazi  Köprüsü'nden 13 milyon 384 bin araç geçtiğini aktararak, şöyle devam etti:

"Şimdi Bay Muharrem, 'Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün fiyatı bu,  birinci köprünün, ikinci köprünün fiyatı bu. Bayramda birinci ve ikinci köprü  ücretsiz. Yavuz Sultan Selim Köprüsü ücretli.' diyor. Bay Muharrem ya sen mecbur  musun üçüncü köprüden gitmeye? Sen ikiden git, birden git. Bunlar pahalı  geliyorsa sandalla git. Yavuz Sultan Selim, 7 sene sonra devlete geçiyor. Biz  burayı yap-işlet-devretle, kamu özel ortaklığıyla yaptık. Bu bir mantıktır,  ekonomik zekadır."

"Modern dünya neyi yapıyorsa biz de onları yapıyoruz ve yapacağız"

Yüksek hızlı tren yapıldığına değinen Erdoğan, "Sivaslı birisi çıkmış  ne diyor? 'Yüksek hızlı treni hemen kaldır.' diyor. Yüksek hızlı tren göçü  artırırmış. Allah rahmet etsin Erbakan Hoca hayatta olsaydı inan ilk önce bunları  partisinden tasfiye ederdi. Hoca hızlı trenden bahsederdi, bunlar ise hızlı treni  kaldırmaktan bahsediyor. Modern dünya neyi yapıyorsa biz de onları yapıyoruz ve  yapacağız." dedi.

Erdoğan, üçüncü havalimanının 29 Ekim'de açılacağını belirterek,  havalimanının kamu-özel ortaklığıyla 10,2 milyar avroya yapıldığını, şu anda 30  bin kişinin çalıştığını, işletme başladığında 100 bin kişinin istihdam  edileceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hepsinden öte, hamdolsun markamız olacak o  havalimanı. Dünyaya burayla biz havamızı atacağız." dedi.

"Türkiye'nin güvenlik güçleriyle baş edilmez"

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, turist  sayısında 40 milyona doğru gidildiğine işaret ederek, şunları kaydetti:

"Dış politikada artık emir alan değil, hem masada hem alanda olan bir  Türkiye var. Terörle mücadelede Bay Muharrem'in ağzından bir şey duydunuz mu? Bay  Kemal'den duydunuz mu? Aday oldu, ilk ziyaret ettiği yer neresi? Edirne'de gitti  Demirtaş'ı ziyaret etti. Kim bu adam? 7 Haziran'da 'Dökülün sokağa' diyen ve  benim 53 Kürt kardeşimi Diyarbakır'da ölümüne neden olan kişi değil mi? Ben  buradan tüm Kürt kardeşlerime sesleniyorum; sakın ha bu oyuna gelmeyin. Bizde  Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Roman, Gürcü, Abaza vesaire, böyle bir ayrım var mı, biz  yaradılanı yaradandan ötürü sevmedik mi? Biz bir olacağız, beraber olacağız. Bize  ayrılık, gayrılık yakışmaz. Bunu başarmamız lazım.

  Kürt devleti kuracaklarmış. Nereden çıktı bu ya? Kürt kardeşlerimin de  Türkiye Devleti'nden başka devleti yoktur. Bu oyunu da bozacağız. Gitti icazet  aldı, Bay Muharrem. Nereden? Edirne'den, Demirtaş'tan. Efendim işte 'Onun  hakkıymış.' Çıkıyor diğerleri, 'Onun da arazide olması gerekirmiş.' Ya bu insanın  ölümüne sebep olan böyle bir kişinin arazide ne işi var? Biz Afrin'de  teröristlerin üzerine bindik mi? Suriye'nin kuzeyinde bunlar inadına bir şey  söylüyorlar, 'Kürt koridoru.' Hayır, orada bir Kürt koridoru yok, orada terör  koridoru var. Biz bu terör koridorunu yok ettik. Afrin'e girdik, 4 bin 700'e  yakın teröristi etkisiz hale getirdik. Cerablus'a girdik, 3 bin civarında  DEAŞ'lıyı derdest ettik. Şimdi Irak'tayız. Bay Muharrem 'Kandil'e giremezler.'  diyor. Şu anda Kandil'deyiz. Tepesine, tepesine bindik mi? Bindik. Şimdi kaçacak  delik arıyorlar. İlk operasyonda 20 uçakla 10 noktayı vurduk. İkinci operasyonda  daha da ileriye gittik. Orada da toplantı halinde olan lider kadrodan 35 kişiyi  etkisiz hale getirdik. Şimdi anladılar ki Türkiye'nin güvenlik güçleriyle baş  edilmez."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cumhur İttifakı'nı inşallah çok güçlü bir  şekilde sandıktan çıkaracağız." dedi.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN BEYLİKDÜZÜ'NDE KONUŞTU

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip  Erdoğan, "Bay Muharrem, Bay Kemal size bir şey söyleyeyim; her şeyden önce  Türkiye bir hukuk devletidir. Bugüne kadar, 15-16 yıldır bir sakat seçim  yaptırmadık, güneydoğuda terör bölgesi hariç. Terör bölgesinde de bu seçimde  bütün önlemleri aldık. Teröristlerin sandıklara tehdidinde tepelerine tepelerine  bineceğiz." dedi. 

 Erdoğan, Beylikdüzü mitingindeki konuşmasında, seçimlere saatler  kaldığını belirterek, seçmenlerden yarın tüm yakınlarını alıp sandığa  götürmelerini istedi.

Vatandaşlara rehavete kapılmamaları gerektiğini söyleyen Erdoğan, "Ya  nasıl olsa bu işi bitirdik... Çünkü Bay Muharrem tutuştu. Ne diyor? 'Okulların  bahçesinde sandalyelerin üzerine yatıp ona göre orayı kontrole alın. Ben de zaten  YSK'nın önünde yatacağım, ben de orada gereğini yapacağım' diyor. Çok uykusuz  kalmış. Bay Muharrem, Bay Kemal size bir şey söyleyeyim; her şeyden önce Türkiye  bir hukuk devletidir. Bugüne kadar, 15-16 yıldır bir sakat seçim yaptırmadık,  güneydoğuda terör bölgesi hariç. Terör bölgesinde de bu seçimde bütün önlemleri  aldık. Teröristlerin sandıklara tehdidinde tepelerine tepelerine bineceğiz." diye  konuştu.

Erdoğan, vatandaşların demokratik hakkını engellemeye çalışanlara asla  müsaade etmeyeceklerini vurgulayarak, gereğini yapacaklarının altını çizdi.

"Sandık namustur"

Sandığın "namus" olduğunu anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

  "Demokrasi, namustur. Bunu asla unutmayacağız. Onun için de yarın  sabahtan itibaren sandıklara sahip olacağız. Sandıklarda taviz yok. İnşallah  sandıklarda sayımlar bitene kadar oralardan sandık tutanaklarını alana kadar  görevli arkadaşlarımız oradan ayrılmayacak. Gerek kadın kollarımız, gerek  gençler, ana kademe buna çok dikkat edeceğiz. Anadolu'da ahbabı, kim varsa  bunları da telefonla arayacak mıyız? Onlara da gerekenleri söyleyecek miyiz?  Benden duyduklarınızı onlara da iletin. Biz sizinle beraber bu yola çıktık. Ne  dedik, 'Uzun ince bir yoldayız gidiyoruz gündüz gece' Gidecek miyiz gündüz gece?"

Erdoğan, 4 temel unsur üzerinde Türkiye'yi kalkındıracaklarının altını  çizerek, bunların eğitim, sağlık, adalet ve emniyet alanları olduğunu söyledi.

Bunların üzerine ulaşımı, enerjiyi, turizmi, tarımı ve dış politikayı  bindireceklerini aktaran Erdoğan, " Beşer planında hiçbir kulun önünde eğilmedik,  biz sadece ve sadece Allah'ın huzurunda rükuda ve secdede eğildik. Hiç endişe  etmeyin." ifadelerini kullandı.

  Eğitimde atılan atılımlara dikkati çeken Erdoğan, mitingin ön  sıralarında yer alan çocuklara sınıf mevcudunu sordu. Türkiye ortalamasının 32  olduğunu aktaran Erdoğan, "Şu anda biz 280 bin derslik yaptık. 580 bin öğretmen  ataması yaptık. İş buradan kaynaklanıyor." dedi.

Kendisinin 75 kişilik sınıfta okuduğunu, geçmişte Anadolu'da 100  kişinin üzerinde sınıfların bulunduğunu kaydeden Erdoğan, hedeflerinin 30'un  altında bir rakam olduğunu söyledi.

Erdoğan miting alanındaki annelere seslenerek, "Kitaplarımızı  sıraların üzerinde buluyor muyuz, ücretsiz olarak kitaplarımızı alıyor muyuz?"  diye sordu. "Evet" cevabı alan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Peki hatırlayın bir zamanlar kırtasiyeci dükkanından paramızla bile  kitap alabiliyor muyduk? 1 hafta 10 gün sıra bekliyorduk, bu çileleri çektik. Ben  teksir kağıdıyla yani saman kağıtla öğrenim yaptım. Abilerimizden o teksir  notlarını bile satın alamıyorduk. Böyle okuduk. Aynı jenerasyonda olanlar bunu  iyi bilir. Ama biz bu çileyi çektiğimiz için artık yavrularımız bu çileyi  çekmesin istedik. Onun için kuşe kağıtla kitaplarımızı bastırdık. Okullar  açılırken sıralarınızın üzerinde kitaplarınızı buluyor musunuz? Bütün bunlarla  beraber artık annelerin çilesi bitti mi?

Attığımız bu adımla şimdi nitelik önemli ve bol öğretmen şu anda  yetiştiriyoruz. 580 bin atadık 20 bin de şimdi atıyoruz. Ama ben Bay Kemal gibi  de palavra atmıyorum. O 'Ne kadar varsa alacağız' diyor. Ya neyi alıyorsun, çuval  mı bu dolduruyorsun? İhtiyaç varsa alacaksın. Bu adımları atarken hedefimiz  nitelik. Şimdi bunun adımını atıyoruz. Eğitimde bundan 16 yıl önce burs ne  veriliyordu? 45 liracık. Onu hatırlayanlarınız yoktur tabii. Ama şimdi ne  veriyoruz? 470 lira burs veriyoruz. Master öğrencilerine 940 lira veriyoruz,  doktora öğrencilerine asgari ücret veriyoruz. Bunu biz yaptık. Diyor ki '16  senede ne yaptı?' Eline diline dursun ya. Marmaray'ı da mı görmedin? Avrasya'yı  da mı görmedin? Yavuz Sultan Selim'i de mi görmedin? Osmangazi'yi mi de görmedin?  280 bin dersliği mi görmedin? Ya sana ne anlatayım. Şehir hastanelerini mi  görmedin? Şimdi burada yanıbaşınızda yapıyoruz değil mi? 3 bin 300 yatak  kapasiteli şehir hastanesi yanı başınızda yapılıyor."

"Şehir hastaneleri ile Türkiye'nin sağlıktaki çıtası çok yükselecek"

Sağlık konusunda Beylikdüzü'nün bir sorun yaşamayacağını kaydeden  Erdoğan, "Şimdi burada Amerika'nın Cleveland'ı varsa bizim de İkitelli'de şehir  hastanemiz var. Diyor ki 'Nereden çıktı bu şehir hastanesi ya?' Adaylardan bir  tanesi bunu diyor. Üstelik bir de hanımefendi. 'Şehir hastanesi buna ne gerek  var' diyor. 'Buna verilecek parayla şu kadar köprü yapılırmış.' Bu ihtiyaç değil  mi? Sağlıktan daha önemli bir şey olabilir mi? Kanuni ne diyor, 'Halk içinde  muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.'  Yani devlet-i aliyyeyi koy bir kenara, bir sağlık bir nefes yeter bize diyor, bu  kadar önemli bu iş. Ama bu hanımefendi bunu daha iyi anlaması gerektiği halde  anlamıyor. Niye? Cehalet çok kötü bir şey. Yanında da bazı profesörler var çıkmış  onlara da bunu anlatıyor, vay zavallı vay. Senin profesör olman bu işi bilmen  anlamına gelmez. Dertli olmak lazım, dertli. Biz dertliyiz dertli. Biz  milletimize sevdalıyız sevdalı. Bu çile çekenleri iyi biliriz ve onun için de en  ideal olan neyse bunları yapacağız dedik. Şehir hastaneleri benim ta belediye  başkanlığı dönemimin aşkıdır. O zamanda kararını verdik ve elhamdülillah adımı  attık." ifadelerini kullandı.

  Şu anda 5 şehir hastanesini bitirdiklerini anlatan Erdoğan,  "İstanbul'a da 2 dev şehir hastanesi yapıyoruz. Bunlarla beraber Türkiye'nin  sağlıktaki çıtası çok yükselecek." dedi.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN AVCILAR'DA

İşte konuşmasından satır başları:

Oyunu kullan git televizyon başında izle. Bu zihniyet açık oy gizli tasnif yaptılar. 

Bizim partinin ilçe başkanlarını arıyorlar, tehdit ediyorlar. Senin yüreğin varsa şehre gel, dağın tepesinde ne işin var. Bunlar korkak. Korkaklar zafer anıtı dikemez.  Selo neyse onlar da o. 

ANAHTAR KELİMELER
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER CUMHURBAŞKANI HABERLERİ
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Yukarı