istanbul escort

istanbul escort

HABER AKIŞI

AK Parti Sözcüsü Çelik'ten olağanüstü itiraz açıklaması: Haklarımızı ivedilikle kullanacağız

 Tarih: 13-04-2019 01:21:02
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik MKYK sonrası açıklamalarda bulundu. Çelik, olağanüstü itiraz ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Birleştirme tutanakları ortaya çıktıktan sonra, olağanüstü itiraz hakkımız var. O işlem gerçekleştikten sonra zannediyorum 7 gün itiraz hakkımız var, ivedilikle kullanılacaktır" ifadelerini kullandı.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "ABD'nin silah pazarındaki  rekabetini, NATO müttefikliği meselesine taşımaması gerekir." dedi. 

Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip  Erdoğan başkanlığında AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı  devam ederken parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında  değerlendirmelerde bulundu, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Seçimden sonraki ilk MKYK toplantısını gerçekleştirdiklerini belirten  Çelik, partinin en üst yönetim organı olarak kapsamlı değerlendirme yapıldığını  aktardı.

Çelik, toplantıda yerel yönetimler, seçim işleri başkanlıklarının  sunumlar yaptığını, ayrıca Genel Başkanvekili tarafından kampanya süreci ve bunun  değerlendirilmesiyle ilgili sunumlar gerçekleştirildiğini ifade ederek,  "MKYK'daki arkadalarımızın katkısıyla yaklaşık olarak il il değerlendirme  yapılabilecek bir çerçevede ilerlediğimizi söyleyebilirim." diye konuştu.

Hem bölgeler hem iller hem oy oranları üzerinde değerlendirme  yapıldığını dile getiren Çelik, "Cumhur İttifakı olarak yüzde 52'lik bir rekora  imza atmamız, aynı şekilde 15. kez yaklaşık yüzde 45'lik oranda bu seçimden de  başarıyla çıkmış olmamız teşkilatlarımıza, bütün çalışma arkadaşlarımıza  teşekkürümüzü tekrarlamamızı gerektiriyor." dedi.

Çelik, hangi partiye oy verirse versin büyük katılım oranını  gerçekleştiren, demokrasiye sahip çıkan vatandaşlara da teşekkür etti.

Türkiye'nin geçmişten bugüne kadar bütün zorlukları demokrasi yoluyla  aşmasını bildiğini ifade eden Çelik, şöyle konuştu:

"Başka ülkelerin zorluklar karşısında savrulduğu durumların yakın  coğrafyamızda örneklerini görüyoruz. Buna karşılık mesele ne kadar büyük olursa  olsun içeride ya da dışarıda ne kadar sıkıntı yaşanırsa yaşansın vatandaşımız tek  bir oy pusulasıyla memleketini her zaman düze çıkarmayı, demokrasiye sahip  çıkarak göstermiştir. Şimdiye kadar da görülmüştür ki başka ülkelerin bedel  ödeyerek ulaşamadığı yerlere demokrasimiz yoluyla ulaşıyoruz. Türkiye'nin birlik  bütünlüğünün, bugünü yönetmesinin ve geleceğe damga vurmasının en büyük teminatı  demokrasimizin gücünün ve kapasitesinin korunmasıdır."

Özel ve millilere tebrik

Geride kalan günlerde önemli, belki de tarihte ilk kez gerçekleşen  olaylar yaşandığını belirten Çelik, bilim insanlarının ilk kez bir kara deliğin  fotoğrafını çektiğini hatırlattı. Dünyadan 53 milyon ışık yılı uzaktaki Başak  Takım Yıldızında bulunan kara deliği görüntüleyen ekipte bir Türk Astrofizik  Profesörü Feryal Özel'in bulunduğunu aktaran Çelik, Arizona Üniversitesi'nde  astronomi ve astrofizik profesörü Özel'i bu büyük başarıya katkı sağlayan ekibin  içerisinde olmasından dolayı tebrik ettiklerini söyledi.

Çelik, uluslararası alanda başarılarıyla Türk halkını gururlandıran  Taha Akgül, Evin Demirhan, Bediha Gün, Elif Jale Yeşilırmak, Yasemin Adar, Recep  Topal, Fatih Erdin, Muhammet Nuri Kotanoğlu ve Cemil Erdoğdu'ya da AK Parti MKYK  olarak tebriklerini sunduklarını ifade etti.

Türk sporu ve Fenerbahçe'nin değerli ismi Can Bartu'nun hayatını  kaybetmesinden büyük üzüntü duyduklarını da belirten Çelik, Bartu'ya Allah'tan  rahmet, Bartu ailesine, Fenerbahçe ve bütün spor camiasına başsağlığı diledi.

"Esas konuşulması gereken mesele bu değil"

ABD'den özellikle S400 odaklı açıklamaların sürdüğüne işaret eden  Çelik, çoğu kez "adını vermek istemeyen yetkili" denilerek neredeyse her gün,  bazen günaşırı bu açıklamaların geldiğini aktardı.

Ömer Çelik, "Bize göre esas konuşulması gereken mesele bu mesele  değil. Türk-Amerikan ilişkilerinde esas mesele S400 meselesi değildir. S400  meselesi Türkiye gibi önemli bir NATO müttefikinin ulusal güvenliğini tehdit eden  unsurlara karşı bir tedbir alma meselesidir." dedi.

Türkiye'nin bu konuda önce müttefiklerinden yardım istediğini, bu  gerçekleşmeyince egemen bir devlet olarak başının çaresine baktığını dile getiren  Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Esas olarak tartışılması gereken mesele müttefiklik ilişkisi  bakımından tartışılması gereken mesele bir NATO müttefikinin ulusal güvenliğini,  yani Türkiye'nin ulusal güvenliğini tehdit eden terör örgütüne karşı bir başka  NATO müttefikinin, ABD'nin tırlarla silah göndererek terör örgütlerine  güvenliğimizi tehdit eden unsurları desteklemesidir. Esas konuşulması gereken  mesele budur. Bununla ilgili konuşmadan kaçmak için başka konular gündeme  getiriliyor sürekli olarak. Bir de tabii Rusya'nın Batı'daki imajı kullanılarak  Türkiye'ye karşı bir propaganda maalesef bu şekilde yürütülüyor. PKK'lı  teröristlerin eğitim aldığı Suriye'deki kamplarda ABD bayraklarının olduğunu  görüyorsunuz. Bu teröristlerin başındaki kişilerin ABD askerleriyle ABD'li  komutanlarla fotoğraf çektirdiğini görüyorsunuz. Halen 15 Temmuz'da Türkiye'yi  işgal etmeye çalışan FETÖ'nün başındaki kişinin ABD'de bir karakola dahi  çağrılmadığını görüyoruz. Dolayısıyla müttefiklik ilişkileri açısından  konuşulması gereken bu meseleler dururken aslında Türkiye'nin egemen bir devlet  olarak güvenliğine katkı sağlayacak, aynı zamanda NATO güvenliğine katkı  sağlayacak S400 meselesinin konuşulmasını garipsediğimizi ifade etmek isterim."

PKK'nın terör örgütleri listesinde olmasına karşın uzantıları  YPG/PYD'nin ABD tarafından desteklendiğini ifade eden Çelik, "Amerika'nın Suriye  Özel Temsilcisi James Jeffrey, önceki beyanlarıyla aslında bunun bir terör örgütü  olduğunu söylemişti. Bu beyanlar hala ortadadır. ABD Başkanı ve yetkililer, bu  PYD/YPG'ye verilen desteği onun DEAŞ ile mücadelesine dönük olarak verildiğini  söylüyorlardı ama yine aynı yetkililer ve başkan, DEAŞ ile mücadelenin bittiğini  ve kesin bir mağlubiyete uğratıldığını söylüyor. Buna rağmen bu destek verilmeye  devam ediyor." diye konuştu.

"Müttefiklerimizi yanımızda görmek en doğal hakkımızdır"

Terörizme verilen bu desteğin esas konuşulması gereken konu olduğunu  vurgulayan Çelik, şöyle konuştu:

"NATO müttefikliği içerisinde Türkiye'nin güvenlik kaygılarına  yeterince önem verilmediği görülmüştür. Sınırımızın dibine DEAŞ yaklaşmışken, PKK  orada bir terör devletçiği kurmaya çalışırken müttefiklerimiz nerededir. Bize  gönderilen patriotların belli bir zaman kullandıktan sonra çekildiğini gördük.  Halbuki çekildiği zamanlarda Türkiye'ye dönük terör tehdidi daha da  yoğunlaşmıştı. Dolayısıyla bu zamanlarda müttefiklerimizi yanımızda görmek en  doğal hakkımızdır."

Türkiye'nin öncelikli olarak müttefiklerinden bir savunma sistemi  almak istediğini ancak bu konuda iş birliğine yanaşılmadığını dile getiren Çelik,  "Rusya ile anlaşma yapılana kadar herhangi bir şekilde bu süreçte Türkiye'ye  olumlu, makul bir teklif sunmayan ABD'nin biz S400 anlaşmasını yaptıktan sonra  patriotları verme şeklinde bir girişimde bulunması, ondan sonra S400 sürecine  itiraz etmeye başlaması, doğrusunu söylemek gerekirse makul değildir."  değerlendirmesinde bulundu.

"Çeşitli devletlerin silah pazarlarında pay kapma yarışı vardır ama  ABD'nin silah pazarındaki rekabetini NATO müttefikliği meselesine taşımaması  gerekir." diyen Çelik, sözlerine şöyle devam etti:

"Bu rekabet başka bir şeydir, NATO müttefikliği başka bir şeydir. NATO  Genel Sekreteri, defalarca silah tedariklerini NATO içinde egemen devletlerin  istedikleri ülkeden tedarik edebileceğini söyledi. O zaman soru şudur,  sınırımızıda Suriye'den, Irak'tan, o bölgeden kaynaklanan bunca yoğun terör  tehdidi varken ve Türkiye'nin hava savunma sistemi ihtiyacı doruk noktasındayken  müttefiklerimiz Türkiye'yi sıradan bir silah tüketicisi olarak görmenin ötesinde  makul teklif sunmuşlar mıdır? Patriotlar konusunda, krediler konusunda makul bir  teklifle gelmişler midir? Teknoloji paylaşımı, teslimat süresi konusunda makul  teklifle gelmişler midir? İlk önce onlara başvurulmuştur. Bu teklifler konusunda  makul yaklaşımları olmayanların, biz S400 konusundaki anlaşmayı imzaladıktan  sonra bu konuyu gündeme getirmeleri doğrusunu söylemek gerekirse müttefiklik  ilişkisine sığmamaktadır."

ABD yönetiminin yakın zamana kadar NATO'yu sadece maddi külfet  meselesi olarak gördüğünü, Avrupa ile aralarında bu konuda ciddi sıkıntılar  bulunduğunu dile getiren Çelik, şunları söyledi:

"Hatta NATO'yu modası geçmiş bir organizasyon olarak tanımlayan bazı  yetkililerin sözlerini de duymuştuk. Halbuki NATO Genel Sekreterinin Amerikan  kongresinde NATO'nun 70. yıl dönümü vesilesiyle yaptığı konuşmada belirttiği  gibi, tehditler yoğunlaşıyor ve daha asimetrik hale geliyor. Önümüzdeki dönemde  NATO gibi organizasyonlar daha da önemli hale gelecek. Türkiye bunun vazgeçilmez  ortağı, kilit üyesidir. 70 yılın 67 yılında biz varız. Dolayısıyla Türkiye'nin  müttefikliğini tartışmak aslında NATO'nun tamamını tartışmak anlamına geliyor.  Maalesef ama bu yönde tartışma girişimlerinin olduğunu üzülerek görüyoruz.  NATO'yu sadece maddi bir külfet gibi görenlerin Türkiye söz konusu olduğunda  NATO'nun kıymetinden bahsetmeleri de son derece manidardır ve bu aşırı duyarlılık  da net bir şekilde görülmektedir."

NATO müttefikliğini tanımlayan maddenin 5. madde olduğunu belirten  Çelik, şunları kaydetti:

"NATO'nun F35 diye bir maddesi yok. Fakat sanki 5. madde kalkmış  yerine F35 diye bir madde gelmiş gibi açıklamalar yapılıyor. Bütün NATO güvenliğine katkı sağlayacak F35 projesi açısından Türkiye'nin sorgulanması demek  NATO'nun bütün ortak projelerinin ve ortak güvenlik anlayışının sorgulanması  demektir. 5. Madde çerçevesinde Türkiye'ye ortaklarımız, müttefiklerimiz Suriye  kaynaklı tehdit karşısında yeterli yardımı göndermiş midir, yeterli desteği  sunmuş mudur? Buna 'Evet' demek mümkün değildir. Bir de üstüne üstlük Türkiye hem  kendisinin ihtiyacını karşılamak, egemen bir devlet olarak güvenliğini tesis  etmek bakımından hem de NATO güvenliğine katkı sağlamak bakımından bu hava  savunma sistemlerini alırken bunu birtakım S400'ler konusundaki eleştiriye  F35'ler konusundaki bir sorgulamaya dönüştürmek, doğrusunu söylemek gerekirse  NATO'nun 5. maddesi konusunda yeterli duyarlılık göstermemek anlamına gelmektedir  ve bu doğru bir yaklaşım değildir."

Türkiye ile ABD arasında güvene dayalı bir ittifak ilişkisi olduğunun  altını çizen Ömer Çelik, "Dünyanın pek çok yerinde Türkiye ile ABD ve diğer  müttefikler teröre karşı ortak mücadelede yar almıştır, dostluk ve müttefiklik  ilişkisi bakımından kısa vadeli ve tek taraflı yaklaşımlar üretmemişlerdir, her  zaman için ortak çıkara ve güvenliğe dayalı yaklaşımlar üretmişlerdir."  ifadelerini kullandı.

Çelik, gelecek dönemde terörle mücadele, yasa dışı göç ile mücadele,  ortak barışın tesisi ve istikrarın sağlanması konusunda bu müttefik ilişkisinin  daha önemli hale geleceğini söyledi.

Türkiye'nin müttefiklerinden ekstra bir beklenti içinde olmadığını  belirten Ömer Çelik, şunları kaydetti:

"Sadece müttefiklik ilişkisine duyarlı, müttefiklik ilişkisinin  kurallarına, geleneğine ve test edilmiş yapısına duyarlı bir şekilde davranmaları  yeterli olacaktır. Bundan sonra yapılacak çok iş vardır. Önümüzdeki dönemlerde  tehditlerin daha çoğaldığı ve dünyanın daha istikrarsız hale geldiği bir dönem  olacaktır. Bu müttefiklik ilişkilerini kısa vadeli ve tek taraflı yaklaşımlarla  zedelemek kimsenin faydasına değildir."

Sudan'daki askeri darbe

Çelik, Sudan'da yaşanan askeri darbe gelişmeleriyle ilgili durumu  Türkiye'nin yakından takip ettiğini ifade ederek, "Kuzey Afrika, darbelerden çok  çekti. Afrika'nın tamamı darbelerden çok çekti. Hiçbir darbe, arkasından hiçbir  ülkeye ne barış, ne özgürlük ne de refah getirdi, daha çok istikrarsızlığın  artmasına yol açtı." diye konuştu.

Sudan halkının taleplerinin Türkiye'nin talepleri olduğunu vurgulayan  AK Parti Sözcüsü Çelik, şöyle konuştu:

"Sudan halkının talepleri, bizim taleplerimizdir. Sudan, dost ve  kardeş bir ülkedir. Bu çerçevede beklentimiz, halkın demokratik taleplerinin  yerine gelmesidir ve Sudan'ın kesinlikle bir iç savaşa sürüklenmemesidir.  Maalesef bu tip gelişmelerden sonra halkın demokratik taleplerinin kısıtlandığı,  iç savaş gibi çok acı tabloların ortaya çıktığı bir takım yaklaşımlar görüyoruz.  Bu derece köklü tarihi ilişkilerimiz olan Sudan halkının hem bu demokratik  taleplerinin karşılanmasını arzu ediyoruz hem de kısa dönemde demokratik  mekanizmaların çalışarak bu sürecin geride bırakılması en büyük temennimizdir."

Libya'daki iç çatışma

Çelik, Libya'da yaşanan iç çatışmaların arttığına da vurgu yaparak,  Mısır'daki darbe sürecini tetikleyen ve destekleyen bazı unsurların Libya'daki  çatışma sürecine de destek verdiğini ifade etti.

Libya halkına daha fazla acı çektirecek çatışmaların BM Genel  Sekreteri'nin Libya'da olduğu sırada gerçekleştiğine dikkati çeken Ömer Çelik,  "BM Genel Sekreteri'nin Libya'da olduğu sırada bu çatışmanın sürdürülmesi acı bir  durumdur. Uluslararası toplum adına da son derece kaygı verici bir durumdur. Bunu  BM Genel Sekreteri de ifade etti. Taraflar arasında ciddi bir diyalog ve siyasi  görüşmelerinin başlaması tek çıkar yoldur." şeklinde konuştu.

Çelik, çatışmaların devam ettiği sırada diyalog ve siyasi görüşmelerin  mümkün olmadığını ifade ederek, Libya halkının tamamının iyiliği için  çatışmaların durması gerektiğini ve Türkiye'nin Libya'daki meşru hükümeti  desteklemeye devam ettiğini söyledi.

"YSK, kendi bağlı olduğu kanunlar çerçevesinde kararlarını veriyor"

Muhalefetteki bazı isimlerin İstanbul seçimleri hakkında kamuoyunu  yanlış bilgilendirdiğini ve kendilerinin de bunları tashih etme gereği duyduğunu  belirten Ömer Çelik, "CHP'nin İstanbul adayı ve sözcüleri sürekli olarak YSK'ye  baskı yapıldığını, YSK üzerinde baskı kurulduğunu ifade ediyor. YSK, kendi bağlı  olduğu kanunlar çerçevesinde kararlarını veriyor. Her parti YSK kararları  içerisinde lehine olan kararları saydığı gibi aleyhine olan kararları da  sayabilir." değerlendirmesinde bulundu.

Çelik, seçim sürecinin yegane patronunun yargı ve YSK olduğunu  vurgulayarak, şöyle devam etti:

"YSK, bütün yargı camiasında söz konusu olduğu gibi millet adına karar  veriyor, meşruiyetini milletten alıyor. Yargı da yasa da yürütme de meşruiyetini  milletten alır. Onlar kendi bağlı oldukları kanunlar çerçevesinde bunlara karar  verecekler. CHP sözcülerinin dilinde şöyle bir şey var; Eğer YSK onların parti  görüşleri açısından kendi lehlerine bir karar verirse, onlara göre YSK bağımsız  karar vermiş oluyor. Ama kendi görüşleri açısından aleyhlerine bir karar verirse,  o zaman 'YSK baskı altındadır' diyorlar. Bu yaklaşım, sağlıklı bir yaklaşım  değil. YSK, hiçbir partinin yönetim organı değildir. YSK hiçbir partinin tüzüğüne  göre de karar vermeyecektir. Bağlı olduğu kararlara göre karar verecektir."

CHP sözcülerinde "hukuk devleti" anlayışının tam yerleşmediğini ve  kanun devleti anlayışının hakim olduğunu belirten Ömer Çelik, "Jüristokratik  birtakım yaklaşımların halen egemen olduğunu görüyoruz. Bu memleket  jüristokrasiden ve kanun devleti anlayışından çok çekmiştir. Bu, günümüz ve  geleceğimiz açısından yol gösterici olan hukuk devleti anlayışıdır. Bırakalım  yüksek yargı işini yapsın. Sürece saygı gösterelim ki sonuca da saygı  gösterelim." dedi.

"Sürece saygısı olmayanın sonuca da saygısı yoktur"

CHP'nin, "Olağan olan itiraz yollarına başvurmayın" şeklinde bir  yaklaşım içinde olduğunu belirten Çelik, şunları söyledi:

Niçin başvurmayalım? Yani seçim sonuçlarının tam olarak ortaya  çıkması için yürüttüğümüz bu mücadeleden niye vazgeçelim? Çünkü yargı yolu seçim  öncesi için söz konusu olduğu kadar, seçim sonrası için de söz konusudur. Seçim  sonrası itiraz yolları esasında seçim sürecinin bir parçası olarak kanun koyucu  tarafından tamamlanmıştır. Hepimizin varoluşunun temeli, hukuk anlayışıdır. Hukuk  yoksa hiçbir kurum meşruiyetini inşa edemez. YSK'yi yönlendirmeye çalışmak,  YSK'ye baskı yapmak, hukuka dönük olarak meşruiyetle kavga etmek olduğu gibi  aslında konuşanların kendi partilerinin meşruiyetini de tartışmaları anlamına  geliyor. Hukuk zemininde durmak ve bu süreçlere saygı göstermek gerekir. Sürece  saygısı olmayanın, sonuca da saygısı yoktur."

Ömer Çelik, CHP adayının, AK Parti içerisinde birtakım çatışma ve  kavga olduğunu iddia ettiğini ve CHP Genel Başkanı'nın yapması gereken  faaliyetlere doğrudan sahiplendiğine değinerek, "AK Parti'nin içiyle ilgili  olarak analiz yapacak yeterlilikleri yok. Şu anda içi kaynayan yerin de orası  olduğu görünüyor. Bu meseleye baksınlar, AK Parti ile ilgili bu  değerlendirmelerden uzak dursunlar." diye konuştu.

CHP'nin tartışamaları rejim krizine çevirmeye çalıştığını belirten  Çelik, şunları kaydetti:

"Demokrasinin krize gittiğini söylüyorlar. Oradan ekonomik krize selam  çakıyorlar. Oradan da dış politikayla ilgili olarak Türkiye'nin kuşatılmış  olduğundan bahsediyorlar. Türkiye'de siyaset yapan ve bu kadar yaşı olan bir  partinin sözcülerine bir tehdit dili kullanmak yakışmıyor. Dışarıdan yöneltilen  birtakım tehditlere söylemle karşı koymak yetmez. Bu konuda duyarlı olmak  gerekir. YSK'ye ve AK Parti'ye çağrı yapıyorlar. Eğer bu çağrıları karşılık  bulmazsa Türkiye'nin rejim kriziyle karşı karşıya kalacağını ya da Türkiye'nin  güçlü bir ekonomik kriz ile karşı karşıya kalacağını söylüyorlar. Bir kerecik  olsun şöyle yapsınlar, dışarıdaki herhangi bir odağın yaklaşımını arkalarına  almadan, özgün bir konuşma yapsınlar. Dışarıdaki herhangi bir odak tarafından  üretilmiş bir söylemin içeriye tercümesini yapmadan, özgür fikirleri neyse onu  söylesinler. Mesela hukuka saygıdır. Hukuk bu imkanları vermiştir. Bu bir rejim  krizi değildir. Tam tersine rejimin imkanları içerisinde mümkün kılınmış bir  yoldur. Hukukun cevaz verdiği bir yola başvurmanın rejim krizi olarak  tanımlanması öteden beri bir CHP geleneğidir. CHP sistemle ilgili bir konu  tartışsanız, hukukun imkan verdiği bir itiraz yoluna başvursanız bile, bunu rejim  krizi olarak sunmak gibi bir geleneğe sahiptir. Yine dışarıdan gelen birtakım  seslere esas duruşa geçerek, Türkiye'nin rejimi, ekonomisi, dış politikasıyla  ilgili kriz olacağını söylemek de bu ülkenin yurttaşları adına siyaset yaptığını  iddia eden bir siyasi partiye yakışmamaktadır."

"Geleneğimize yakışmayan bir yaklaşımdır"

Bolu Belediye Başkanı'nın Suriyeli göçmenlerle ilgili aldığı kararı da  eleştiren Ömer Çelik, CHP sözcüsünün konuyla ilgili yaptığı açıklamaya değinerek,  "Yazdıkları yazılı talimat açıktır. O yazılı talimatla, ihtiyaç duyan mazlum olan  insanları kapının önüne koymak ve hatta il sınırlarının dışına sürmek gibi bir  tavır içerisine giriyorlar." şeklinde konuştu.

Çelik, Avrupa'daki ırkçıların da aynı yaklaşımda olduğunu belirterek,  şöyle devam etti:

"Bu mesele açık bir ırkçılıktır. Bu topraklara yakışmayan, irfanımıza,  geleneğimize yakışmayan bir yaklaşımdır. Siyaset geleneğimizde bu derece aleni  bir ırkçılık ilk defa ortaya koyulmaktadır. Bizim kapımıza sığınmış, ölümden  kaçmış insanları il sınırları dışına sürmekten, aç bırakmatan bahsetmek, bizim  Avrupa'da Türk ve İslam düşmanı faşistlerden duyduğumuz laflardır. Bunu kendi  topraklarımızda duymak istemeyiz. Hele bu ırkçılığın bir yazılı emire dönüşmesi  ve bu şekilde bir yaklaşımın ortaya koyulması da utanç verici bir yaklaşımdır. Bu  konuda daha berrak olmalarında, bunu kınamalarında ve doğrudan CHP Genel  Başkanı'nın doğrudan müdahil olarak bu yazıyı geri çektirmesinde ve tamamen  hukuka, insan haklarına, irfanımıza, geleneğimize uygun bir şekilde bir yaklaşım  üretilmesi konsunu da o belediye başkanının uyarılmasında da ve bunun kamuoyu ile  paylaşılmasında büyük fayda vardır diye düşünüyoruz."

İstanbul için olağanüstü itiraz başvurusunun ne zaman yapılacağına  ilişkin soru üzerine Çelik, "Birleştirme tutanakları büyükşehirle ilgili ortaya  çıktığı zaman, arkadaşlarımızın verdiği teknik bilgi bu, o süreçten sonra itiraz  hakkımızı kullanma imkanımız var. Dolayısıyla o süreci bekliyoruz. Belli bir  sürenin geçmesi gerekiyor, o YSK'nın o işlemi gerçekleştirmesine bağlı. O işlem  gerçekleştikten sonra 7 gün içerisinde itiraz hakkımız var. İtiraz hakkımız  ivedilikle, vakit geçirilmeden kullanılacaktır." yanıtını verdi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay'ın  "Seçmenin beyanının dışında  Büyükçekmece Emniyet Müdürlüğünde sahte tutanak oluşturulduğu" iddiasına yönelik  soru üzerine Çelik, yapılan konuşmaların hukuk karşısında devlet adamlığı  yönünden bir test olduğunu, vatandaşın önüne de kaliteli yaklaşımlarla çıkılması  gerektiğini vurguladı.

Çelik, "Siyasetçinin görevi, vatandaşı yanıltan yaklaşımlar karşısında  puslu havayı dağıtmak, aydınlık ve berrak ifadeler kullanmaktır. Eğer  Büyükçekmece meselesinde söyledikleri gibi böyle 'ihbara dayanıyor, duydum,  rüyama girdi, birisi kulağıma fısıldadı' bu böyle olmaz. Varsa ellerinde bilgi,  belge bunun muhakkak surette yargıya intikal ettirilmesi lazım." diye konuştu.

Bunun siyasi sorumluluk olmayacağının altını çizen Çelik, sözlerini  şöyle sürdürdü:

"Ellerinde bilgi belge varsa hemen yargıya başvursunlar. Güvenlik  güçlerini bu şekilde zan altında bırakmak, AK Parti'lileri bu şekilde zan altında  bırakmak da kuşkusuz bir yargı konusu olacaktır. Bu süreç bir takım  propagandalarla, manipülasyonlarla yürütülecek bir süreç değil. Nihayetinde  süreci ne AK Parti ne Cumhuriyet Halk Partisi ne başka bir parti yönetiyor,  Yüksek Seçim Kurulu yönetiyor. Şimdiye kadar defalarca zor seçimleri yönetmiş,  Türkiye'nin sıkıntılı dönemlerinden sonra demokrasinin önünü açacak seçimleri  komuta etmiş, patronluk yapmış bir kuruldan bahsediyoruz. Demokrasi kapasitesi  yüksek, geleneği güçlü, içtihatları olan bir kurumdan bahsediyoruz. Türkiye'nin  demokrasi kapasitesine güvenelim, hukuk kapasitesine her şeyden daha çok  güvenelim."

Bu noktada, siyasal demokratik meşruiyetin çıkacağına, bunun  vatandaşın iradesinin berraklaşması anlamına geldiğine işaret eden Çelik, bunun  için hukuki ve sayısal meşruiyete ihtiyaç olduğunu anlattı. Hukuki meşruiyetin  YSK tarafından ortaya konulduğunu, sayısal meşruiyette de sonucu göreceklerini  belirten Çelik, olağanüstü itiraz gibi yolların da yeni icat edilen süreçler  olmadığına dikkati çekti.

Çelik, burada kanun koyucunun, hukukun ve siyasetçinin yaklaşımının da  "vatandaşın iradesi net olarak ortaya çıksın" şeklinde olması gerektiğini  kaydetti.

"Danıştay cinayeti gibi bir konuyu örnek vermek büyük bir  sorumsuzluktur"

CHP Parti Sözcüsü Faik Öztrak'ın, "YSK'nın üzerinde iktidarın  baskısının bulunduğu, çeşitli gazetelerin sayfalarında YSK üyelerinin  fotoğraflarının olduğu ve bunun en son Danıştay olayında görüldüğü" şeklindeki  açıklamalarına yönelik değerlendirmesi de sorulan Çelik, herhangi bir yayın  organında çıkan bir haberle ilgili AK Parti'nin sorgulanmasının son derece saçma  olduğunu ifade etti.

AK Parti Sözcüsü Çelik, CHP'nin "resmi yayın organı" gibi davranan bir  takım gazetelerin, televizyonların, aydınların bulunduğunu ve bunun CHP'yi ne  kadar bağladığını bilmediğini aktararak, şöyle konuştu:

"AK Parti'yi, AK Parti'nin görüşleri bağlar. Genel Başkanımızın  görüşleri, Genel Başkanımızın yetkilendirdiği kişilerin görüşleri bağlar.  İstediğiniz medya organını demokratik adap ve edep içerisinde, tehdit etmeden  eleştirebilirsiniz ama eleştiriye gücünüz yetmiyorsa tutup ailelerini hedef  göstermek gibi bir yanlışa düşmemeniz lazım. Bu yanlış karşısında Cumhuriyet Halk  Partisi bizim tarafımızdan uyarılıyor ama hala bunda ısrar ediyorlar. Asıl hedef  gösterme budur.

İkincisi, sorumlu bir siyaset adamının verdiği örneklere çok dikkat  etmesi lazım. Geçmişte yaşanmış acılara, Danıştay cinayeti gibi bir konuyu örnek  vermek büyük bir sorumsuzluktur. Bu yaklaşım, bir eleştiri değil tam tersine  birbiriyle alakası olmayan şeyleri özdeşleştirerek maalesef yanlış şeylerin  hatırlatılmasıdır. Yanlış şeylerin gelecekte de olacağı şeklinde bir hatırlatma  siyasetçi sorumluluğu içerisinde olmaması gereken bir şey."

Başlı başına bir cinayetle şimdiki medya eleştirisini özdeşleştirmenin  yanlış olduğunu belirten Çelik, eleştirmenin başka bir şey, bir takım cinayetleri  akla getirecek şekilde sorumsuzca davranmanın başka bir şey olduğunu, bunu çok  yadırgadıklarını ve buna dikkat edilmesinde fayda bulunduğunu söyledi.

YSK'nın KHK'li başkanlarla ilgili kararı

AK Parti Sözcüsü Çelik, Yüksek Seçim Kurulunun (YSK), Kanun Hükmünde  Kararname (KHK) ile ihraç edilen ve belediye başkanı seçilen adaylara mazbata  verilmemesine ilişkin kararı ve bunu seçim öncesinde vermemesine ilişkin  eleştiriler hakkındaki değerlendirmesinin sorulması üzerine, hukukçuların bu  konuyu çeşitli açılardan değerlendirdiğine dikkati çekti.

YSK'nın, "kamu görevi" tanımıyla, olup olmamasıyla ilgili bu kararı  verdiğini, milletvekilliğini kamu görevi olarak saymadığını, belediye  başkanlığını ise kamu görevi olarak saydığını anlatan Çelik, YSK tarafından bu  kararın pozitif hukuka göre verildiğini aktardı.

Çelik, Adana'nın Kozan ilçesinde Cumhur İttifakı'nın kazandığı seçimi,  adayın bir belgeyi seçim öncesi değil de seçim sonrası vermesi sebebiyle YSK'nın  iptal ettiğini ve ikinci sıradaki partiye verdiğini anımsattı.

Bu konunun altının aday belirleme sürecinde çizilmemesine yönelik de  Çelik, "Onu YSK kararında görmek lazım. YSK kararında bunu nasıl  değerlendirmişler, hukuken nasıl konumlandırmışlar, onu o şekilde görmek lazım.  Benim söyleyebileceğim, siyaseten söyleyebileceğim, başka partilerden alınıp  ikinci partiye verilen olduğu gibi bizden de alınıp ikinci partiye verilen  yerler, seçimin sonucunun iptal edildiği yerler var. Dolayısıyla YSK'nın elindeki  hukuki mekanizmayla, pozitif hukukla sonuçlara vardığını söylemek mümkün." dedi.

"Soyadlarına göre afaki bir şeyden bahsetmiyor"

Ömer Çelik, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve AK Parti  Büyükçekmece Belediye Başkan Adayı Mevlüt Uysal'ın açıklamalarına ilişkin bir  soru üzerine, AK Parti teşkilatlarının bir ilde, ilçede, mahallede kimlerin  kendilerine oy verip, vermediği şeklinde bölge bölge, isim isim analizler  yaptığını hatırlattı.

Teşkilat çalışmalarının buna göre yürütüldüğünü belirten Çelik,  "Burada başkanın kastettiği şey, öteden beri bizim simülasyonlarımızda AK  Parti'ye oy veren ailelerin soyadlarının düşürüldüğü şeklinde. Yani soyadlarına  göre afaki bir şeyden bahsetmiyor, bunu teşkilatçılık yapanlar çok iyi bilirler."  dedi.

Çelik, açıklamaların dışarıdan yanlış anlaşıldığını ifade etti.

Türkiye genelinde seçimlerin iptalinin söz konusu olup olmadığına  ilişkin soruya da Çelik, "Türkiye geneliyle ilgili böyle bir tartışma yok."  yanıtını verdi.

Belli yerlerde itirazlar olduğunu hatırlatan Çelik, "Başka yerde  tespit edilirse il, ilçe düzeyinde bunlar da gündeme getirilebilir. Biliyorsunuz  bazı yerlerde YSK seçimin yenilenmesine karar verdi, bazı ilçelerde beldelerde,  bu şekilde lokal olarak devam etmektedir. Seçimin genelinin yüksek meşruiyetiyle  ilgili olarak bir tartışma söz konusu değildir. AK Parti'de de söz konusu  değildir, diğer partilerde de söz konusu değildir." ifadesini kullandı.

"CHP'nin 6 okuna yedinci ok olarak Saadet'i eklemeye gerek yok"

Ömer Çelik, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu'nun,  İstanbul'daki Çamlıca Camisi'yle ilgili yaptığı açıklamalara ilişkin şu  değerlendirmede bulundu:

"Bu ittifak yapmak, CHP ideolojisinin Saadet Partisine sirayet etmesi  bakımından son derece hızlı bir yayılma olduğunu gösteriyor. Bırakın bu sözleri  CHP söylesin, siz niye söylüyorsunuz. CHP'nin 6 okuna yedinci ok olarak Saadet'i  eklemeye gerek yok. Cumhuriyet Halk Partisinin 6 oku var ama Temel  Karamollaoğlu'nun yedinci ok olarak oraya Saadet'i eklemeye çalıştığı görülüyor.  Ayrıca bugün pek çok yerdeki fotoğraflara baktığınız zaman zaten dolmuş  durumdadır. Saadet Partisinin tabanındaki değerli vatandaşlarımızın, değerli  kardeşlerimizin de bu muazzam eserden büyük bir memnuniyet duyduğunu biliyoruz,  görüyoruz."

Bütün vatandaşların camiden memnuniyet düzeyinin yüksek olduğuna vurgu  yapan Çelik, şöyle devam etti:

"Camiyle kavga etme geleneği CHP'den Saadet Partisine devredilmiş  oluyor. Zannediyorum, bundan Saadet Partisi'nin tabanındaki kardeşlerimiz de çok  büyük bir rahatsızlık duyacaktır. Fakat kurdukları 'benzemez' ittifakın kimi kime  benzettiğini, yani Saadet Partisini Cumhuriyet Halk Partisine nasıl benzettiğini  çok net bir şekilde burada görmüş oluyoruz. Saadet Partisinin tabanındaki  kardeşlerimizin de bu açıklamadan büyük rahatsızlık duyduğunu, cami ile kavga  etme geleneğinin CHP'den Saadet Partisine geçmesi gibi bir tabloyla karşı karşıya  kaldığımızı söylüyorum. CHP'nin 6 oku memlekete çok çektirdi, yedincisine Saadet  diye bir şey ekleme iradesi, maalesef Saadet Partisi Genel Başkanından geliyor.  Hiç hayırlı bir yaklaşım değil bu."

Ömer Çelik, CHP Sözcüsü Faik Öztrak'ın açıklamalarına ilişkin bir  sorusu üzerine de "Bu verdikleri örnekler birer sembolizm olarak kendilerini  ilgilendiren bir şey, biz hukuka bakarız. Hukuk ne diyor, seçimden sonra da bu  itiraz haklarımızın neler olduğunu tanımlamış. Biz milletin iradesiyle  nikahlıyız, dolayısıyla milletin iradesinin tam olarak ortaya çıkması için  gereken iradeyi gösteriyoruz. Burada siyasetçinin nikah gibi bağlı olması gereken  şey milletin iradesidir, hukukun iradesidir, demokrasimizin korunmasıdır,  vatandaşımızın iradesinin korunmasıdır ve hukuki sürece saygıyla ilgilidir.  Buradan anlaşıldığı kadarıyla siyasi konularda CHP ile nikah konusunda aynı  anlamda buluşmuyoruz." diye konuştu.

ANAHTAR KELİMELER
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER SİYASET HABERLERİ
  GÜNDEM HABERLERİ
Terör örgütü PKK'ya Bitlis'te darbe Terör örgütü PKK'ya Bitlis'te darbe Türkiye'nin huzur ve güvenliğini bozmak amacıyla asker, polis ve sivilleri hedef..
Doğanşehir'de ambar yangını Doğanşehir'de ambar yangını Malatya'nın Doğanşehir ilçesinde bir evin ambarında çıkan yangında hasar meydana..
Malatya'da uyuşturucunun zararları tiyatroyla anlatıldı Malatya'da uyuşturucunun zararları tiyatroyla anlatıldı MHP Malatya Kadın Kolları Başkanlığı tarafından "Dünya Uyuşturucu Kullanımı ve ..
Küçük karaciğeri olanlar da artık donör olabilecek Küçük karaciğeri olanlar da artık donör olabilecek Türk cerrahlar, nakil yapılamayacak düzeyde küçük karaciğeri bulunan vericinin d..
  SİYASET HABERLERİ
Kılıçdaroğlu: Halkımızın iradesine güveniyoruz Kılıçdaroğlu: Halkımızın iradesine güveniyoruz CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Cumhuriyeti şimdi demokrasiyle taçlandır..
Bahçeli: Erken seçim bahsi açmak en büyük kötülüktür Bahçeli: Erken seçim bahsi açmak en büyük kötülüktür MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Türkiye artık esas gündemine dönmeli ve seçim..
İstanbul tercihini yaptı... İşte ilk sonuç İstanbul tercihini yaptı... İşte ilk sonuç YSK, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine ilişkin yayın yasağını kal..
Ekrem İmamoğlu'ndan ilk açıklama Ekrem İmamoğlu'ndan ilk açıklama CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu, 23 Haziran İstanbu..
  DÜNYA HABERLERİ HABERLERİ
İtalyan mafya liderlerinden Morabito firar etti İtalyan mafya liderlerinden Morabito firar etti Uruguay İçişleri Bakanlığı, İtalya'nın güneyindeki Reggio Calabria bölgesinde fa..
Gülnara Kerimova 1,2 milyar dolarlık mal varlıklarını devlete iade etti Gülnara Kerimova 1,2 milyar dolarlık mal varlıklarını devlete iade etti Özbekistan'ın eski Cumhurbaşkanı İslam Kerimov'un cezaevinde bulunan büyük kızı ..
Yüzyılın Anlaşması'nın detayları açıklandı Yüzyılın Anlaşması'nın detayları açıklandı ABD'nin İsrail-Filistin meselesine çözüm iddiasıyla hazırladığı "Yüzyılın Anlaşm..
Trump'tan İran açıklaması! Pazartesi günü başlıyor Trump'tan İran açıklaması! Pazartesi günü başlıyor ABD Başkanı Donald Trump, pazartesi günü İran’a yeni yaptırımlar getirileceğini ..
  EKONOMİ HABERLERİ
Türk bankacılık sistemi sağlıklıdır ve güçlüdür Türk bankacılık sistemi sağlıklıdır ve güçlüdür Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Mü..
Enflasyona Endeksli Konut Kredisi'ne başvurular alınmaya başlandı Enflasyona Endeksli Konut Kredisi'ne başvurular alınmaya başlandı Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı ve Ziraat Bankası Genel M..
Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan Moody's'e tepki Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan Moody's'e tepki Hazine ve Maliye Bakanlığınca, Türkiye hakkında uluslararası kredi derecelendir..
Akfen Holding'den pay devri Akfen Holding'den pay devri Akfen Holding, TAV Yatırım Holding AŞ'de bulunan 21 milyon 783 bin 500 TL değeri..
  SPOR HABERLERİ
Red Bull Cliff Diving Portekiz’de gerçekleştirildi Red Bull Cliff Diving Portekiz’de gerçekleştirildi Dünyanın en prestijli atlayış serisi Red Bull Cliff Diving’de 2019’un dördüncü d..
Yeni Malatyaspor, Adis Jahovic'i transfer etti Yeni Malatyaspor, Adis Jahovic'i transfer etti Spor Toto Süper Lig takımlarından Yeni Malatyaspor, Kuzey Makedonyalı futbolcu ..
Toprak Razgatlıoğlu, İtalya'da ikinci oldu Toprak Razgatlıoğlu, İtalya'da ikinci oldu Red Bull sporcusu Toprak Razgatlıoğlu, Dünya Superbike Şampiyonası'nda (WorldSB..
Voleybol: 2019 Kadınlar FIVB Uluslar Ligi Voleybol: 2019 Kadınlar FIVB Uluslar Ligi A Milli Kadın Voleybol Takımı'nın 2019 FIVB Uluslar Ligi final etabındaki rakip..
  ERZURUM HABERLERİ
Ağır astım hastası doktor 3 seanslık yöntemle nefes buldu Ağır astım hastası doktor 3 seanslık yöntemle nefes buldu Erzurum'da 3 yaşında geçirdiği rahatsızlık sonucu astım hastalığına yakalanan do..
Doğu'ya kavurucu sıcaklar geliyor Doğu'ya kavurucu sıcaklar geliyor Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki 6 ilde üç gün sıcak hava etkili olacak.Meteoroloji 12..
Grip şikayetiyle hastaneye götürülen çocuğun ölümünde ihmal iddiası Grip şikayetiyle hastaneye götürülen çocuğun ölümünde ihmal iddiası Erzurum'da polis memuru baba ile ebe annenin 6 yaşındaki oğulları Hulusi Erdem'i..
AA Bölge Müdürü Şekerci'den veda ziyaretleri AA Bölge Müdürü Şekerci'den veda ziyaretleri Anadolu Ajansı (AA) Erzurum Bölge Müdürü Hüseyin Yahya Şekerci, tayininin Bursa'..
  MAGAZİN HABERLERİ
Sırp popstar Alanya'da Sırp popstar Alanya'da Alanya Turizm Tanıtma Vakfı (ALTAV) yetkililerinin Sırbistan'ın başkenti Belgrad..
Oryantal Didem yıllar içerisindeki değişimiyle görenleri şaşırttı! Oryantal Didem yıllar içerisindeki değişimiyle görenleri şaşırttı! İbrahim Tatlıses'in bir döneme damga vuran programı İbo Show'da ettiği danslarla..
Gizem Karaca hakkında soruşturma başlatıldı! Gizem Karaca hakkında soruşturma başlatıldı! Gizem Karaca, İzmir'deki evi için 120 bin liraya beyaz eşya satın aldığı Barış Y..
Ünlü sunucu Ellen Degeneres, üvey babası tarafından cinsel tacize uğradığını itiraf etti! Ünlü sunucu Ellen Degeneres, üvey babası tarafından cinsel tacize uğradığını itiraf etti! Ünlü sunucu ve komedyen Ellen Degeneres, yıllar sonra gelen bir itirafta bulundu..
  ŞİRKET HABERLERİ
 Pegasus 150 pilot istihdam edecek Pegasus 150 pilot istihdam edecek Pegasus Hava Yolları Genel Müdürü Mehmet Nane, bu yılın ocak ayında Pegasus Pilo..
TOTAL 14 ilde ustalarla buluşacak TOTAL 14 ilde ustalarla buluşacak Türkiye’de madeni yağ sektörünün önde gelen üreticisi TOTAL, 2019 boyunca 14 ild..
n11.com’a özel yüzde yüz pamuklu nevresimler satışta n11.com’a özel yüzde yüz pamuklu nevresimler satışta e-ticaret platformu n11.com, rüya gibi bir uyku deneyimi için n11.com’a özel haz..
Alman Daimler kar beklentisini revize etti Alman Daimler kar beklentisini revize etti Mercedes-Benz'in ana şirketi Alman otomobil üreticisi Daimler AG, 12 ay içinde ..
  BÖLGE HABERLERİ
Araçlar bu hale geldi... İki kardeşin feci sonu! Araçlar bu hale geldi... İki kardeşin feci sonu! Bursa'nın Orhaneli ilçesinde Nalınlar Kavşağı'nda yağış sebebiyle kayganlaşan yo..
İki aile birbirine girdi! Ölü ve yaralılar var İki aile birbirine girdi! Ölü ve yaralılar var Batman’ın Kozluk ilçesinde arazi meselesi yüzünden iki aile arasında çıkan kavga..
Arişten Alyans Ziyafeti Arişten Alyans Ziyafeti Aile toplumun en temel yapı birimidir. Toplumların temelini oluşturan aile bağın..
  Profesyonel Hizmetler HABERLERİ
Ülkemize ve markalarımıza güvendiğimiz için sermaye artışı yaptık Ülkemize ve markalarımıza güvendiğimiz için sermaye artışı yaptık Doğtaş Kelebek Mobilya Başkanı Davut Doğan; “Ülkemize ve markalarımıza güvendiğ..
Habere Kolay Ulaşım İçin Doğru Adres Habere Kolay Ulaşım İçin Doğru Adres Günümüzde insanların haberlere ulaşmak için kullandıkları farklı kaynaklar mevcu..
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
LİNKLER
Yukarı